15.Bölüm

3482 Kelimeler
Gözlerimi araladığımda kendimi mutfakta bulmam üzerimde büyük bir şok etkisi yarattı. Ben.. ben kaçırılmamış mıydım? Etrafımdaki karanlık bir anda yok oluvermişti. Şaşkınlığımı yanımda kimse olmasa da kaşlarımı kaldırarak ve biraz titreyerek fazla belli ediyordum , biliyordum. Neden halisülasyon görüyordum? Gerçekten mutfakta ne işim vardı? Yani belki kaçırılma olayı psikolojim yüzünden olabilirdi ama neden buradaydım..? yoksa uyur gezer miydim? Ah! Hadi ama neden ki? Neden! Sırtım kapıya ters dönük bir şekilde su içerken omzumdan tutulunca çığlık attım. Allahım ne oluyor ya? Yine mi rüya görüyorum ? yoksa rüya alemine tıkılı felan mı kaldım? Titreyerek geri çekildiğimde kimin geldiğine baktım. Ateş sızmış bir şekilde bana bakıyordu. Ama biraz şaşkın gibiydi. Giydiği siyah ceketi çıkardı ve'Öykü..? sen iyi misin?' deyip elini omzuma koydu. 'Ben.. şey.. yani..korktum da ' deyip derin bir nefes aldım. Yakında Marılyn Monroe hortlayıp yanıma gelir de kanka olursak şaşırmayacaktım. Kendimi Phineas ve Forb'teki Candace gibi hissediyordum , yeşil miydi mavi miydi hatırlamıyorum bi yosuna dokunmuştu ve hayal görmeye başlamıştı ama hayalleri o kadar gerçekçiydi ki.. Artık ne yapacağımı bilmiyordum, neye inanacağım ? şuan hayal görüyor muyum? 'sen niye uyumadın? Saat gece 3' deyip sarhoşluğunu belli edecek bir aksanla konuştu. 'Ben uyuyordum.. sonra uyandığımda buradaydım.. sanırım halisülasyon görüyorum , bilmiyorum..' deyip Ateşe bana sarılmasını isteyerek baktım ama o anlamamıştı tabi.. Zaten anlayacağını da sanmıyordum.Yani bir bakışımdan anlayacak değildi değil mi? Sarı saçlarımı çocukluktan beri huy edindiğim gibi bileğime sardığım tokayla ve topladım .Ardından Ateşe döndüm. Beynimden habersiz ağzımdan çıkan kelimeler Ateşin anında kaşlarını kaldırmasına yetti. 'Bana sarılır mısın?' Gerçekten bu soruyu sorduğuma inanamıyordum, yani tamam bazen yüzsüzlük yapan bir kız olabilirdim ama aniden bana sarılır mısın ? diye sorulur muydu? Sarılmak özelse eğer aniden olurdu ve oldukça uzun sürerdi . Buda demekti ki eğer sarılırsak özel olmayacaktı. Suratımı asıp yere bakmaya başladığımda evin kirlendiğini fark ettim. Eğer burada kalıyorsam etraf temiz olmalıydı. Yarın temizlik günü yapacağımı aklımın bir köşesine not ettim. Teyzemler bazen şaşırıyorlardı , nasıl bu kadar ev işi becerebilmeme , zengin gibi bir şey olduğumuzdan ev işlerini hizmetçiye yaptırdığımızı düşünüyorlardı. Haklıydılar , öyleydi ama bende yardım ederdim Nadya ablama. Kafamı yerden kaldıracakken beni kendine çekti ve ellerini belime iyice sardı . Tamam bu istediğimden biraz daha ağır bir sarılma olmuştu ama hiç beklemiyordum sarılmasını. Sonuçta o.. böyle biri değildi. Kafamı göğsüne dayadım ve onun kadar olmasa da bende iyice sardım ellerimi kaslı vücuduna. Bu çocuk ne kadar yakışıklı çekici ve mükemmel bir vücuda sahip olduğunu biliyor muydu?? Genelde filmlerde gördüğüm bir sahneyi yaşayınca oldukça garip hissetmiştim. Yani izlerken 'ayy ! Ne romantik bir sahne ' derdim ama şuan ultra romantikti , fazla ultra.. 