17.Bölüm

2314 Kelimeler
'Ah! Orası çok acıyor!' derken aynı zamanda elimi gözlerime götürmüştüm , beni ağlarken görmesini istemiyordum ama ses tonumdan dolayı ağladığımı bildiğinin farkındaydım.Kanayan yeri temizledikten sonra şiştiğini fark etmiştik ve şuan buz tutuyordu. Canımı yakmak istemediğini biliyordum ama fazlasıyla yakıyordu , her ne kadar istemese de... ,Şura mı ?' deyip tam şişen kısmın ortasına tuttuğunda elimle onayladım ,yüzümü görmesini istemiyordum çünkü kızacaktı bana , ufak bir şişik korkma öldürmez seni falan diyecekti biliyordum. Okulun tedavi odasındaydık ve hemşire Ateşin tek lafıyla odadan çıkmıştı ve benim işim hallolana kadar kimsenin girmesine izin vermeyecekti. 'Çek ellerini ' deyip kollarımı çekmeye başladı . ' o..olmaz ya bırak Ateş istemiyorum!' deyip iki saniyeliğine açılan yüzümü tekrar kapattım. Bu odaya gelene kadar okulda bir çok kişinin bakışlarına maruz kalmıştım ve yeterince acıydı. 'Öykü ellerini çek!' diye bağırınca biraz ürperdim ve onun da hissedebileceği şekilde ürperdim. Bana bağırmasından hoşlanmıyordum.Ezilmek bu hayatta en nefret ettiğim şeydi. Sanırım o da hatasını fark etti ki ' ben , özür dilerim' dedi. İlk Bana ilk defa özür dilerim demişti ve bu hoşuma gitmişti yani birinin benden özür dilemesi nedense hep hoşuma giderdi. Bir ders derslere girmememiz dışında şuan sınıfta Misperiyle oturuyordum çünkü önündeki öküz kalbini kırmakla kalmamış parçalamıştı. Ateşse 'tamam' deyip öne geçmişti ve böylece ilk sevgili günümüzde onunla beraber oturamadım. Ders boyunca Misperiyi tesellilerim dışında dersi hiç anlamadım. Adam sınıfta kimsenin dersi takmadığını bile bile hiç durmadan bır bır anlattı. Merak ediyordum konuş konuş yorulmuyorlar mı diye ? Hani tamam bir öğretmen olarak dersini anlat tabii de yani bu kadar bırbır konuşulur mu arkadaşım ? Dersin sonunda nöbetçi olduğumu öğrendim ve sıraya tekrar oturdum. Misperi daha iyiydi artık. En azından ağlamıyordu , ona bir sürü şey söylemiştim . Sanki şehirde başka erkek mi yoktu? Bir tek o göt çocuk mu vardı? Belki şuan sevdiği olarak evet ama ileride sevebileceği bir sürü insan vardı burada. Bugün Misperiye zaman ayırmaktan Ateşle vakit geçirememiştim , yani bizi gören iki düşman sanardı o derece. Ama yine de mutluydum , sonuçta sevgiliydik ve elbet konuşup görüşecektik. Beden dersi bitince saçlarımı açmıştım ve birkaç kez parfüm sıkmıştım üzerime , böyle daha dikkat çekici olabiliyordum. Misperi 'ben tuvalete gideceğim tamam mı ?' deyip sıradan kalktı ve eliyle gözlerini sildi. Çok solgun görünüyordu ve bu duruma çok üzülüyordum . Onu üzülürken görmek isteyebileceğim en son şeyken görüyordum! 'ağladığım belli mi ?' deyip silmiş gözleriyle bana baktığında suratını inceledim. Solgun olduğu belliydi ama artık ağlıyormuş gibi durmuyordu , Allah'a şükür. 'yok yok iyisin süpersin kızım!' deyip tam gaz tuvalete yolladım onu. Kapı kapandıktan sonra salak gibi tahtaya şekiller çizmeye başladım. Sanırım sınıfta kimse olmadığı için , olsaydı eğer havalı bir şekilde telefon bakacağımı biliyordum. Saçlarımı açık çok seviyordum ama sürekli huylanmama sebep oluyorlardı ki buda beni çok çok gıcık ederdi. Yavaş bir şekilde açılıp hızla kapanan kapı içimde ürpertiler oluşturdu , hatta tüylerim diken diken oldu. Gözlerimi kapıya yönelttiğimde bana sinirle sırıtan Banu'yu gördüm. Ah tatlım! Sen neredeydin ya ? Ama ben biliyordum bu kız bir şeyler planlıyor , var bu Banu'da bir şeyler , gerçi hala ne var bilmiyorum ama.. 