Bölüm 8

1066 Kelimeler
Iyi okumalar... Konağa girdiğimizde beklediğimin aksine daha sessizdi. Tâki Zeliha merdivenlerde bize görünene kadar. Ama yine bekledigim gibi olmamıştı, hızla geri odasına döndü. Konaktakiler yavaş yavaş bize görünürken Zeliha odasından çıktı geldi tam karşıma. Elinde bi zarf vardı. Içini açıp elindekileri yüzüme doğru fırlattı. Gözlerimi gözlerinden çekip yere baktığımda benim ve Serkan'in resimleriydi bana sarılırken çekilen. Mesut tam karşıma geçip elini kaldırmıştıki Berzan bileğini tutup onu durdurdu. "Ne zamandan beridir sen kızlara el kaldırır oldun Mesut " dedi öfkeyle. Tabi bu yetmemişti onu durdurmaya bu defa saç diplerimden tutup beni salona doğru sürükledi. Canım acisada sesim çıkmadı. Yine sustum! Arkamda kalan adamdan utandım... Hep yaptığım gibi sadece göz yaşlarım dökülüyordu. Kötü olan da buydu ya, bir tek sevdiğim insanlar için ağlardım . Sevmediklerim ne yaparsa yapsın ne kadar canımı acıtırsa acıtsın tek damla göz yaşı dökemezdim. Beni Hate Daye'nin ayaklarının dibine attı. Kafamı kaldırıp gözlerine baktım. Buradaydı divanda oturuyordu. "İ-iyisin" dedim gözyaşları arasında gülümseyerek. O ise cevap vermeyip gözlerime bakmaya devam etti. Benden açıklama bekliyordu. "Yemin ederim hiç bir şey göründüğü gibi değil Daye!" Dedim zar zor sadece üstü kapalı bi şekilde anlattım. Zeliha ise yine çenesini tutamayıp orataya attı kendini. "Yalan söylüyor Daye beraber otele gectiler ben Aha da bu gözlerle gördüm." Dedi. Herkesten bir figan çıkmıştı. Gözlerim Berzan'a kaydığında sadece boş boş bana bakiyordu. Öfkeyle Zeliha'ya dönüp "Yalancı şeytan! Yemin ederim yalan söylüyor! " Hate Daye'nin gözlerinde hayal kırıklıkları vardı. Ama ben böyle olsun istememiştim. Önce bana sonra da Zelihaya bakıp tekrar bakışlarını bana yöneltti. "Gelin!" Diye seslendi yengem bunu bekliyormuş gibi. "Buyur Ana" dedi keyifli bi ses tonuyla. Ve o an anladimki zafer onlarındı ben kaybetmiştim ilk savaşta. Hate Daye'nin dizinin dibinden kalkıp başım öne eğdim ve arkamı dönmeden önce son bir kaç kelime döktüm ağzımdan. "Özür dilerim sadece.. ben yapmamıştım" dedim bi ölüden farksız ses tonuyla. Arkamı dönüp gidecekken dayenin sesini duydum. "İkinizde abdest alıp gelin, Kur'an'a el basacaksınız" dedi. Ben sessizliğimi korudum. Zeliha ise "Ne!" Demişti. Hate daye bastonunu yere vurup "De hayde ! Sabaha kadar burada mı bekleyecez!" Onları arkamda bırakıp kapıya yöneldiğinde Berzan'la bakıştım. Bunlara şahit olduğu için çok üzgündüm. Benim hakkımda ne düşünüyordu bunu bilmek bile istemiyordum. Odama çekilip üzerime bileğime kadar süzülen elbise giyip abdest aldım. Saçımı arkada ense topuzu yapıp başıma mevlüt örtüsü geçirdim. Örtümün bir ucunu salık bırakıp diğer ucunu omzuma attım. Salona indiğimde bütün bakışlar bana dönmüştü. Birinin öksürük sesini duymamla kafamı sola çevirdim. Divanın üzerinde oturan Berzan'ın boğazına içtiği çay çarpmıştı. Yoksa beni görünce mi çarpıldı:D Ona bir bardak su verdiler gözlerini benden çekmeyip suyunu içti. Dikkatimi ondan alıp Hate daye'nin tam önünde diz çöküp oturudum. Zeliha da annesi de ortalıkta yoktu. Hate daye sinirle "Emine kalk Zeliha'ya bak iki saat gelemedi. Bir abdest alacak Allah'tan! " Emine salondan çıkıp kısa süre sonra Zeliha ve teyzesi Meryemle döndü. Arkasında annesi vardı. Benimse kimsem yoktu. Yalnızdım... Boğazımda oluşan yumruyla zorla yutkundum. Dolu gözlerimden yaşlarımı akıttım. Birinin yanımda olmasına gerçekten ihtiyacım vardı. Zeliha yan tarafımda oturdu. Ona bakmadım bile. Hate Daye baş işareti yapınca Kur'an'ı Kerimi eline verdiler. Tesbihini cebine koyup Kur'an'ı üç defa öpüp alnına koydu. "Önce sen Bahar, Doğru söylediğini Kur'an hakkı için yemin edebilir misin?" Acıyla gülümsedim, başımı sallayıp elimi tam üzerine koydum "Yemin ederim!" Dedim Hate daye bana gülümsedi. Yönünü Zeliha'ya çevirip. "Sen