Yüzükleri parmaklarına geçirdikten sonra Nazlı'ya sarılan dedesi ağlamaklıydı bunu gören Nazlı gözlerinde hazır beklettiği göz yaşlarını akıtmaya başladı. Ardından Asil'e sarılıp
" evlat kızım sana emanet "
Asil " başüstüne efendim gözünüz arkada kalmasın " diyerek elini öptü.
Ali Bey önce Nazlı'ya sarıldı " ailemize hoşgeldin güzel kızım"
Nazlı " teşekkür ederim efendim diyerek elinden öptü . Asil'in ailesi, Nazlı'nın ailesi ve Ömer'in ailesi dışında kimse bu nişan merasimine davetli değildi . Büyükler tebrik edip içeri geçtiler. Törenin yapıldığı bahçe oldukça gösterişli süslenmişti.
Herkes iyi dileklerini dileyip gittikten sonra ikisi başbaşa kalmıştı. Beyaz tüllerle süslenmiş dekorların arasında Asil ve Nazlı yalnızdı. Asil Nazlı'nın elini tutup tekrar bakıp "gerçekten bugüne inanamıyorum sen artık benimsin "
Nazlı " bende hala inanamiyorum hiç kendimi böyle bir durumda düşünmemiştim"
Asil ellerini tutup öptüğünde Nazlı da onun yüzük olan parmağından öpmüştü.Asya bir köşede sinsice fotoğraf çekiyordu. Asil onu görünce " cadı sen orda ne yapıyorsun "
" abi sizin için valla ölümsüzleştireyim dedim bu ilkleri "
Asil" sen muhteşemsin ufaklık çekmeye devam et dedi"
Asya bu sefer daha rahat bir yere geçip çekmeye devam etti .
Asil Nazlı'ya romantik bir bakış atarak izninle sevgilim diyip yavaşça dudağına uzandı.
Nazlı utanarak "umarım kimse görmemiştir "
Asya " abi muhteşem oldu bu poz diyerek onlara verip hemen kaçtı."
Asil "bu poz gerçekten muhteşem film kapağı olur hemde en güzel aşk filmi "
Nazlı "deli ya"
Vee gece sonlanmisti.
Hikmet Bey'in malikanesi son iki haftadır oldukça hareketliydi. Kız istemeden bir gün sonra Cansu'nun kına gecesi olacaktı ve hummalı bir hazırlık vardı. Asil bu süreçte oldukça stresliydi . Nazlı 'yı yakından görmek zaten mümkün değilken telefon ile konuşmak bile zordu. Nazlı ile sabah ayak üstü sohbet edip yine kız erkek grubu olarak ayrılmışlardı. Önce hamam keyfi yapılmış ardından kuaför ve akşam üstü eve dönüş ile kına gecesi başlamıştı. Erkeklerde Ömer'in eğlencesine katılmıştı. Geç saatlere kadar süren eğlenceden çıkıp kına gecesi basma geleneğine uymuşlardı.Cansu geleneksel bindallısını giymiş, ellerine kına yakılmış, oynayan kızları izliyordu.Ömer ve beraberindekiler gelince Cansu ve Ömer dans etmişti. Soner de Elif'i görünce yanına gitmişti . Asil ortada kalmıştı ve Asya'ya "sevdiğim nerde "sorduğunda odasında telefon görüşmesi yaptığını söyledi.
Asil hızla odasına gitti nasılsa bu kalabalıkta kimsenin gözüne batmazdı. Nazlı biranda kapının açılması ile şok geçirmişti hiç beklemediği anda Asil girdiğinde eliyle işaret edip konuşmasını bitirip yanına geldi.
Asil üstündeki kıyafetleri incelerken kendine hakim olamadan "bu kıyafetle asla odadan çıkamazsın"
Nazlı Asil'in bu tavrına çok şaşırmıştı ve anlam veremedi sinirli bir tavırla "çekil"diyerek kapıdan çıkmak istedi. Asil yaptığı hatayı farkedince sıkıca sarılıp " lütfen gitme "
Nazlı " ne demek ya asla çıkamazsın"
Asil " özür dilerim engel olamadım içimdeki hayvana o kadar güzel görünüyorsun ki ben seni başka bakışlarla paylaşamam"
Nazlı "içerde sadece kadınlar var hem sen nasıl geldin"
Asil" az önce bir sürü adam girdi eve ve ben ölürüm böyle çıkarsan"
Nazlı " öl bana ne çekil önümden"
Asil " biliyorum kızdığın için böyle diyorsun ama gerçekten çok açık bu incecik askı bu elbiseyi taşıyamıyor bile " diyerek elini neredeyse tümü açık olan sırtına koydu.