'vay..vay..vay.. demek sevgili ha?' deyip giydiği topuklu ayakkabıyı sınıfın zeminine sertçe bastırarak bana doğru yaklaştı. Kafamdaki yara bandına baktı ve 'ne oldu şimdide Ateşciğini canım yanıyor..diye mi kandırıyorsun?' dedi. Beni böyle bir şeyle nasıl suçlardı ? O tarz şeyler kendi oyunuydu bir kere. 'sana bunları çok pis ödeteceğimi biliyorsun değil mi ? ' deyip tek kaşını kaldırdığında iç geçirdim. Bu kız kendini ne sanıyordu öyle ? Ortamda gergin bir hava vardı. 'o senin numaraların tatlım ' deyip göz kırptım . Tamam bu kötü kız rolleri hiç bana göre değil , kabul ediyorum.. İyice dibime gelince sinirim de tepeye çıktı doğal olarak gözlerini bedenimin üzerinde gezdirdi ve'eksik olan kavgamızı tamamlayalım' deyip geriye çekildi. İki ayakkabısını da çıkardıktan sonra iki metre ilerime geçip durdu. Şaşkındım tabi. Kavga sorunum yoktu , isterse yapardık dayağımızı yer bitirirdik ama aniden ve kapı açıkken ..? 'Kimsenin haberi olacak mı peki ?' deyip şaşkınlığımı belli edercesine kaşlarımı kaldırdığımda 'hayır hayır kapıyı şimdi kitleyeceğim senin sınıfın da konferans salonuna çıkacakmış zaten..' dedi ve sırıttı. ' o zaman kavga başlasın' deyip saçımı düzgünce topladım. 'Geri zekalı! O yaraya bilerek vuruyorsun değil mi ?' derken aynı zamanda sinirle kafama vuran Banu'nun saçını çekiyordum. Eren'in taktiğini deneme vakti gelmişti artık. Saçını at kuryruğu yapmış geri zekalı. Ben akıllılık edip topuz yapmıştım tabi. İyice çektiğim saçının telleri elime tek tek gelirken yarama vurduğu için sövüyordum onu . Oysa 'aaaaa!' diye çığlık atıp duruyordu. O istemişti ve cezasını çekecekti kusura bakmasın. Tabi beklemediğim bir anda karnıma tekme yiyince afalladım. Daha önce de karnım böyle ağrımıştı ama bu daha farklıydı , hayal kırıklığıyla dolu bir tekme.. İçimdeki kavgacı Öykünün sinirleri tavan yaparken elimi karnıma götürdüm. İçimdeki acıyı tarif edemezdim ama kalkmak zorundaydım kavgayı ona kaptıracak değildim . ' ne oldu bebeğim ? canın mı acıyor yoksa ? Ay Ateşi çağırayım ben' deyip kapıya döndüğü anda ayağa kalkıp onu yere attım ve sinirle birkaç tekmeyi karnına geçirdim . Pes ettiğinden emin olana kadar en fazla 5 tekme atmıştım ki 'ta..mam.. dur...artık' deyip ayağımı zorlukla itekledi. Bunu o istemişti , ben değil. Zaten böyle der demez kapı açıldı müdür kaşlarını çatmış bize bakıyordu.. 'bu cezayı fazlasıyla hak ettiniz kızlar. Öykü.. senden hiç beklemezdim hanım kızım. Teyzen seni buraya teslim ettiğinde biraz huysuzluk yapsan da özünde iyi biri olduğunu bilirdim ama Banu.... Onun bu odaya gelme sebebi bu zaten. İş ne zaman biterse o zaman okuldan gideceksiniz , isterseniz gece olsun anlaşıldı mı ? ' deyip spor salonu postalandık , onan önce okulu tedavi odasında kanayan yerlerimize yara bandı yapıştırıldı tabi. Banu geri zekalının tekiydi ama onu dövdüğüm için çok mutluydum. Sıkılmıştım artık bu tavırlarından ve bu onu fazla fazla hak etmişti. 