Zeliha, Bahar hakkında söylediklerinin hepsinin doğru olduğu üzerine yemin edebilir misin?" Dedi korkulu bakışları Kur'an'ı Kerim üzerinde dolaşırken titreyen ellerini kaldırdi. Bakışları annesi ve Hate daye arasında gidip gelirken. Eli Kur'an'a değdi Yapacak mıydı? Yalan yer büyük yemin mi edecekti! Ateş'e değer gibi hızla elini çekip "Hayır!" Dedi. Bütün öfkeli bakislar Zeliha'yı bulmuştu. Herkes ayağa kalkıp biraz daha yaklaştığında Mesut Zeliha'ya tokadı geçirdi. Saçından tutup kafasını kaldırdı ve bir daha vurdu. "MESUT ! BİRAK KARDEŞİNİ! ÖLDÜRECEN Mİ!" Dİye bağırdı annesi. Bana vurduklarında , beni o karanlık pis odada kilitlediklerinde kimse itiraz etmemişti. Bahar yapmaz dememişti! Berzan acıyarak ona bakıyordu ama müdahale etmedi. Bende etmişti... "Ne demek hayır kız! Yalan mı söylüyordun aşifte! Allah'tan da korkmadın. Kız hem yetim hem öksüz!" "Zeliha'nın bavulunu topla ve çiftliğe gönder onu sürgün ediyorum ki bir daha da yalan söylemesin Atasına! Bir daha masumun hakkını yememeyi kimseye iftira atmamayi öğrenene kadar da konaga adim atamaz!" Dedi Hate Daye. Onları arkamda bırakıp avluya çıktım. Eksikliğimi hissetmek canımı yakıyordu. Annem olsaydı beni savunurdu. Babam arkamda dururdu. Yanımda varlığını hissettiğim kişiyle ona döndüm. "Düştüğüm duruma bak ! Ne kadar utanç verici!" Dedim Berzan'a "Utanacak olan sen degilsin Zeliha. Üzülme bak herkes sana inanıyor." Burukca gülümsedim.. ? 3 GÜN SONRA... Zeliha'nın konaktan gitmesinden bugün üçüncü gün, onsuz konak cennet gibi huzurlu herkes çok mutlu! Demek isterdim ama değil yolda giderken (Ne kadar inanmasamda) kaza geçirmişler. Cok agrisi varmis da hanımefendi annemsiz iyileşemem diyor. Neyse bana dokunmasında ne yaparsa yapsın. Bugün gelin alma vardı. Çok şık olmasada orta güzellikte elbise giyinip saçlarımı salık bıraktım. Önden saçımın bir tarafını İncili tokatla sabitledim. İşte hazırdım... Saat henüz sabahın erken saatleriydi. Kahvaltıdan sonra direkt odama çekildim. Çok hevesli değildim ama Hate Daye süslen diye özellikle uyarmıştı. Telefonuma gelen mesaj sesiyle kimden olduğuna baktım. Berzan *Görüşlim mi ? Müsait misin?" Bildiğim kadarıyla önce müsait misin sonra görüşelim mi deniliyordu. Neyse ayrıntıya girmeye gerek yok. Bahar Mesaj *Bugün gelin alma var. Kısa süre içinde mesajıma cevap gelmişti Berzan Mesaj *1 saat... Saate baktığımda henüz on olmamıştı. Gelin almaya tam 2 de gidecektik. Vaktim boldu ama öğlen 1 olmadan dönmem gerekiyordu. Bahar mesaj *Peki görüşelim Berzan mesaj *Arka tarafta bekliyorum seni. Hey! Bu da neydi! Geleceğimden eminmis gibi konağa gelmişti. Odamdan çıkıp avluya indim. Kolumdaki çantayı sıkıca kavradım. Hate daye'nin bastonunun sesini duydum. Salondan çıkıp avluya geldi "Nereye böyle kızım habersiz gidiyorsun" "Biraz hava almak istiyorum Hate daye , tabi iznin varsa . " Dedim gülümseyerek. Ah tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır. "Git kızım ama çok dolanma gelin almaya gideceğiz" "Aklımda daye görüşürüz." Dedim . Konaktan sakince ciksamda sokakta heyecan patlaması yaşadım . Daha sonra görüşebiliriz diye ben demiştim ama bu bambaşka hissettirmisti. Evin arkasına gittiğimde çoktan arabasıyla beni bekliyordu. Yan tarafındaki kapıyı açıp oturmamı bekledi. Koltuğa oturup onunda yerine geçmesini bekledim. Emniyet kemerimi takıp aynı anda ona döndüm. Gülümseyerek "Merhaba " dedim gözlerine bakıp. Aynı ifadeyle bana baktı "Merhaba Bahar. Nasılsın görmeyeli." "İyim, sen nasılsın?" "Hiç bu kadar iyi hissetmedim..." Dedi arabayı çalıştırırken. Gülümseyip önüme dönmeden önce film kaplı camı yukarı çekmek ici. Düğmeye bastım. Üzerimde hissettiğim gözle kafamı kaldırdım cam kapanmadan önce Zeliha'yi bize bakarken görmüştüm. Ama umrumda değildi. Söylese bile artık kimse ona inanmazdı... Tek odak noktam yanımdaki adamdı... ?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE