Hikayesi guverce
author-avatar

guverce

HAKKINDAquote
Kelimeleri ruhumun aynası, cümleleri ise yüreğimin sesi olarak gören bir yazarım. Basılan Beni Sev Karadeniz ve Acı Aşk: Ehvenişer romanlarıyla aşkın en yalın, en derin ve en sancılı hâlini kalemime yükledim. Yazmak benim için sadece bir anlatma biçimi değil; yaşamak, hissetmek ve hissettirebilmek demek. Her satırda acıyı, özlemi ve umudu harmanlarken, okuyan herkesin kendi hikâyesinden bir parça bulmasını istedim. Çünkü ben, kelimelerle hayat bulan duyguların yazarıyım.
bc
Sana Saniyede 100 KM +18
Güncellenme zamanı Jan 31, 2025, 14:08
+18 Küfür ve şiddet içerir. "Ölüyorum ben Alya'm." "Ezra ne saçmalıyorsun?" diye bağırdı, sesi oldukça endişeli geliyordu. "Neredesin?" Cüneyt abi eline aldığı pamukla yaramı temizlerken, canımın acımasıyla ayağımı geri doğru çektim ve hayıflarcasına Cüneyt abiye baktım, telefonu gösterdim. Cüneyt abi pamuğu ayağımdan çekip bıkkın bakışlarla beni izlemeye başladı. "Alya?" dedim, ağlamaklı bir sesle. "Ablama onu çok sevdiğimi söyle ama çaktırma en çok seni seviyorum. Ölsem de çok seveceğim." "Ya Ezra!" diye bağırdı. "Neredesin söylesene?" "Ölüyorum ben Alya." dedim ve bakışlarımı ayağıma çevirdim, ayağımdaki ufak yaradan sızan kanı biraz izledim. "Çok kanamam var, durduramıyorlar." Bakışlarım yeniden Cüneyt abiyi bulduğunda Cüneyt abi gülümsedi ve sabır dilercesine tavana baktı. Bakışlarım acilin kapısına kaydığında Ayaz, Onur, Ferah, Ahmet ve Olcay abinin yanıma geldiğini gördüm. Hızlı bir hareketle işaret parmağımı dudağımın üzerine koydum ve susmalarını işaret ettim. Arkalarında ise Doruk'u getiren Mahir ile Can'a bakıp göz devirdim. Onlar Doruk'u yanımdaki yatağa yatırdıklarında Cüneyt abi benim yatağımdan kalktı ve hemen Doruk'un yanına gidip ilgilenmeye başladı. "Ezra yanında kim var bizimkiler mi?" "Alya'm hastanedeyim beni şimdi ameliyata alıyorlar," diyerek telefonu kulağımdan biraz uzaklaştırdım ve telefonu elimden alıyorlarmış gibi yaptım. "Alya seni seviyorum, telefonu alıyorlar." dedim ve telefonu kapatıp yanıma koydum. Meraklı bakışlarla Doruk'a baktım. "Buna ne oldu yine lan?" diye sordum. Mahir yanıma gelip önce beni baştan aşağı süzdü. Sonra ise o da benim gibi Doruk'a baktı. "Etrafımızda bir tane akıllı yok ki! Duvara kafa attı." "Malın önde gideniymiş orospu çocuğu!" diyerek köşeden pamuğu alıp ayağıma bastırmaya devam ettim. "Cüneyt abi bırakın bu beyinsizi ayağım koptu amınakoyim." "Sana ne oldu lan?" diyerek yeniden bana döndü Mahir. Ufak kan bulaşan pamuğu köşeye koydum ve yenisini alıp ayağımdaki ufak yaraya bastırmaya devam ettim. Masum bir ifadeyle Mahir'e baktım. "Taşa tekme attım be Mahir'im." Güldü ve önüne döndü.
like
bc
YARIM KALANLAR +18
Güncellenme zamanı Jan 31, 2025, 13:10
"Ulan!" diye bağırarak bana arkasını döndü, ağlıyordu. "Bazen yanına gelmek, hiçbir şey demeden sana saatlerce sarılmak istiyorum. Kokun içime işlesin, her özlediğimde anımsayayım istiyorum. Üstüm başım sen koksun istiyorum lan!" "Levent," dedim ağlayarak, titreyen sesimle. Duyduklarım benim için çok ağırdı. "Ben gitsem iyi olacak." Yüzünü hızla bana dönerken gözlerinden akan yaşın beraberinde, hayal kırıklığıyla baktı gözlerime. "Ama sen hep böyle yapıyorsun..." "Bir şey yapmıyorum." "Yapıyorsun Umay!" dedi bağırarak. Delirmiş gibiydi. "Ne zaman sana gerçekleri haykırsam, kaçmak için yol arıyorsun." "Hata yapmanı istemiyorum." "Hayatım boyunca hata yapmadım, yapmam." "O zaman benden uzak dur Levent," dedim, kısık bir sesle. "Çünkü en büyük hatan olurum." "Beni artık sevmiyor musun?" "Seviyorum..." dedim acı tebessümümün eşliğinde, o da gülümsemişti. "Kutay'ı da seviyorum, Anıl'ı da. Hatta Ziya'yı da çok seviyordum." Tebessümü solarken başını onaylar anlamda sallayıp eli ile odanın kapısını gösterdi. "Git Umay!" dedi. "Kutay'a git. Anıl'a git." Bende onun gibi yapıp bir şey söylemek yerine başımı onaylar anlamda sallayıp odadan çıktım.
