Sabah kahvaltısı, işkenceye dönüşmüştü. Elif, çatalını tabağında gezdirirken kimsenin gözünün içine bakmamaya çalışıyordu. Dedesi Kemal Bey, gazetesinin arkasına sığınmış gibi yaparken aslında her hareketini izliyordu. Gülseren Hala ise mutfakla salon arasında mekik dokurken ara sıra anlamlı bakışlar fırlatıyordu. Rauf Bey, ise karşısında oturuyordu. Konuştuğunda kelimeleri tartarak söylüyordu. "Bugün Emirgân'da bir arsaya bakacağız, Kemal Abi, Sizin de fikrinizi almak isterim. Belki Elif Hanım da bize eşlik etmek ister?" Elif'in içti titredi. O arsaya gitmek, Rauf Bey'le saatlerce vakit geçirmek, onun soğuk bakışlarına maruz kalmak... Ama dedesinin gözleri üzerindeydi. Red edemezdi. "Teşekkür ederim Rauf Bey, ama bugün ders çalışmam lazım," dedi, sesini olabildiğince kibar tutarak. "Vi

