"Mehir hadi kızım git bana su getir." Kendime su içmek için bile mutfağa gitmeye erinirken annem için hiç tembellik yapmadan kalkıp mutfağa giderim. Çünkü o anne, terliği var. Mutfağa girdiğimde pencereden bir tıkırtı geldi. Korkarak başımı sağa çevirdim. Pencereden bana bakan Kalender miydi? Yok artık! Bizzat kendisi! Onun ne işi vardı burada? Ben böyle kadere razı değilim! Lütfen değişelim, takas makas ne olursa! "Ka-pı-yı aç..." dedi ağzını hareket ettirerek. Bağırmıyordu göt korkusundan, eliyle kapıyı işaret etmeye devam ediyordu. Kaşlarımı kaldırıp gözlerimi belerttim ve orta parmağımı kaldırdım. Bu tam olarak 'N.a.h. açarım!' demekti. Hayır, bunu ona söylemedim o böyle anladı. Ben gayet edepli olarak parmaklarımdan birini gösteriyordum. "Aç!" dedi ama bu kez sesli bir ş

