AĞA'NIN SAKLI AŞKIGüncellenme zamanı Jun 15, 2026, 06:07
"Bazı aşklar kalbe gömülür, hiç kimseye anlatılmaz..."
Urfa’nın o kurşun gibi ağır gökyüzünün altında, törenin ve aşiretin gölgesinde büyüyen iki kalbin, sessiz ama dünyayı yakacak güçteki hikâyesi...
Bir tarafta Kurt aşiretinin genç ağası, bastığı yeri titreten hüznü ve öfkesini katran karası gözlerinde saklayan Miran. Hayatında taviz vermediği tek şey otoritesiyken, kalbinin en korunaklı köşesinde, çocukluğundan beri sadece tek bir kızın adını taşıyordu. Korudu, sakındı, sustu... Ama artık o küçük kız büyümüştü.
Diğer tarafta Şahdar konağının narin, masum ve her adımında zarafet taşıyan güzeller güzeli Hilal’i... Çocukluğu Miran’ın gölgesinde, ona "abi" diyerek geçen ama büyüdükçe o tanıdık bakışların ardındaki yakıcı yangını keşfeden genç bir kız. Kalbi masum bir heyecanla çırpınırken, etrafını saran o tehlikeli çemberin henüz farkında değildi.
"Baktığın yeri bil, çocuk! Hilal’e o gözle bakmayacaksın. O benim için sıradan biri değil..."
Miran’ın dudaklarından dökülen bu tehditkar sözler tüm dünyaya, kadere ve töreye karşı çekilmiş bir kılıçtı.
Kendi yetiştirdiği fırtınanın içinde yanmaya hazır bir Ağa...
Ve o yangının tam ortasında, kalbi alev alan bir genç kız...
Törenin yıkamadığı duvarlar, saklı bir aşkın tek bir bakışıyla yerle bir olmaya mahkûmdur.
****
"Miran abi Allah aşkına sen birşey desene ne evlenmesi"
duyduklarımın bir yanlış anlaşılma olmasını umarak evden koşar adım çıktım. Telefondan hızla Miran'ı arayıp nerede olduğunu sordum, şirkette olduğunu söyleyince hemen bir taksi durdurup KURT HOLDİNG'e gideceğimi söyledim. şirketin önüne gelince tekrar Miran'ı aradım taksinin parasını ödemesi için çıksa gelmesini söyledim. evden acele ile çıktığım için yanıma para almamıştım. Çok geçmeden gelip taksinin parasını ödedi. Taksi gittikten sonra bana iyi olup olmadığımı, neden geldiğimi sordu. odasında konuşmak istediğimi söyleyip içeriye yöneldim. Asansöre binip dokuzuncu kata çıkınca direkt odasına gittim o da arkamdan geliyordu. içeri girip büyük çalışma masasının önündeki karşılıklı siyah koltuklardan birine oturdum Miran da kapıyı kapatıp karşıma oturdu. "artık ne olduğunu anlatacak mısın Hilal". konuya nereden gireceğimi nasıl anlatacağımı bilmiyordum. ben içimdeki karmaşa ile savaş verirken Miran tekrar konuştu " Hilal artık endişe etmeye başlıyorum, kötü birşey mi oldu"
*
Miran daha Hilal onu aradığında az çok ne olduğunu tahmin ediyordu bu yüzden alacağı cevaptan her ne kadar korksa da duymak istiyordu. Çünkü alacağı hiçbir cevap onu kararından geri döndürmezdi. yıllardır aşkını içinde büyüttüğü bu kadın onun karısı olacaktı ama karşısında ne yapacağını bilmeden stresli bir şekilde oturan kızı gördükçe içi gidiyordu.