Saat gece 04.00a geliyordu. Berzan altına eşofman üzerine de t-shirt giymişti. Bende öyle giyinmiştim. Etraftaki eşyaları toplayıp çantaya sıkıştırdım. Oda dağılmıştı birazcık:) ama Berzan'ın da yardımıyla yavaştan topluyorum. Yerdeki saç fırçasını almak için eğildiğimde kasığıma giren keskin ağrıyla hafif inledim. Berzan yanıma gelip beni belimden kavrayıp yatağa oturttu. "Canin mı yandı? Otur diyorum sana neden zorluyorsun kendini. Eğilme, kalkma, yürüme sadece uzan!" Diye ilk fırçamı attı. Dudak büzüp "Tamam bir şey yok sadece basit kramptı Berzan !" "Canin yanarsa , canım yanar..." Gözlerim dolmuştu... Allah'ım bu kadar acıdan sonra Berzan mükafat miydi? Ne kadar şükür etsem azdı biliyordum. "Ne oldu şimdi ağlıyorsun, ağrın mi var hadi hastaneye gidiyoruz." "Hayır Berzan ağrım

