“İşlerin bu ara iyi gidiyor Agah Çakır. Bir ara benim fabrikaya gel, sana tarlalardan kaldırdığım mahsülleri göstereyim.” dedi, Kemal Bey. “Şimdi işin sırası mı? Adamın düğünündeyiz Kemal! Az bırak da eğlensin.” Agah Çakır, onları dinlerken gözleri kalabalığın arasındaydı. Hareleri kalabalığın üzerinde geziniyordu ancak bakışları bir türlü onu bulamıyordu. Nereye gitmişti? “Bana müsaade…” Agah ayağı kalktığı zaman adamlar ona başıyla selam verdi. Oturduğu yerden uzaklaşarak masaya doğru ilerledi. Dilan’ın Ahmet ile konuştuğunu görünce insanların arasında ilerleyerek ona ulaştı. “Dilan?” Genç kadın sesini duyunca dizlerinin üzerinden kalktı. “Efendim ağabey? Ne oldu?” “Peri nerede?” dedi, bakışlarını etrafta dolandırsa da onu göremedi. Düğün boyunca gözlerini ondan alamamıştı. O güze

