“Sensin.” İri gözlerim daha açılması mümkünmüş gibi kocaman oldu çünkü beklediğim son şeydi sözleri. Çenemin hafif okşayışı ile gözlerini kısa bir an kapattığını gördüm. Kendini zar zor zapt ediyor gibiydi. Çene kemikleri, dişlerini sıkması ile belirginleşti. Alnında kabaran damarı onun öfkelendiğinin göstergesiydi. “Ben mi?” Uzanıp bir anda hiç beklemediğim bir şey yaptı. Göz kapakları aralanırken uzun, düz burnunu ona nazaran ufak olan burnuma sürttü. Burnumun ucuna çarpan varlığı ile alt üst oldum. Şimdi kokusu her yanımdaydı. Her tarafımı saran kokusu ile nefes almayı bıraktım. Ciğerime doldurduğum nefes beni yok ediyordu. Sanki kokusunu içime çeksem ölecek gibiydim. Burnunu burnuma sertçe sürttüğünde başım arkamdaki duvara yaslandı. “Aklımı siktin…” Öfkeli sesi ile dişlerini bi

