
Bade, önündeki olayları anlayamıyor annesinin feryatlarını babasının kendine vuruşlarını algılayamıyordu. Çözemiyordu, ne oluyordu?Şu an bir karış toprak üzerinde ne yaşanıyordu? Ablası dün varken bugün nasıl yoktu? Boş boş etrafta gözlerini gezdirdi genç kız. İnsan bir kere mi ölürdü? İnsan bir kez ölüyorsa şu an yaşarken duyduğu bu duygu ölümden daha hafif bir duygu muydu veya daha hafif bir korku muydu? Önünde yan yana dizilmiş iki mezarı dalgınlıkla izlerken bacağına sarılan küçük eller ile irkildi genç kız. Karşısındaki çocuğu görünce tekrar düşündü; giden mi zordu, kalana mı? Annesiz ,babasız kalana zordu… Bir gecede hem yetim, hem öksüz kalana zordu… Kalana zordu; Ardında kalana, arta kalana zordu…“Teyze?” Genç kız dudakları titrerken kendi ellerini dizindeki küçük ellere sardı. Hepsi gidenin ardından arta kalanlardı, o an kendine ve karşısınaki çocuğa içinden bir söz verdi. Sen kaldın ama yalnız kalmadın dedi, seni bu hayatta hiç bir zaman yalnız bırakmayacağım dedi, teyze anne yarısı ise ben hem annen hem baban olacağım dedi. Bade o gün bir çok söz verdi vermesine ama önemli olan söz vermesi değil önemli olan sözlerini uygulayabilmesiydi…