'senin yüzünden düştüğümüz hale bak okulun hepsi gülecek bize! Yine haber olacağız!' deyip sinirle bana bakıp önüne döndü. Misperi Banu dövüğüm için aferin deyip gülmüştü ama Ateş bu meseleyi konuşacağız deyip tekrar yaralarıma bakmıştı ve birazcık kızmıştı bana. Spor salonu gidene kadar bize bakıp sırıtan kişileri pek umursamasam da Banu ağlayacak raddeye gelmişti. Salona girdiğimizde erkeklerin basketbol çalıştığını gördük , hepsi çok kaslıydı ve fazla yakışıklıydılar ama kendini beğenmişin de tekiydiler , işte benim okulum sosyopatın teki ya! Bu okula geldiğimde özel okullardan buraya geldiğim için dalga geçileceğimi düşünürken yine özel okul kadar sosyopat bir okula düşmüştüm. Hepsi bize bakıp sırıttı belki de kavgacı kız olmamız hoşlarına gitti bilemiyorum ama eğer konu buysa ve Ateş duyarsa pekte iyi şeyler olacağını sanmıyorum. Onları çalıştıran beden hocasına durumu açıkladıktan sonra hepsi koca salonu terk etti ve Banuyla tekrar aynı havayı solumak zorunda kaldık.. 'Senden nefret ediyorum çakma sarışın!' derken aynı zamanda salonun zeminini paspaslayan Banu'ya gülsem de benim yaptığım işte pek güzel değildi. Aptal gibi oturmuş okulun tüm basket , voleybol , futbol toplarını siliyordum, müdür beden dersi olanların toplarını bile getirtmişti sırf daha çok topu sileyim diye , topları bir kasada getirip yürümeye devam ederken arkasından ' hocam kendinizi unuttunuz' desem de beni duymamıştı. Bir bakıma duymaması daha iyi olmuştu , yani yoksa şuan çok daha kötü cezalar beni bekliyor olabilirdi. 2 saattik iş sonucu spor salonunu ter temiz yapmıştık. Hatta etraf tekrar kirlenmesin diye ayakkabımızı çıkarıp salonun çıkışına yöneldik. Banu büyük bir sevinçle kapının kulpuna uzansa da açılmayan kapı ikimizi de hayal kırıklığına uğrattı. Tabi ki onunla burada daha çok kalacağım için üzülüyordum ama onun gibi çığlıklar saçmıyordum etrafa. 'Ayy! Anne kurtar beni ben bu kızla kalamam!!' diye çığlıklarına ya da çığırmalarına devam eden Banu'ya baktım ve düşündüm bu kıza hangi lafı sokup sustursam.. Sonra aklıma süper bir şey geldi ' ne o biraz daha dayak yiyecek olmaktan mı korkuyorsun?' deyip kahkaha atmaya başladım .Amacım filmlerdeki kötü kahkahayı atmak olsa da Erenle uydurduğum domuz dilinden başka bir şey çıkmamıştı. İşte o kadar maldık ki biz bir kez yaparsak selam , iki ne haber , üç iyi , dört napalım falan . 'Iyy!' deyip sustu , göya ona soktuğum lafı buruncuğumdan çıkan sesle kapatacaktı ama benim için susması da yeterdi , ona da şükür.. ' ne yapacağız?' deyip kaşlarını kaldırıp bana baktığında ' çekil bir bende deneyeyim' deyip kapının kulpuna 'kıracağım seni bebeğim ' bakışımı attım. Tabi biraz tedirgindim yapamazsam ciddi ciddi burada kalırdık! Of Allah'ım of! Bu şans neden bana hiç gülmüyor hep g*tünü dönüyor? İçten içe Banu'ya küfürler ede ede kapıyı açmaya çalıştım. Ama kulp öyle bir sıkışmış ki avuçlarımı kızartmama rağmen açılmadı , zaten Banu'da pes etmiş bir kenara oturmuş ellerini dizlerine sarıp yere bakıyordu. Kabul edelim tipi ben onu dövmeden önce iyiydi ve bunu söyledikçe gıcık oluyordum. Bende pes ettiğimi belli edercesine ellerimi kaldırdım ve 'ondan uzak Allah'a yakın olma niyetiyle en uzak köşesine geçtim. 