'iyi geldi mi ?' dedikten birkaç saniye sonra geri çekildi ve gözlerimin içine baktı. Sanki zaman durmuştu. Saniyeler salisiyeler hiçbiri bizim için akmıyordu. 'iyi geldi..' deyip gülümsedim , hatta yanak kaslarımı fazla zorladığım için bir süre sonra gülememeye başladım. Gülememek .. ne kadar garip. Allah bu durumu hepimizin başına versin ama Saba Tümer'e vermesin diye iç geçirdim. Kadın aldığı tüm parayı kahkahasından alıyordu. 'Şimdi.. eğer iyi olduğundan eminsen ben gidip yatacağım. Ha bu davranışımı bir daha sergilemem ona göre. Yani sarhoş olduğum bir zamana denk gelirsen belki ama normalde böyle şeyler olacağını umut etme' deyip mutfaktan çıktı. Ve böylece içimde yeniden filizlenmeye başlayan umut yok oldu... Yepyeni bir gün , sabah demiyorum çünkü sanırım saat bayağı ilerlemiştir. Bunları düşünürken gözlerim açık değildi ve gözlerimde ışık belirmiyordu , normalde sabah uyanıp gözlerimi açmadığımda sarı bir ışık olurdu , ne yani akşam mı olmuştu ? yoksa on saat sürdüğünü sandığım uykum 1 saat miydi? üzerimde hissettiğim yük gözlerimi ama hissimi arttırıyordu. Ellerimi gözlerime üç dört kez ovalayarak açtım ve zaman benim için durdu. Siyah bir dolap , siyah örtü karanlık.. Burası Ateşin odası.. Ani bir sıçramayla yataktan kalkmak istesem de bedeni neredeyse üzerimde olduğu için başarmak zordu. Çocuk resmen üzerimdeydi ve benim verdiğim tepki tip tip bakmak mıydı cidden? Hem benim burada ne işim vardı? Yoksa yine halisülasyon felan mı görüyordum? Asıl dikkatimi çekense bluz giymiyor oluşuydu, kasları baklavaları açık Pazar gibi ortadaydı. Mızmızlanmaya başladım ama fayda etmiyordu iki ayağımla bacaklarını ittim ve o an artık ayağımın ağrımadığını fark ettim. Haha! Rolümü sana kaptırtmayacağım Göksucuğum.. Beklemediğim bir anda iki elimi yatağa sabitledi ve beni bayağı zor bir durumda bırakmayı başardı. 'şey... Ateş ellerini kollarımdan çeker misin ? ve şey.. üstümden kalkar mısın?' Eliyle aynı benim yaptığım gibi gözlerini ovaladı ve kaşlarını çatıp 'Öykü?' dedi. Belki şuan tatlı göründüğünü sanıyordu ama üzgünüm Ateşciğim her ne kadar uyku sersemi halinle ultra yakışıklı olsan da kaşlarını çatınca olmuyor.. 'şey.. ben yani bilmiyorum buraya nasıl geldiğim hakkında en ufak bir fikrim yok , gerçekten sanırım uyur gezer oldum . Ateş ben.. korkuyorum , halisülasyon görmeye başladım' deyip tepkisini ölçtüm. Nefesini üfledi ve ' halisülasyon mu? Yoksa sen gerçekten delirdin mi?' dedi. Resmen bana delirdin mi ? dedi , ciddi ciddi. Şuan ona mı üzülsem baklavalarını gördüğüm için mi sevinsem bilmiyordum , arada kalmıştım kafam allak bullaktı , dominos'u arayıp 'kafam oradamı?' demeyi bile düşünüyordum. Kaslı vücudunu üzerimden çekti ve ayağa kalktı. 