‘Ondan çekinme veya korkma cüretkar olmalısın.’ Beklemedim. Onu bu sefer yüzüstü bırakmak istemedim. Dudaklarımın istediği yegane isteği yerine getirdim. Aramızdaki boy farkını aşarak yüzümü kaldırıp dudaklarımı dudaklarına bastırdım. Sıcak dudakları ile buluşan dudaklarım, sanki aramızda geçen zamanın durmasına sebep olmuştu. Onun bana bahşettiği ilk öpücükten sonra dudaklarımız bir kez daha buluşmuştu. Yanıyordum. Bedenimin içinde sönmek bilmeyen bir ateş vardı. Bu ateş onunla var olmuş gibiydi, ne zaman yaklaşırsa o zaman içimde yanıyordu sanki. Yakıyordu beni. Kirpiklerim titriyordu. Soluğumu tutmuştum, dudaklarım ıslak dudaklarıyla bütünleşmişti. Kalbimin sert vuruşları göğsümü parçalıyordu. Güm güm atan sesler kulağımda bir uğultuya sebep oluyordu. Yanaklarında duran parmaklar

