Bu Cem'di. Cem yürek falan mı yemişti acaba? Buraya kadar gelmesinin başka açıklaması olamazdı. Kollarımı göğsümde bağladım. Arkamı geri döndüğüm de Ömer'in buraya doğru geldiğini gördüm. Eli boştu, valizleri arabaya koymuş olmalıydı. Kaşları hafif çatılmıştı. Yanımıza gelince, önce Hazan'a sonra bana baktı. "Niye bekliyorsunuz siz burada?" Diye sordu pürüzsüz çıkan sesiyle. "Hiç." Diye mırıldandı Hazan, 'i' harfini uzatarak. "Cem burada." Dedim pat diye. Ömer şaşkınlıktan açılmış gözlerini bana çevirdi. "Ne?" diye bi nida döküldü dudaklarından Ömer'in. Soru sormaktan ziyade, şaşkınlığını dile getiriyor gibiydi. Derin bi nefes aldım. Ömer etrafa bakınmaya başladı. Sonra bakışlarını bi noktaya kilitledi. Ben göstermeden Ömer Cem'i görmüştü. Ömer başını dikleştirdi. Boğazındaki damar