'şimdi ne yapacağız?'deyip kaşlarını kaldırdığında ağlamış olduğunu fark etmiştim ama belli etmedim. 'Ben alışığım Banu'cuğum , zamanında bundan daha kötü yerlere de kapatıldım' deyip sinirle sırıttım. Demek bende yapabiliyormuşum bu bakışı! Yarım saattir g*t gibi etrafa bakıyordum ve artık sıkılmıştım , bu sefer beni iki saatlikte olsa kurtaracak telefonumda yoktu. Banu'ya döndüğümde benim gibi etrafa bakındığını gördüm. Onun gibi popüler bir kız için zor olsa gerekti böyle durumlar. 'İki yıl önce...' diye başlayınca kaşlarımı çattım, sessiz konuşsa da sesi koca salonda yankılanıyordu. Neden bahsediyordu bu kız? Şaşırmıştım. Benle bir anısını falan paylaşmayacaktı değil mi ? 'ne neden bahse-' devam ettirmeden 'sözümü kesme anlatayım belki beni anlarsın' dedi. O yüzden sustum .Düşmanımda olsa saygım olmalıydı. 'bu okulda yine popülerdim ve Ateş yeni gelmişti. Çok farklıydı diğer çocuklardan. Benim peşimden koşmamıştı bile ,diğerlerinin aksine..' tamam bu kız bir ego yığını! 'Sonra o kadar etkilendim ki ondan .. o kadar farklıydı ki aşık oldum..ama o beni yine umursamadı.sonra bir gün barına gittim. Benimle birlikte olmayı kabul etti..' bu kısımları duyarken tiksindim ama mazi mazide kalmıştı benim için önemli olan şuandı,geçmiş değil. '..ama sarhoş olduğunu biliyordum yine de önemsemedim önemli olan kabul etmiş olmasıydı , ayık ya da değil.. neyse ertesi gün bana bir hiçmişim gibi davrandı.sanki aramızda hiçbir şey yaşanmamış gibi ve ne yaptı biliyor musun?!' bu kısımları derken ağlıyordu. Az önce dövdüğüm kız için üzülmüştüm. '..elime para tutuşturdu!' o an ne kadar ağladığımı biliyor musun sen?,' derken sesi titriyordu ve gözleri kızarmıştı. Neden onun için üzülüyordum..? ** Belkide şimdi size söyleyeceğim şeye inanmayacaksınız ama gerçek! Ben bile hala şoktayım. Banuyla saatlerce dertleştik ve gariptir ki birbirimizi anlıyoruz. Hatta Banu bana yaptığı her şey için özür diledi , kıracak değildim kabul ettim. Şuansa arkadaş gibi bir şey olduk , şok olduğunuzu biliyorum tamam ama birbirimizle çok şey paylaştık o 3 saatte. Bana kızmayın onunla konuştum diye yapacak başka bir şey yok . Uyusam ben durduk yere uyuyamam . İşte o dört saatin sonunda kapı açıldı ve Ateş çıktı. İkimizi e gülerken görünce şaşırsa da Banu'yu umursamadan yanıma koştu. 'sen iyi misin?' deyip kaşını kaldırdı. Ne kadar yakışıklı göründüğünü ona tekrar söylemeliydim! 'iyiyim..ben sadece bunaldım buradan. Hem bu okul resmen özel okul gibi neden normal bir lise anlamıyorum..' dedim. 'boş ver şimdi onu. Burada bir şey yaptı mı bu o**** sana?' deyip Banu'ya onu dövecekmiş gibi bakıyordu. Banu adına üzülmüştüm ama onunla konuştuğumda 'bugün senle yaptığım kavgadan sonra fark ettim ki hırslarım yüzünden hayatımı unutmuşum. Ben artık Ateşi unutacağım .Sanırım okuldan güdeceğim çakma sarışın ama bil ki artık senden nefret etmiyorum' evet tam olarak bunu söylemişti ama ' bu okulu artık sana devrediyorum kendime yeni okul bulmalıyım barıştığımızı falan kimseye söyleme anlaştık mı ?' deyip gülümsemişti , şuansa ağlayacak gibi duruyordu. 