'Hadi gel seni düzgün bir psikolog'a götüreceğim ayrıca bana gördüğün halisülasyonu anlatabilirsin' deyip odan çıkmamı işaret eden bakışı attı , bense mal gibi gömleğini giyerken ki halini seyrediyordum.' Bu kadar meraklı olduğunu bilmiyordum..' deyip kaşlarını kaldırınca elimin yanındaki yastığı sırıtarak ona fırlattım ama ani bir hareketle geriye doğru eğildi ve atışımın başarı oranını sıfıra düşürdü. Çözmüş çocuk olayı! Tek kaşımı kaldırıp vayy dermişçesine gözlerine baktım ve üzgün bir tavırla yatakta ayağa kalktım. Yanından geçip ona biraz daha fazla bakmayı planlıyordum ama şans bana yine ve yine götünü dönerek ayağımın takılmasına neden oldu. Ani bir korkuyla kaşlarımı kaldırıp şaşkınca tutunacak bir yer ararken Ateşin elleri bedenimi sardı . Saçlarımı geriye atıp gözlerimi açtığımda dudaklarıma bakıyordu. 'sakar olduğunu söylemiştim değil mi ?' deyip o çekici bakışlarıyla( belki de hipnoz eden demeliyim çünkü yaklaşık on saniyedir gözlerine bakıyorum )dudaklarımı kesmeye devam etti , bende dudaklarına bakmaya başladım. Bu çocuk fazla çekiciydi ve bana öyle bakınca içimde onu öpme hissi uyandırıyordu , sanırım oda aynı şeyi düşünüyordu çünkü gözlerimi dudaklarından ayırıp gözlerine baktığımda bana baktığını fark ettim , gözlerime.. Utanç duyusu tekrar bedenimi ele geçirirken kızarmadığımı umut ediyordum çünkü eğer kızarırsam eline kocaman bir koz vermiş olurdum. Ben bunları düşünürken çekici dudaklarını dudağıma bastırdı ve emmeye başladı. İlk başta gözlerimi büyüttüm tabi ama kimi kandıracaktım ki? Bende onu öpmek istiyordum ve şuan onu öpmeye, bu kadar isterken geri çekilecek değildim. Ama bu işi bir yere vardırmamız gerekiyordu , bir daha beni öpmeye kalkarsa ilk önce konuşmamız gerekecekti.. Kucağında olduğum için ona yük olduğumu biliyordum , yorulmuş olacak ki beni yatağa yatırdı ve üzerime çıktı. Giydiğim bluzu çıkaracağını fark ettiğimde gözlerim büyüdü. Ona benimle şey yapmasına izin verecek değildim , ve.. kesikler.. Ama artık çok geçti çünkü Ateş karnımdaki kesikleri görmüş ki beni öpmeyi kesik şaşkın ve sinirli bir şekilde baktı. 'karnın?' deyip bakışlarını gözlerimden tekrar karnıma çevirdi. Ne diyecektim ki? Diyecek bir şeyim ykotu , sanırım ben bir psikopat deliydim . Evet evet , kesinlikle öyleydim! 'şey...' duraksadım , cevapsız kalan sorular hep 'şey..' le başlardı o yüzden sustum. 'Açıklama yapma gereği bile duymuyor musun?' sesini fazla yükseltmişti ve bu artık sinirimi bozuyordu. ' Sana açıklama yapma gibi bir sorumluluğum mu var?' deyip ondan beklediğim cümleyi kendim söyledim. 'Üstüne düzgün bir şeyler giy tanıdığım çok iyi bir psikolog var o senin sorunun olup olmadığını anlar' deyip odadan çıktı. hoşlandığım  çocuk bile bana inanmıyordu demek... ** Gittiğimiz psikolog şanslıydım ki ' hiçbir sorunu yok sadece anlattıklarından anladığım pek iyi şeyler yaşamamış ve bunalıma girdiğini düşünüyor' demişti , tamam belki pek benim taraftarım bir konuşma değildi ama hiçbir sorun yok demesi yetmişti o kadın doktoru sevmem için. Ateş'te bunları duyunca mort olmuştu ve bu hoşuma gitmişti , birkaç gündür aramız iyi sanıyordum ama o beni kullanıyordu , bir piyon gibi ve beni kullanmasına izin vermeyecektim , sürekli böyle deyip izin verdiğiminde farkındaydım ama bir şey sürekli beni ona çekiyordu , sanki bir mıknatısın 2 zıt kutuplarıyız gibi. Bu evdeki 5.günümdü ve artık gitme vaktim yaklaşıyordu , Erenle konuşmayıda unutmuştum ve meraktan teyzemlere haber verecek raddeye geldiğini düşünüyordum. Telefondan Eren'e mesaj attım 'telefon numaranı ver' diye , yarım saat kadar sonra cevap geldi. '0*********' numarayı tuşlayıp aradıktan sonra ara kısmına tıklattım. İkinci çalışta açıldı. 'eren?' deyip ne tepki vereceğini merak edercesine sanki daha çok ses gelecekmiş gibi telefonu kulağımın dibine soktum. 'Öykü? Neredesin söyle hemen seni alacağım.. bak biliyorum bize kızgınsın seni oraya yollamıştık diye ama..' demek bu kadar endişeliydi benim için.. Adresi verdikten sonra evi temizledim. Normalde yapmazdım ama bedavaya kaç gün evinde kalmıştım onun. Ve temizlemezsem kendimi ona karşı borçlu hissedecektim , ki o zaman bir daha görüşmemiz gerekecekti. Aslında her yönde görüşecektik ama şimdilik bununla avutuyordum kendimi. Bavulumu hazır ettikten sonra ayağımdaki sargıyı çıkardım , ağrım kalmamıştı ve gerekli değildi. Telefonu masanın üzerine bırakıp üzerime ceket giydim , ve evden çıktım.. ** Öykücüğüm canım neden bize haber vermedin ? ödümüz koptu , Eren 2 saat önce haber verdi. Sen ..yani onca gün başka birinde kalıyordun.. kim?' deyip merakla gözlerime baktı teyzem. 'Teyze. Problem yok , bir arkadaşım,güvenilir' deyip bavulumu içeriye soktum. Ama daha içeriye girer girmez beni o kadar soru yağmuruna tutmuşlardı ki ne yapacağımı bilmiyordum. 'teyze.. sadece dinlenmek istiyorum.. 'deyip yukarı kata çıktım. Bavulum biraz ağır olduğu için taşımakta bayağı güçlük çektiğimide unutmadım tabi. Dansa da gitmeyecektim Ateş Göksu'yla da çıksa umrumda değildi şu dakikadan sonra Odama girer girmez bavulumu çalışma masamın yanına koyup yatağıma uzandım , Ateşin benim için dediklerini düşünürken uykuyla kucaklaştım.. -Misperi'den- Öyküyü günlerdir görmememi saymazsak çok güzel bir hafta geçiriyordum , az sonra dans provasına gidecektim ve Öykü beş gün önce geleceğini söylemişti. Onun için ayrı bir güzel hazırlandım. Kürşat garip ama son provaları hiç kaçırmamıştı. Üzerimi giyindikten sonra Egeye beni bırakmasını rica ettim. Belki siz bile şaşıracaksınız ama kabul etti ve on beş dakika sonra prova için çalışmaya geldiğimiz yere bırakıp gitti. İçimde büyük bir mutlulukla içeriye girdim. Bizi çalıştıran iki öğretmen karşılıklı kahve içerken arka taraftan dans için müzik açıktı ve 3 grup dans ediyordu , Ateşte Öyküde görünürde yoktu , nerdeydiler? İçimdeki tüm sevinç hüzne dönüşürken Kürşat hüznümü böldü. 'başlayalım istersen?' son günlerde bana karşı nazik davranıyordu ve bu çok hoşuma gitmişti , belki de Öykünün bana kimi sevdiğimi anlama testi yaptırmasına gerek yoktu.. Ben Kürşat'ı seviyordum... ** - Öyküden - Teyzemin söylediği kadarıyla 5 saat boyunca uyumuşum ve şu an saat 6. Provanın olduğu zaman. Gitmek istiyordum ama Ateşe o kadar kızgındım ki psikolojim buna el vermiyordu , haklı olarak. Ama en çok şaşırdığım şey bana ilk inandığını söylemesiydi , eğer inansaydı şuan aramız bozuk olmazdı.Psikolog bunalıma girdiğimi düşündüğümü söylediğinde bu şeylerin hepsini kafamda kurmuş olabileceğimi fark ettim , yani bir kez kaçırılıp bir kez kızlar tuvaletinde kitli kalmıştım ve psiklojim haklı olarak bozulmuştu. Ama eğer iyi vakit geçirirsem kurtulacağımı söylüyordu ,umarım haklı çıkardı.. Bende Misperinin provadan çıkmasını bekledim. Saat 7'de üzerimi giyindim ve bilgisayarımdan f*******:'a girdim. Mesaj : Misperi 'Misperi.. ben hastaneden çıktım..' cümleyi yazarken bile zorlanıyprdum , ona yalan söylemek istediğim son şeyken söylüyordum. Birkaç dakika sonra cevap geldi. 'ne??' şaşkın olması oldukça olasıydı , bende onun yerinde olsam bende şaşkın olurdum. Ellerimi tekrar klavyeye götürüp 'Size geleyim mi? Canım sıkkın?' yazdım , evet diyeceğini biliyordum ama hayır derse g*t olurdum cidden. 'Acil gel! Sana anlatacak çok şeyim var!' cevabı gördükten sonra teyzeme söyledim , ilk mızmızlandı ama Misperileri yakından tanıdığı için izin verdi tabi Erenin bırakması şartıyla. Erenel evden çıktıktan sonra ceketimi unuttuğumu fark ettim ,havalar soğuktu malum. 'Ben ceketimi alıp geleceğim bekle!' deyip zili tekrar çaldım. Asker desenli ceketimi giydikten sonra merdivenlerden tek tek indim ve tenimin soğuğa alışmasını sağladım. Arabaya bindikten sonra ilk dakika tereddütlü geçmişti . Eren ağzını açacak gibi oluyor ama sonra hemen geri kapatıyordu. Onu görmediğimden beri biraz değişmişti , saçlarını kestirmiş olmasına rağmen tekrar uzuyorlardı. Yüzünde yeni fark ettiğim birkaç çizik oluşmuştu , sanki tırmalanmış gibiydi. Giydiği yeşil gömlek göz rengini iyice belirginleştirmiş ve ona ayrı bir hava katmıştı , valla kuzenim olmasa çocuğa yürüyecektim o derece ,Misperinin onda ne bulduğunu şimdi anlamıştım. 'Kimde kaldın?' deyip bir saniyelik kısa bir süre kafasını bende tarafa çevirdi ama hemen geri döndü çünkü ana caddedeydik. Eğer iki gün sonra gelseydim kim olduğunu söylemeyecektim ama artık söylesem de bir şey fark etmezdi. 'Ateş' deyip dudağımı ısırdım .Tamam abim olmayabilirdi belki ama kuzendik ve o benden 5 ayda olsa büyüktü. Kaşarını çattı , yandan çok olmasa da biraz fark edilmişti. Birkaç saniye daha sürüp durdurdu. 'Ateş mi? Benim kuzenim olan? Neden Zuhal teyzelerde kaldığını söylemedin? Hem onlar niye bize haber vermedi ki ? yoksa söylememeleri için uyardın mı onları ?Asıl önemlisi kaçtın mı??' Ana caddede araba durdurmanın da cezaları vardı tabi ama şuan bunu umursamamalıydım çünkü çok daha büyük bir sorunum vardı , hem durduran kişi ben değildim Eren'di. 'Hayır.. yani bak ben tedavi hastanesinde kapı kilitliyorlarmış ve ben bunalırdım küçücük odada şansıma yanımdan geçen bir hademeden anahtarları kapmıştım. Sonra kadın beni odaya bırakıp kapıyı kitledi ve oda arkadaşımla tanıştım. Sonra onla 4.kata çıktık ki kadın burası 3 katlı dedi ama 4.kat gözümden kaçmadı ve merak ettim. Her neyse sonra orada bir oda varmış cinayet işlenen buse yani oda arkadaşım beni zorla oraya geçirdi. Meğerse psikopatı tekiymiş . beni öldürecek ti testereyle ama bi kadın kurtardı beni. Bende hemen aşağıya indim ve Ateşi gördüm, ne işi olduğunu bilmiyorum..' O arada Eren 'ona ben söylemiştim..' diye fısıldadı. 'Sonra bana inandığını söyledi , sizin aksinize. Sizde bir tek Faruk eniştem inandı bana! Sonra beni evine götürdü ama başka bir ev. Beş gün orada kaldım , gerçekten çok iyi davranmıştı bana..' bu kısımda biraz abartmıştım yoksa Ateşe kızabilirdi. Bir dakika ben hala Ateşi düşünüyorum. Tabiki de ' Hayır hayır bana çok kötü davrandı , öyle kötü davrandı ki dövdü beni. Bende korkumdan geldim Eren ' deyip ağlamadım , sadece tepki vermesini bekledim. 'Bir şey olmadı değil mi aranızda? Yani kuzen sana abin gibi karışmak istemem ama Ateşi gerçekten sevsen bile kuzenim olduğu için biliyorum o öyle sevgili işleriyle uğraşmaz. Hayatı benim gibi tek geceliklerle geçer onun' deyip nefesini üfledi. Başta biraz sert tepki verdiği için kızacak sanmıştım ama hiçbir yönde kızmadı hatta bi ara Ateşle beni destekliyordu , belki de olamayacağımızı biliyordu. 'biliyorum. Zaten o yüzden geldim..' deyip önüme döndüm. Cevap verecekti ama arkadan bize bağıran en az beş araba buna engel oldu. 'Adam sopayla geliyo Sür eren sür' Belki de adamın arabasında kadın doğum yapmak için hastaneye gidecekti ve i biz buna mani oluyorduk elki de o bebeğin kaderini değiştirecektik , yada iş toplantısına geç kalıyodu diyeceğim de yanında niye sopa taşısın? Tamam sanırım bunalım bana çok düşündürttürüyor! 'Seni çok özledim Öyküü!' deyip ıslak bluzuyla üzerime atlaması dışında bende Misperiye sarıldım. 'bende..' Elindeki tokayla hemen saçını toplayıp az ilerimizdeki orta boylu bizden biraz büyük ablanın kulağına bir şey fısıldadı ve 'hadi yukarıya çıkalım..' dedi. Her ne kadar ne dediğini merak etsem de asıl merak ettiğim Ege'nin burada olup olmadığıydı çünkü yüzünü görmek istemiyordum. Merdivenlerden ikinci sınıf çocuğu gibi çıktıktan sonra saçlarım dağıldığı için hemen topuz yaptım ve odasına girdim. 'odam seni çok özledi bebeğim!' deyip kahkaha attı ve sırıttı. Misperi de bugün bir şeyler vardı ama.. Gözlerimi kıstım ve tam gözlerine bakmaya başladım. Sırıtmayı bırakıp normal ifadesine büründü ve 'ne??' dedi. Kesinlikle bir şeyler dönüyordu ama benim hala haberim yoktu. Yatağına atlayıp 'sende bir şeyler var , hayırdır?' dedim. Koca dolabını açıp pembe bir bluz ve siyah taytını çıkardı. Perdeleri çektikten sonra kapısını kilitleyip bizi karanlığa mahkum etti. Tabi sonra ışığı yakıp üzerini değişti. 'Şey..yani.. bir şeyler olduğu doğru' dedi. Ne olmuştu acaba ? Yoksa..... 'ne? Ne? Kızım beni delirtme meraktan öleceğim' deyip yatağında zıplamaya başladım. O kadar rahat bir yatağı vardı ki.. 'şey... ben...yani Kürşat beni öptü' Söylediği cümleyi duyunca dona kaldım. Şaşırmıştım açıkçası , çünkü ben.. Misperiyle Eren sanıyordum.. Bedenimdeki hayal kırıklığını yok etme çabasıyla gülümsedim. 'gerçekten mi??' deyip ona sevinmişim gibi göstermeyi ihmal etmedim tabi , üzülmesini istemiyordum. asla! Suratı soldu 'Öykü..sen ne sandın ki? Kürşatı bana yakıştırmıyor musun yoksa?' deyip suratını astı.Onu üzmeyeyim derken daha da üzmüştüm. 'hayır.. ben. Sadece Erenle sen sanmıştım..' ***** Eve gelince akşam yemeği yemedim çünkü Misperilerde bayağı doymuştum. Yarın pazardı ve ben dansa gidecektim. Ateşle aram bozuk diye neden dans etmeyeydim ki? Hem belki şansım yaver giderse partnerimi değiştirirdim. Bayağı yorgun olduğumdan üzerimi giyer giymez uyudum.. Yağmur gökten yere pat pat damlarken dans için giyeceğim giysileri seçiyordum , hava bugün tamda sevdiğim gibiydi ama çok çamur vardı. İşte yağmurda en nefret ettiğim kısım buydu. Converse'mi (konvers) giyip aşağıya indim. 'ereenn! Ben gidiyorum' deyince yukarı kattan aşağıya paldır küldür sesler gelmeye başladı. Eren oynadığı bilgisayar oyunundan fırlamış yanıma gelmişti , gözleri şişmişti , gece boyunca bilgisayar bakınca böyle oluyor demek ki.. 'ne-nereye gidiyorsun? Ben bırakırım deyip fortmantodan ceketini aldı. 'gerek yok ya! Kaçmayacağım merak etmeyin. Dans provalarım var , hani yıl sonu gösterileri için , sizin okul her yıl yaparmış' dedim , Misperi söylemişti. 'tamam ama beni haberdar et' deyip yeni yeni uzayan saçlarını karıştırdı ve bana arkasını dönüp merdivenlerden çıkmaya başladı . Ancak Misperiyi görürsem haber verebilirdim çünkü telefonum tedavi hastanesindeydi ve eğer kalsaydım çıkacağım pazartesi gününe kadar verilmeyecekti. Taksi durdurup adresi verdim ve etrafı seyretmeye başladım. Annesinin elini tutup dibine yapışan çocuklar , sarılan sevgililer , sanırım ama emin değilim babasıyla şakalaşan kızlar.. Şuan yoksun olduğum tüm durumları dışarıda yaşıyorlardı. Keşke diyordum keşke bende yaşayabilsem.. Sonunda prova yerimize geldiğimde derin bir nefes aldım 'hiçbir şey olmayacak!' İçeriye girdiğimde herkes oturmuş arkadaşı yada partneriyle konuşuyordu , Ateşte Kürşatlaydı. Misperiyse zavallım tek başına oturmuş ayağıyla yere şekiller çizip çizdiği şekilleri izliyordu. dün bana neden gelmediği sorduğunda Ateşle aramın bozuk olduğunu ve gelmeyeceğimi söylemiştim ama dün Erenle yaptığım konuşma sonrası gitmeye ikna olmuştum. Kürşat ve Ateşin tam yanından geçtim , ikiside bana şaşkın şaşkın bakarken omzuma taktığım çantama daha da tutunup Misperinin başında durdum .Ayaklarımı görünce hemen başını kaldırdı. 'öykü??' en az dün ki kadar şaşkın olduğunu biliyordum bu yüzden tebessüm ettim. Çantamı oturduğu koltuğa koyup ona sarıldım. 'hani gelmeyecektin ?' Kaşlarımı kaldırdım ve 'şey.. bazı kişiler fikirimi değiştirdi. Ateşle aram bozuk diye dansı bırakmayacağım ' deyip elimi saçlarıma götürdüm.'afferin sana! Bırakma zaten hem öğretmen Göksunun artık gelmeyeceğini söyledi Ateşide biriyle eşleştirecekti ama şimdilik boş' Kaşlarımı kaldırdım , eğer Ateşle küs olmasaydım bu durum benim için mükemmel olurdu ama açıkçası şuan pek önemsemiyordum. 'Başka erkek yokmu?' deyip Misperiye baktığımda 'zeki Öykü zaten erkeklerde dans eden az maalesef yok' dedi. 'bir iki üç.. ve dönün' bizi çalıştıran öğretmen bunları söylerken gözlerimi Ateşin gözlerinden ayırmak için sürekli başka bir tarafa bakıyordum. Dansa çalışmaya başlayacağımız sırada ' çıkışta senle konuşacağız' demişti , onu umursamıyormuş gibi görünmek istesem de meraktan ölüyordum ne diyecek diye. Öğretmen bana son kez şans tanıdığını bir daha olursa almayacağını ve bir çok provayı kaçırdığımı söylemişti. Kadın da kendi çapında haklıydı tabi. Bu yüzden pazartesi günüyle beraber bir hafta aralıksız çalışmaya gelecek ve kaçırdığım günleri telafi edecektim. 'neden bu kadar uğraşıyorsun?' deyip beni kendine çekti. Cevap verecek miydim? Hayır, ona küs olduğumu ona haber vermeden evden giderek açıkça belirtmiştim zaten. 'bana cevap ver Öykü, şuan şurada kavga yapmak istemiyorum' 'ne ? ne alaka? Ben seninle konuşmuyorum..' deyip hocanın dediği hareketleri yapmaya devam ettim. 'benle konuşmuyorsan neden geldin ?' 'dans edip gideceğim senle bir alakası yok' içimdeki farklı düşünceler benzer şeyler söylüyorlardı. 'tabii ki onun için geldin , hayır gelmedin senin de bir gururun var , aşkta gurur olmaz, hayır olur' işte beynimde dönen düşünceler bunlardı. 'yalan söylediğini ikimizde biliyoruz..' Danstan sonra Misperi'ye hemen geleceğimi söyleyip Ateşin ' beni bekle' dediği zemin kata indim. Ellerini cebine sokmuş ilk defa gördüğüm şapkasıyla ayaklarına ya da yere bakıyordu. İlk defa gördüğüm şapkası dedim ama zaten ilk defa şapka taktığını gördüm. Beni fark etmesini sağlayacak şekilde zemine vurdum ve kafasını kaldırmayı başardım. Kaşlarını çatıp gelmemi seyretti. İçim kıpır kıpır olmuştu , şuan ne hissediyordu? Beni görünce benim hissettiğim gibi heyecanlanmış mıydı? Bir metre ilerisinde durup arkasına yaslandığı duvara yaslandım. 'ne konuşacağız?' görende benim kötü kız olduğumu sanacaktı , ona kızgınken yanında böyle davranıyordum. 'neden bana haber vermeden gittin?' deyip tek kaşını kaldırdı. 'anlamadın mıı gerçekten? Sana kızgınım benim nasıl deli ya da psikopat olduğuma inanırsın? Ben sana güvenmiştim , bana inandığın için. Teyzemler inanmazken sen inandın diye' deyip yüzüne baktım. Birkaç saniye sonra oda gözlerime baktı ve ' sana inanmadığımı kim söyledi? Sana inanıyorum Öykü. Sana böyle deme sebebim deli olman değil , zaten değilsin .Sadece karnındaki kesikleri görünce pürüzsüz vücuduna zarar verdiğin için sinirlendim! Deyip nefesini üfledi. Mükkemmel vucüt .. 'sadece bu yüzden mi?' deyip merakımı gidermek için sorduğum soruya 'hayır. Canın acıdığı için sana kızdım' dedi O.. o beni önemsemiş miydi? Beni? 'Neden yaptın ?' dedi . Demek nedenini öğrenmek istiyordu.. Sustum , sanırım cevap vermeyeceğimi sandı ama aniden' geçen yıl.. ' diye başladığımda kafasını bana çevirip şaşırdığını belli edecek derecede kaşlarını kaldırdı. '..Bi sevgilim vardı adı Tolga vasiyetnamemi okuduysan görmüşsündür' deyip tebessüm ettim.'..beni en yakın arkadaşımla aldatmıştı ve bunalıma girmiştim , annemler fark etmese de karnıma çizikler atıyordum' Birkaç saniye anlamak için duraksadı. 'Bu yüzden vücuduna çizik attığına göre değerli olmalı'dedi 'eskiden öyleydi , evet ama artık onu sevmiyorum..' deyip gözlerinin içine baktım. 'barıştık mı şimdi?' deyip ellerini cebinden çıkarıp tebessüm etti. Bana güldü mü o ? en fazla iki saniye süren gülümsemesi onu affetmem için yetmişti. 'barıştık' deyip iyice bedenine yaklaştım. Ellerini bedenime sardı ve dudakları dudaklarıma yapıştı...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE