KAN DAVASI ( töre)Güncellenme zamanı Feb 21, 2026, 12:41
“Kızın küçüktür, Resul. Ve kuma olacak.”Bu cümle, Arîn’in hayatının son sözüydü. Bir abisinin işlediği cinayetin bedeli, onun genç bedenine ve ruhuna ödetilecekti. Ailesi, oğullarının canı karşılığında onu, gaddarlığı dillere destan olan Baran Ağaya‘kan bedeli ’ olarak verdiler. Hiçbir suçu, günahı olmayan Arîn, bir mal gibi pazarlığı yapılan, duyguları sorulmayan bir ‘kan bedeli’ydi.Baran’ın konağına getirildiği ilk anda başlayan işkence, sadece fiziksel değildi. Avlunun ortasına atılıp aşağılanması, “bu evde bir hizmetçiden bile değeri yok” denilerek insanlığından soyutlanması, onu bir ‘hiç’e dönüştürmek içindi. Odası bir zindan, bakışlar bir hançer, suskunluk bir kabullenme bekçisiydi.Ancak Baran’ın hesaba katmadığı bir şey vardı: Arîn’in adı, ‘Ateş’ anlamına geliyordu. Ve o ateş, en karanlık zindanlarda bile sönmeyen bir kördü. İçindeki bu direniş, ne yalvarış ne de başkaldırıydı. Sessiz, dik, ve yıkılmayan bir onurdu.Bu öykü, bir kadının, kendisini ‘hiç’ olarak gören acımasız bir dünyaya, sadece var olarak meydan okuyuşunun hikayesidir. Bir mal değil, bir insan olduğunu kanıtlamak için, ruhundaki ateşi söndürmemenin verdiği amansız bir iç savaştır.