İlk ders arasında sınıfta kalıyoruz. Alp, ben ve Melisa yan yan yanayız. Alp kulağıma eğiliyor ve: -''Öğlen dediklerimden dolayı kırgın değilsin umarım bana.'' -''Hayır. Seni anlayabiliyorum.'' -''Sevindim ama dersin son yarım saatinde beni aklım fark yerlere gitti not tutamadım, senden alırım.'' Önümdeki notları ona doğru itiyorum yavaşça: -''Şimdi yapabilirsin bunu, fazla bir şey yok zaten.'' Alp, uzattığım notlara bakıyor ve kısa iki paragrafı yazmaya başlıyor. Melisa, dirseği ile bana dokunuyor, ona dönüyorum ve bana gözleri ile kapıyı işaret ediyor. O yana baktığımda bir sıkıntı basıyor beni çünkü Mert dikilmiş, içeri, bize doğru bakıyor. Melisa, ne iş anlamında bakıyor bana, ben ne bileyim anlamında omuzlarımı kaldırıyorum. O kadar sessiz ve yavaşız ki! Alp'in onu görmeden gitm