Nazlı tüm kararlılığı ile "lütfen odamdan çıkar mısın ?"
Asil tekrar özür dilerim diyerek çıktı.
Nazlı gece boyunca odasından çıkmadı ve işi varmış gibi bilgisayar önünde öylece durdu. Kimsenin olanları bilmesine gerek yoktu.
Sabah olunca hazırlıkla devam ediyordu. Cansu çok heyecanlıydı ve Nazlı yanından hiç ayrılmıyordu arada duygusallaşıp ağlıyorlardı. Asil sürekli mesaj atarak üzgün olduğunu belirtiyordu. Nazlı oldukça kararlı bir kadındı ve kendi ne yapması gerektiğini çok iyi bilirdi. Birinin onun sevgisini taviz olarak kullanmasına asla katlanamazdı.
Düğün marinada yapılacaktı.Davetliler yavaş yavaş gelmeye başlamıştı. Nazlı ve Cansu gelin odasindayken Ömer ve Asil geldiler.Birkaç dakika sonra Asil onları yalnız bırakalım deyince çıktılar.
Asil " kendini yanlış ifade ettim, hatta edemedim çok üzgünüm"
Nazlı " ben sakinleşmek için bekledim ama bunun ikincisi asla olmaz bunu bil. Ben nerde ne giyeceğimi ,nasıl davranacağımı iyi bilirim .Ayrıca insan gibi söylesen zeten değiştirdim ki ben öyle kendimi sergilemeye bayılan biri değilim. Sadece kadınların olduğu bir ortamdı ona göre giyinmiştim."
Asil oldukça üzgündü ve tek kelime bile edememişti.
Organizasyon yapan kadın gelerek Cansu ve Ömer'in çıkması gerektiğini söyleyince onlarda davetlilerin arasına geçmek için gidiyorlardı. Asil onunla yanyana yürürken dayanamayıp elinden tuttu ve " beni kendinle cezalandırma lütfen bir daha olmayacak söz" dediğinde Nazlı ona bakıp " biliyorum " diyerek elini sıkıca tutup içeri geçtiler.
Ömer ilk dans için sevdiği kadına kendi şarkı söylemişti. Bir eli mikrofonda diğeri sevdiğinin belinde Mustafa Ceceli'nin gül rengi şarkısını söyleyerek dans ediyorlardı. Nazlı onları tebessümle izliyordu. İlk danstan sonra davetlilerde dans için kalkmıştı. Asil bu fırsatı hiç kaçırmak istemiyordu . Dedesinin yanında oturan Nazlı'ya doğru giderek önce Hikmet Bey'e dönüp " izninizle torununuzla dans etmek istiyorum"
Hikmet Bey " evlat bana değil ona sorman lazım " diyerek güldü. Asil elini uzattığında Nazlı birşey demeden kalktı.
Asil
-bana bakmayacak mısın?
Nazlı
-nerden çıkardın bunu
Asil
-ama dün geceden beri beni görmezden geliyorsun.
Nazlı
- sen de beni bir cümlen ile yıktın.
Asil
- daha ne kadar özür dilemem lazım
Nazlı
-ben özür beklemiyorum o yüzden boşuna dileme. Ben senin üzgün olmanı istiyorum ve beni üzdüğün kadar üzül.
Asil
- çok üzgünüm zaten daha yeni kavuşmuşken yüzüme bile bakmıyorsun
Nazlı
- yüzük takınca malın olduğumu düşünmüşsün gibi geliyor . Bazı adamlar gibi sende sadece sahip olmak için mi yanında taşıyorsun beni. Ben senin beni böyle sevmediğini biliyorum ama inan bu düşüncelerden gece uyuyamadım.
Asil
- Ben seni öyle sevmedim bunu bilmem lazım. Sadece içimdeki kıskanç hayvana söz geçiremedim.
Nazlı
- seninde beni tanıman lazım daha önce hiç öyle giyindiğimi gördün mü? Tamam sadece mini giymeyi seviyorum onun dışında sevmem açık giyinmeyi ve bugüne kadar ne zaman dediysen üstümü değiştirdim yine yapardım seni üzmemek için ama sen bana sert bir tavırla söyledin cümlelerin ok gibi saplandı.
Asil
- haklısın meleğim bunun tekrarı olmayacak seninle herşeyi konuşarak halledeceğime söz veriyorum
Nazlı
- tamam bunu unutalım o zaman
Asil derin nefes alarak " oh be şükür kavuştum yine sevdiğime " diyerek anlından öptü.Nazlı bu kez hiç itiraz etmedi ve öylece durdu.
Sabah vedalaşma zamanı gelmişti. Uzun zamandır işi gücü unutmuşlardı.İstanbul'a dönmek demek yoğun iş temposu demekti . Yine başbaşa uzun bir yolculuk onları bekliyordu. Ve Asil yine radio diye açtığında bu sefer çalan şarkılar ve ses tanıdık gelmişti. Nazlı ona dönüp " bu ilahi işaret çok tanıdık "
Asil " sen benim senden vazgeçtiğimi düşündüğünde ben sesinle kalbimi onarıyordum"
Nazlı " ya sen nasıl bı delisin. Amerika'ya gittiğine emin misin ?"
Asil" vücudum gitti ama kalbim sende ruhum ise esirdi"
Nazlı " nasıl bunlar sana ulaştı"
Asil " senin iyi olduğunu bilmem lazımdı iki hafta sonra ancak kendime gelmiştim ve birini seni sürekli takip edip bana bilgi vermesi için görevlendirdim. O da akşam seni izlemeye gelir bana video atardı.O güzel yüzüne, sesine hayran hayran bakardım. Yoksa zaman geçmezdi ve ben delirirdim"
Nazlı " bana kriminal diyen sen benden beter çıktın"
Asil "ben böyle değildim beni sen yaktın"
Nazlı" sen bana yandın mi ?" diyerek güldüğünde Asil " sen gül sevgilim ben ikimizin yerine yanarım , kül olurum , küllerimden yeniden doğar alev alev yanarım"
Nazlı " sen yola bak sakın bana bakma" diye uyararak hızlıca ona doğru uzanıp öptükten sonra " seni cook seviyorum Asilim"
Asil " araba kullanan adama bu yapılır mı be Nazlı kalbim tekliyor"
Nazlı "sakin ol bal böceğim eve gidince bir daha öperim"
Asil" bal böceği mi? Sen de baya romantiksin güzelim "
İstanbul'a geldiklerinde Nazlı'yı evine bırakıp kendi evine geçti.
Nazlı bazı günler hastaneden çıkıp vakfa gidiyor bazı günler şirketten çıkıp sevgi evine gidiyor bazen geceyi de orda geçiriyordu. Oldukça yoğun bir temposu vardı. Asil arada fırsat bulup onun gibi sevgi evine gidiyor ve birlikte çocuklarla ilgileniyorlardı ama başbaşa kalmaları çok mümkün değildi.Elif ve Soner minik ikizlerinin evlatlık işlemlerini tamamlayıp Amerika'ya dönmüşlerdi. Asya da İstanbul'a üniversite okumak için gelmişti ve Nazlı onunla kalması için Ali Bey'den izin almıştı. Tek başına yaşamaktan sıkılıyordu. Tabi bu durum Asil'inde oldukça hoşuna gitmişti artık arada rahatlıkla orda kalabilirdi.
Nazlı akşam eve geldiğinde Asya ile ne yesek diye plan yaparken kapı çalınmıştı.
Asil tüm sevimliliği ile" hadi yemeğe gidelim"
Nazlı "öyle yorgunum ki hiç çıkasım yok "
Asya " ablam çok yoruluyor dün gece hep uyanıktı eve istesek olur mu?"
Asil tamam diyerek içeri girdi . Nazlı her zamanki gibi en sevdiği salıncaklı koltuğunun yumuşak minderleri arasında kaybolmuştu ve uyukluyordu.
Asil " neden gece uyumadın güzelim sana yardım etmek istiyorum "
Nazlı "vakıf için bir gece düzenlemek istiyorum Elif gidince iyice tek kaldım."
Asil " ben seve seve yardım ederim."
Nazlı yerinden kalkıp Asil'in dizine başını koydu "o zaman yarın vakfa gelir misin?"
Asil saçlarını okşayarak "gelirim bitanem"
Asya " ya sizin yüzünüzden hemen aşık olmak istiyorum"
Asil " cadı daha fazla konuşma odana git ders falan çalış bir daha da aşk falan duymayayım" Nazlı beklerken uyumuştu. Hatta öyle derin uyumuştu ki Asil kafasını yastığa koyduğunda uyanmamıştı. Üstünü örterken minik öpücük kondurdu saçlarına yaklaşık bir saat uyumuştu ve yemek gelmişti. Asya ile birlikte yemeği hazırlayıp yavaşça Nazlı'yı uyandırmıştı ve birlikte yemeğe oturmuşlardı.
Nazlı " Asil bizimle kalmaya ne dersin?"
Asil " bana mı dedin yoksa hala uyuyor musun?"
Nazlı " seni çok ihmal ediyorum ."
" meleğim sen ciddi misin?"
"evet bitanem ama reddetme sakın içgüveysi gibi düşünme bunu ev arkadaşı gibi "
" reddetmeyi hiç düşünmedim ki ama deden duyarsa "
"üçümüzden başka kimse bilmeyecek"
Asya " abi annemde duymamalı sürekli bana seni soruyor geliyor mu kızı rahatsız ediyor mu giyimine karışıyor mu ?"
Nazlı " anne dediğin böyle olur kadın doğurduğunu tanıyor desene " gülümseyince
Asil " benim ailem seni gelin gibi değil beni damat gibi görüyor."
Nazlı " senin kırılan kalbini severim "
Asil " yemekten sonra bana yardım et o zaman gidip eşyalarımı alıp gelelim"
Nazlı " Asya yalnız kalabilir misin?"
Asya " abla ben tabiki kalırım hadi siz gidin ben burayı toplarım"
Hemen vakit kaybetmeden çıkıp gittiler. İçeri girdikleri gibi Asil hızla Nazlı'yı kucağına alıp odasına götürdü. Nazlı şaşkınlıkla " asla olmaz " dediğinde
Asil " at kafandan fesat düşünceleri ben sana sarılıp uzanmak istedim "
Nazlı " ne kadar fesatmiş düşüncelerim tüh kahretsin adam beni kucağında yatağa kadar getirince ne düşünebilirim acaba".
Asil "çok değil azıcık fesatlık olabilir"
Nazlı " lütfen benim hayallerim var "
Asil " tamam konuyu kapatıyorum. Başka konuya geçiyorum.Sen beni çok mu özledin yoksa bu teklifi yapmazdın"
Nazlı " yok canım özlem değilde çok yoğunum ve belki o muhteşem kafan benim işleride halleder diye "
Asil "yani beni işin için mi kullanacaksın"
Nazlı "kısmen öyle diyebiliriz. Sen bana yardım edeceksin ve bende karşılığında işte seninle yaşayacağım"
Asil " yani yardımın karşılığı da mı var ? Benimde şartlarım var o zaman"
Nazlı "neymiş o şartlar"
Asil " her sabah seni ben uyandırcağım,birlikte kahvaltı yaparız ve ben seni giydiririm sonra akşamda gelince Asya uyuduktan sonra bir saat seninle başbaşa kalmak istiyorum."
Nazlı " hadi ordan Asil Ağa sen beni ne sandın "
Asil " abartma meleğim en fazla iki üç ay sonra karım olacaksın"
Nazlı "hey sabırsız ağa benim tüm hayallerimi yıkıyorsun"
Asil "hayallerini bana da anlatsana bende bileyim ona göre davranayım"
"Birincisi ben asla soğuk mevsimde evlenmem yaz olacak yemyeşil bir yerde yeşilliklerin üstünde sadece papatyaların olduğu. Gösterişten ve lüksten uzak bir yerde sade bir merasim istiyorum. Ben öyle prenses gibi gelinlik giymekte istemiyorum oldukça rahat giyinmek istiyorum ve sende öyle klasik takım giymeyeceksin beyaz pantolon ve gömlek yakasıda açık olacak ve saçların da dağınık olmalı"
Asil" sakın mini gelinlik deme valla düğüne kimseyi davet etmem "
Nazlı " mini değil merak etme canım ama o fikirde fena değil"
Asil " neyse bu gelinlik kısmını geçtim ikinci hayalin ne"
Nazlı "ikincisi evlendiğimiz geceye kadar benden uzak durman lazım ve o gece beni kucağında yatağa taşı istiyordum ama onu bugün yıktın"
Asil " sayılmaz bu canım o zaman bu kadar masum gideceğimi sanmam"
Nazlı " masumiyetine hayran kaldım"