Çok sıcaktı. O kadar sıcaktı ki, gece hissettiğim o ılık havanın yerine cehennem sıcağı gelmiş gibiydi. Kirpiklerim kıpırdanırken dudaklarım aralandı. Kuru olan dudaklarımı hafifçe ıslatırken karnımın üzerinde bir baskı hissettim. Bedenimi esnetmek için kıpırdattığımda karnımın üzerine dolanmış olan kolları buldu parmaklarım. Boynuma doğru vuran sıcak solukları hissettiğimde dudaklarımdan huysuz bir mırıltı kaçtı. Kirpiklerimi araladığımda gözlerime vuran ilk şey pencereden içeri gelen ışıktı. Gün çoktan aydınlanmış, güneş tepemizden eve vuruyordu. Odanın neden bu kadar sıcak olduğunu anlamıştım. Ancak çok geçmedi ki, asıl sıcaklığın arkamdaki beden olduğunu anladım. Başımı eğerek karnıma dolanmış olan kollara baktım. Agah Çakır, kollarını karnıma sarmış bedenimi tamamen göğsüne bastı