like
bc
SEVDALUK: Sevmek İstememiştim +18
Güncellenme zamanı Jan 31, 2025, 12:09
"Kırdın beni!" Diye bağırdım ağlayarak. "Öyle kalbimden değil, duygularımı değil. Kaburgalarımı kırdın. Kuştum ben, kanadımdan değil, konduğum dalı kırdın!" "Kırmak istememiştim." "Ben de seni sevmek istememiştim!" "Aden," diyerek ellerini yanaklarıma koydu ve yüzümü yüzüne hizalarken, dolan gözlerle baktı gözlerime. "Aden ben çok özür dilerim." "Dileme!" diye bağırarak ellerini ittim. Bana dokunmasını, temkin etmesini istemiyordum. "Ben sadece beni sevmeni istiyorum." "Lütfen ağlama!" dedi, gözlerinden birer damla yaş akarken ama görmemi istemiyor olmalıydı ki aktığı gibi sildi. "Bunu yapma!"
like
bc
MAFYA'NIN TERAPİST'İ +18
Güncellenme zamanı Jan 31, 2025, 11:30
Onun samimi ve sempatik tavırları, Serkan'ın derin duygusal yaralarını sarmak için bir panzehir gibiydi. Onlar birlikteyken zaman durmuş gibiydi. Söylenilen her kelime kalplerde derin noktalarda yankılanıyordu. Biri İllegal bir Mafya Lideri diğeri ise Mafya'nın Terapist'iydi.
like
bc
Karadeniz'e Sığındım +18
Güncellenme zamanı Jan 14, 2025, 09:20
"Kendim için öldüm, senin için öldüm sevgilim." Bu hikâye, Karadeniz'e sığınışın hikayesi.Bu hikâye, yaşadığı her zorluğu sabırla soluyan, umudu bittiğinde inadı başlayan Asi'nin hikayesi. Bu hikâye, kendisini bir gece ansızın terk eden sevdiğine karşı öfke besleyen, Karadeniz'in hırçın adamı Asaf'ın hikayesi.Karadeniz'de sahile vuran dalga kadar yalnızdı Asi. Bir tarafta sevdiği adamın nefreti, diğer tarafta ise dedesi ve ailesinin öfkesi vardı. Bir de üzerine üzerine gelen ve kimseye söylemediği gerçekler. Gerçeklerin, acımasız varlığını omzuna yük ederken, yüreğindeki koru söndürme savaşı veriyordu. Onlar, gönüllü yanıyordu. Onlar, aşklarını öfkeyle besliyordu. Onlar, aşkı yaşatmak için savaşıyordu. "Bu kız kim?" diye sorduklarında diğerleri yine eskisi gibi, "Asaf'ın, Asi'si." desinler.
like
bc
KARANLIK ÇAĞIN MİRASI +18
Güncellenme zamanı Oct 19, 2024, 02:37
"Sen zaten bana aitsin Lena," diyerek sol bileğimdeki damla şeklindeki yara izimden öptü ve öptüğü anda yaramın sızlaması geçerken, korkulu gözlerle ona bakmaya devam ettim. "Sadece bana aitsin.""Eğer beni öldürürsen duracak mısın Lord Darkthorn?""Seni öldürmeyeceğim." dedi ve yüzünü yüzüme yaklaştırarak karanlığın gölgelediği kahverengi gözlerinde, zümrüt yeşili bir rengin parladığını gördüm.Gözlerine bakmak yerine başımı önüme eğdim, elimi ellerinden geri çektim ve korkuyla nefes verdim, verdiğim nefesle gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldıktan sonra gözlerini yeniden açıp bana bakmaya devam etti. Bir adım geriye gittim ve sırtımı duvara yapıştırdım. "Gücünü geri istemiyor musun?"Gülümsedi. "Sadece Shadowsların gücünü emebiliyorum ve onların gücüyle gücüme güç katabiliyorum Lena. Sen bir Luminarssın, asilkansın. Seni öldürmem, öldüremem."Başımı kaldırdığım anda yine göz göze geldik ve bu sefer gözlerimi gözlerinden kaçırmadan baktım. Değişik bakıyordu, bakışlarından ne düşündüğünü anlamam imkansızdı. Yüzünü, yüzüme daha da yaklaştırdı ve dudakları dudak hizamda dururken tebessüm etti. Gözleri de dudaklarıma kayarken, burnunu burnuma değdirdi ve "Benim ruhumu taşıyorsun." dedi. Ardından dudaklarını dudaklarıma değdirdiği esnada etrafımızı kırmızı bir toz bulutu kaplarken, zindanın içinde kıvılcımlar çaktı. Dudağımdan öpmeye başladı ve tam gözlerini kapatacağı esnada gözlerinin parlak bir yeşil renge bürünürken, çok fazla parladığını gördüm.
like