Dün yaşadığım Hülya vakasını dün gece uyumadan evvel uzun uzadıya düşündüm. O cadı benim pastacıma layık değildi. Zaten bir nevi ön ayrılık yaşadıklarına göre artık pastacımla aramda bir engel yok denilebilir. Bugün hava çok soğuk olduğu için oldukça sıkı giyindim. Başıma bere, boynuma atkı, ayaklarıma ise çizme giyindim. Tabii ki topuklu... Pastaneye girdiğimde pastacı bana dönüp "Hasta mısın diye sordu? Niye bu kadar kalın giyindin?" diye sordu. İşte ya nasıl da benimle ilgileniyor. "Yoo, hasta değilim sadece soğuk havaları pek sevmem." "Hadi önlüğünü giyip gel. İlk önce masaları sil sonra camları." "Tabii olur." Hayatımda cam silmediğimi söylesem ne derdi acaba? Bu sırrı kendime saklayıp depoya girdim. Oradan gerekli malzemeleri bulup işe koyuldum. Olduğu kadar, olma