'Ateş lütfen.. bak bana bir şey yapmadı tamam mı ? sadece bekledik gidelim' deyip kolundan çekiştirmeye başladım. Bir an önce buradan kurtulmak istiyordum! İçim bunalmıştı artık havasızlıktan. 'iyi ' deyip delici bakışlarını gidene kadar Banu'dan eksik etmedi. Son bir kez Banu'ya bakıp gülümsedim, belki bir gün yine yollarımız kesişirdi , belki de yarın okula gelirdi. Diğer derslerin hiçbirine girmemekle kalmayıp şuan eve gelmiştik ama benim evime değil. Teyzeme 'Zuhal teyzeyle görüşeceğim ' dediğimde şaşırmıştı ama 'zaten o da seni görmek istiyordu ne zamandır' dedi. Halbu ki amacım Ateşle vakit geçirmekti. Zuhal teyzelere yani Ateşlere geldiğimizde kapıdaki korumalar yine bana baksa da Ateş hepsine 'bakarsanız ölürsünüz'der gibiydi. Şimdi ne olacaktı ? Yani Ateş Zuhal anneme(biraz aceleciyim sanırım!) ne diyecekti ? 'Ateş..' deyip tam kapıyı çalacakken durdurdum onu. 'ne oldu?' deyip kaşlarını kaldırdığında 'Zuhal teyze bilecek mi ?' deyip gözlerine merakla baktım. Bilmeli miydi? Aslında benim için sorun yoktu , teyzemler öğrense de kızmazdı bana ama.. 'hayır.' Deyince bayağı üzüldüm. Okuldaki herkes biliyorken Zuhal teyze neden öğrenmeyecekti ki sanki? Suratımı asıp yere bakmaya başladığında elini çeneme koyup kafamı kaldırdı ve gözlerine bakmamı sağladı. 'Bak istersen söyleriz ama annem seni yalnız bırakmaz , sürekli düğün müğün der saçmalar tamam mı ? o yüzden söylemeyelim dedim yani seni bu kadar üzeceğini düşünmezdim' deyip gülümsedi. Ne yani Ateş ileride düğün düşünmüyor muydu? Bu konuyu tartışacaktık ama şimdilik sustum. İçeriye girdiğimizde Zuhal hanım gülümseyerek karşıladı bizi ' hoşgeldin kızım' deyip beni kendine çekti ve aniden sarıldı. Gözlerimi büyütmüş bakarken Ateş sırıtıyordu ama kadın fena sıkıyordu valla. Birkaç saniye sonra geri çekilip,' bir dakika ne oldu senin suratına yavrum?' dedi ve şaşkınlığını belli edecek bir şekilde baktı bana. Süper soru. Ne diyecektim Ben oğlunuzla sevgiliyim de..Bir kız ona sarkıyordu kavga yaptık falan sonra ceza olarak spor salonunu sildik mi diyecektim ? 'ya..dün merdivenlerden düşmüştüm de.'diye mırıldandım. Yarım saattir Zuhal teyzeyle konuştuğumdan Ateşle vakit geçirememiştik , keşke diğer evine gitseydik konuş konuş damağım ağrıdı . Ben soru soruyorum o cevaplıyor, o soruyor ben cevaplıyordum. 'son bir şey daha sorabilir miyim?' deyip kaşlarımı hafifçe kaldırdığımda 'tabii' dedi. Acaba sorsam yanlış anlar mıydı..? Aman! Ne anlayacak partner ve sıra arkadaşıyız sonuçta merak etmiş olabilirim.. Zuhal teyzenin yanındayken nedense tedirgin hissediyordum ,her an bir soru soracak ve sevgili olduğumuzu öğrenecek(aslında ilk sorun değildi) ve Ateş benden ayrılacak diye korkuyordum. 'Ateş nende özel okulda okumuyor?' deyip kaşlarımı kaldırdığımda ' özel okulda çok şımarmıştı ceza olsun diye senin kuzenin Eren var ya ikisi aynı okuldaydı işte ,gerçi şimdide aynı okuldalar 'dedi. Demek bu yüzdendi.. On dakika daha konuştuktan sonra ağzım dayanamadı ve dans provalarına çalışacağız diyerek Ateş'in yanına gittim. Kapıyı açtığımda yatağa uzanmış bir elini kafasının altından geçirmişti. Beni fark edince bende bir garip oldum .'sonunda geldin..' deyip yataktan kalktı ve belimden tutup kendine çekti...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE