Hikayesi Okuryazar1
author-avatar

Okuryazar1

HAKKINDAquote
Kendi çapında yazar… Yüreğimdeki Sır Yüreğimdeki Yangın Kara Ali Arta Kalanlar Buzdan Yürek
bc
ARTA KALANLAR
Güncellenme zamanı May 9, 2025, 05:09
Bade, önündeki olayları anlayamıyor annesinin feryatlarını babasının kendine vuruşlarını algılayamıyordu. Çözemiyordu, ne oluyordu?Şu an bir karış toprak üzerinde ne yaşanıyordu? Ablası dün varken bugün nasıl yoktu? Boş boş etrafta gözlerini gezdirdi genç kız. İnsan bir kere mi ölürdü? İnsan bir kez ölüyorsa şu an yaşarken duyduğu bu duygu ölümden daha hafif bir duygu muydu veya daha hafif bir korku muydu? Önünde yan yana dizilmiş iki mezarı dalgınlıkla izlerken bacağına sarılan küçük eller ile irkildi genç kız. Karşısındaki çocuğu görünce tekrar düşündü; giden mi zordu, kalana mı? Annesiz ,babasız kalana zordu… Bir gecede hem yetim, hem öksüz kalana zordu… Kalana zordu; Ardında kalana, arta kalana zordu…“Teyze?” Genç kız dudakları titrerken kendi ellerini dizindeki küçük ellere sardı. Hepsi gidenin ardından arta kalanlardı, o an kendine ve karşısınaki çocuğa içinden bir söz verdi. Sen kaldın ama yalnız kalmadın dedi, seni bu hayatta hiç bir zaman yalnız bırakmayacağım dedi, teyze anne yarısı ise ben hem annen hem baban olacağım dedi. Bade o gün bir çok söz verdi vermesine ama önemli olan söz vermesi değil önemli olan sözlerini uygulayabilmesiydi…
like
bc
Yüreğimdeki Yangın (+18)
Güncellenme zamanı Feb 6, 2025, 22:57
Hayat garip bir yerdi. İnsan bir gün seviyorum diyor, diğer gün vazgeçiyor; bir gün vazgeçerken diğer gün savaşmak istiyordu. Ben bir çok kadından farklı olarak beni sevip sevmediğini söylemeyen fakat her uzaklaştığımda bana bir adım daha yaklaşan adama karşı tüm gururumu ayaklar altına alıp sevgimi göstermeyi seçtim fakat bir an geldi ,yaşadığım bir çok anı tek kalemde sildi. O an gurursuz bir kadın olmakla suçlandım, ağzımı açıp gurursuz değilim diyemedim. O bilmiyordu fakat gurursuzluk değildi yaptığım, sadece aşıktım… “Kızım gurursuz musun sen? İstemiyorum…Hayatımda biri var İpek, seni sevmediğimi ve istemediğimi anla ve benden uzak dur!” Duygusuzca gülümsedim, dolan gözlerim bana zorluk çıkarsa da karanlık sokakta bir sokak lambasının altında bana yaşattırdığı bu acıyı unutmayacaktım, içimden taşan acı ile düşünmeden kelimeler ağzımdan döküldü, “ Bu sokağı da, bana bugün yaşattığın acıyı da unutma. Andım olsun ki bir daha adın ağzımdan dökülmeyecek. Bundan sonra ölün ölüme, dirin dirime ama Allaha duamdır Tuğrul ağabey… Tek duam, benden aldığın ah seni bulsun. Bana verdiğin her bir ümit kırıntısı seni kapımda süründürsün. Gün gelir kapıma gelmeyi düşünürsen sakın gelme çünkü sana verdiğin söz gibi kendime de bir söz veriyorum, olur da yolun kapıma düzerse tek yapacağım yüzüne tükürüp seni o kapıdan kovmak olur. Bu saaten sonra benim için ağabeyimin arkadaşı Tuğruldan başka hiç bir şey değilsin, herkes gibisin…” arkamda bıraktığım bedeni umursamadan göz yaşlarım ile yirmi beş yılımı ardımda bırakıp yürüdüm, artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı…
like
bc
Yüreğimdeki Sır(+18)
Güncellenme zamanı Jul 5, 2025, 06:05
