“İkinizde karımsınız! Seni sikip sikmeyeceğime ben karar veririm! Derya gibi sen de bana çocuk vereceksin! Bunu o küçük aklına iyice sok! Derya nasıl ki benim karım, sen de benim karımsın!”
Derya kapının ardından bu sözleri duyunca adeta başından kaynar sular döküldü. Baran’ın bu tutumu karşısında kaskatı kesildi. Helin’e nasıl karımsın diyebilir? Sinirden elleri titriyordu.
Helin de en az Derya kadar sinirliydi. “Baran ağa, sana çocuk vermem! Sana kadınlık yapmam! Tecavüz mü edeceksin? Ne yapacaksın? Ben rızamla senin koynuna girmem bu saatten sonra!”
Baran boşuna tartıştığını fark etti. Elindeki kozu ortaya sürerek, “Oğlunu geri almak istiyorsun, değil mi?” diye sordu.
15’ime basınca yaşlı bir ağaya kuma oldum. Çünkü kimsesizim. Kuma olduğum gece kaderime razı gelemedim…“Seher… Yaşın kaç senin?”“On beş…” diye fısıldadım utançla.“Bana yaşı 18 dediler, reşit dediler! Başımı belaya mı sokacaksınız lqn!”“Ağam benim kimlikte yaşım 18 ablamın kimliğini bana verdiler. Ben daha çocuk yaştayım. Allah için el sürme bana,” diye yakardım.
Hamza, babasının canına karşılık verilen kıza öfkeyle baktı. Kolundan tutarak odanın ortasına savurdu. Çilli yüzüne nefretle baktı.
“Senin baban babamı öldürdü!
“Hamza… Benim suçum ne? Ben de berdel olmayı istemedim ki…”
“Benim sevdiğim tek bir kadın var! Senin ise bu odada yerin yok Mercan!”