“Hayırlı olsun Mahir ağabey, çok mutlu olun" Mahir ağabey gözlerime bakarak ne olduğunu çözmeye çalışıyordu bir terslik olduğunun farkındaydı fakat ne olduğunu anlayamamış gibiydi. İpek de ayaklandı o da benimle gelecekti galiba. Mahir cevap vermekte gecikmedi," Mutluyuz, daha da mutlu olacağız. İyi temennilerin için teşekkürler kardeşim." Duyduklarımla daha fazla oyalanmadan kabanımı giyip. Son kez masadakilere gözlerimi gezdirdim. Hepsine son kez görüyormuş gibi baktım çünkü aniden verdiğim kararla hepsini son kez görüyordum, ya da sadece ben son kez gördüğümü sanıyordum..."Hoşçakalın, hepiniz benim için çok değerlisiniz,kendinize çok dikkat edin." Son söylediğim sözler bunlar olmuştu onlar anlamamıştı ancak hepsine bu gece veda etmiştim. Son kez, başkasını seven, gözlerimin içine bakarak bunu söyleyen ve beni kardeşinden ayrı görmeyen adama gözlerim değdi ve çıkışa doğru yürüdüm arkamı döndüğümde tutamadığım gözyaşlarım akmaya başladı. Kafeden çıktım. O kafeyle hepsinin hayatlarından da çıktım. Her şey bitti sandım kaçarım sandım. Ama her kaçışın bir başlangıç olduğunu unuttum. İşte benim hikayem kaçış olarak adlandırdığım bu terk edişle başladı. Ben kaldığımda benden gidenler, ben gittiğimde oldukları yerde kalırlar sandım fakat öncekiler gibi bu da benim düşündüğüm gibi olmadı. Ben gittim onlar hayatlarına devam etti, birbirinden ayrılan hayatlarımız yazılan kaderle tekrar birleşti ve işte benim hikayem orada başladı... -29. Bölümden kesit- “Gavat mıyım ulan ben!? Oradan bakınca karısından hoşlanan piçin tekine karısını gönderecek adam mıyım!? Karısını elin yavşaklarına yem edecek adam mıyım!?” Duyduklarımla olduğum yere sinerken cevap veremedim. Sinirlendiği konunun altından böyle bir mevzu çıkacağını düşünmemiştim. Seslice yutkunup fısıldadım, “Mahir…” Hala sinirli olan tavrıyla susturdu beni, sinirliydi ama eskisi kadar bağırmıyordu, “Sıçacağım Mahire de! Mahir… Mahir… Sadece Mahir. Sürekli bana karşı gelmeye devam et Feride. Bir kez bu adam ne diyor dinliyim deme… Bir kez bu adam belkide benim iyiliğimi istiyordur, söylediğini yapayım deme… Bir kez bu adam sözünü bitirsin, sonda söyleyeceğim sözü ilkte söylemiyim deme...Sen hiç bir şey deme Feride… Hiç bir şey deme… Sadece böyle dümdüz kafanın dikine git, söylediklerimin hep tersini yap.” Elleriyle yalandan bir alkış tutup geri geri adımlayarak benden uzaklaştı, “Böyle devam et. Hatta beni ez, kafanın dikine gideceksin ya?.. Beni ez, o ecdadını bellediğim herifin yanına git tamam mı!?” Kapının önüne gitti son kez konuşup kapıyı çarpıp çıktı, “Böyle devam et Feride… Böyle devam et.”
like
bc
BUZDAN YÜREK
Güncellenme zamanı Jun 7, 2025, 08:29
Gözlerini bilgisayar ekranında gezdiren genç kız belgeleri kontrol ederken aniden çalan telefonunu alıp kaşlarını çatarak arayan kişiye bakmıştı, gecenin bu saatinde bir sıkıntı olmasa asla aranmayacağını biliyordu Neva. Gördüğü isimle kaşları havalanan Neva önemli bir şey olduğuna emin olarak telefonu açıp kulağına dayadı, endişesini belli eden bir sesle konuşmuştu, “Leyla? Sen aramazsın bu saatte bir şey mi oldu?” “Neva! Çabuk Nevşehire gel, doğuruyorum!” •••••••••••••••••••••••• Genç adam senelerdir gitmediği ülkede yeni bir anlaşma yapma peşindeydi, masasındaki dosyaları incelerken bir yandan Türkiye’ye kısa süreli seyahatinin ne zaman gerçekleşeceği konusunda da düşüncelere dalıyordu, emin miydi? Gitmeli miydi? Hala bilemiyordu. Düşünceleri arasında savrulan Alper aniden çalan telefonu ile irkilip telefonuna bakmış ve arayanı görünce konuşmaktan sayılı keyif aldığı isimimlerden birini görmesi ile dudaklarında oluşan gülümsemeyi engelleyemeden telefonunu kulağına dayamıştı, “Oo Yağız Ali bey arar mıydınız siz beni? Hangi dağda kurt öldü?” Keyifli çıkan sesi ağabeyine takılır nitelikteyken kendi aksine duyduğu hüzünle sesle dudaklarındaki gülümsemenin yavaşça solduğunu hissetmişti Alper, “Babamı kaybettik Alper… Cenaze yarın öğle namazına müteakip kaldırılacak, oyalanma ilk uçakla Nevşehire gel abim, bekliyorum…” ••••••••••••••••••••••• “Siz?” Genç kız gülümseyerek buralara yabancı olduğu açıkça belli olan ancak Karabağlı konağında ne işi olduğunu anlayamadığı kıza anlamaz bir şekilde bakmıştı. Konak ani gerçekleşen ölümden kaynaklı cenazeden dolayı o kadar kalabalıktı ki kimin kim olduğunu anlayamıyordu Neva, yeğeni doğduktan bir kaç gün sonra gelen ani üzücü haber tüm aileyi temelden sarsmıştı. “Ben Tatiana. Sen kim?” Neva kaşlarını şaşkınlıkla kaldırıp kızın tatlı aksanına gülümserken evin giriş kapısında sigara içen kadınla konuşmak adına rüzgarda durmasından kaynaklı rüzgardan kayan, cenaze nedeni ile başına örttüğü şalı düzeltmiş ve merakla sormuştu, “Ben de Neva, memnun oldum Tatiana… Ama ben seni daha önce hiç buralarda görmedim sen kimsin?” Kimdi bu kadın, burada ne işi vardı bilemiyordu… “Benim koca burada, onun baba için geldik.” Neva anlayamadığı Türkçe söylemle kaşlarını çatarken aradaki bağlantıyı bulmaya çalışırken bahçeye hızla giren araba ile bakışlarının bu denli hızlıca ve aceleyle kimin geldiğini anlamak ister gibi o kısıma çevirmişti, “Heh işte benim koca geldi.” Neva dudağının tek tarafının kıvrılmasını engelleyemeden arabadan inecek kişinin kim olduğunu görmek adına merakla beklerken arabanın kapısının açılıp uzun ve yapılı bir bedenin inmesi ile yüzünü görmediği adamın görünüşüne karşı gayriihtiyari bir şekilde dudaklarını ‘ vay be’ dermiş gibi kıvırmadan edememişti. Arabasının kapısını kapatıp yüzünü kapıya dönen adamın kim olduğunu gören Neva dudaklarındaki gülümsemenin önce donuklaşıp sonra yavaşça solmasını engelleyememişti. Boğazında oluşan yumruyu geçiştirmek adına yutkunmaya çalışan genç kızın boğazında düğümlenen kelimelere rağmen ağzından tek bir kelime çıkabilmişti o da, “Alper…” olmuştu…
like
bc
KARA ALİ
Güncellenme zamanı May 27, 2025, 09:55
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur zaman içinde Anadolu’nun bağrında bir yağız yiğit yaşarmış. Bu yiğitin adı Kara Ali olarak bilinirmiş. Lakabı gibi olan kara yağız delikanlı Nevşehir’in köklü ailelerinden olan Karabağlı ailesinin varisiymiş. Karabağlı ailesinin varisi olan Yağız Ali şehir halkı tarafından öyle ilgi ve hürmet görürmüş ki sözü hüküm, hareketi emir kabul edilirmiş. Yağız Ali Nevşehirde gördüğü hürmet ve sevginin belki de binlerce katını Karabağlı konağında görürmüş. Sevilir, sayılır, mutlu edilmeye çalışılırmış. Nevşehirde günler olağan akışında ilerlerken bir perşembe sabahı Karabağ konağı ve Nevşehir kabus gibi bir güne uyanmış. Kabus olarak nitelendirilen o günün sonunda Ali haksız yere hapise giderken Karabağlı konağı ve Nevşehir yasa gömülmüş. Ama Karabağlı konağının bodrum katında öyle sessiz bir yas varmış ki şehirdeki tüm insanların yasından daha sessiz ama daha yakıcı bir yasmış. Senelerce bu sessiz yas kimse tarafından duyulmadan ve görülmeden devam ederken günler ilerlemiş haksızlık ispatlanmış, geç de olsa Yağız Ali halkına ve ailesine tekrar dönmek üzere özgürlüğüne kavuşmuş. Kavuşulan özgürlük kırk gün kırk gece şenliği de beraberinde getirmiş. Adı gibi güzel Leyla kızın şenliği de aynen yası gibi daha coşkulu ve en gizli şekilde bodrum katında ilerlerken öyle bir olay olmuş ki Kara Yağız Ali ve Leyla kızın kaderlerini birbirine bağlayan olay aynı zamanda Kara Ali ve Leyla kızın destanının başlangıcı olmuş…
like
bc
PENÇE:İran Harekatı
Güncellenme zamanı Oct 1, 2024, 08:54
..
like