13.Bölüm

1910 Kelimeler
Sabah kahvaltıdan sonra vedalaşıp çıktılar. Artık İstanbul'a gitme vakti gelmişti. Nazlı " rüya gibi herşey hem çok güzel hemde çok kolay oldu" Asil" ben sana demiştim " Nazlı " ben sana çok alıştım şimdi nasıl ayrılacağım bilmiyorum. Hem daha bir hafta olmadı " derken Asil'in yüzüne bakmadan söylemişti . Asil " sen gitmeyelim mi istiyorsun?" Nazlı onaylama anlamında kafasını aşağı yukarı sallamıştı. Asil" inan bana bende geceden beri aynı şeyi düşünüyorum. Bana taşın dersem gelir mi diye ? Sensiz tek bir gün bile geçirmek istemiyorum." " o zaman bu gece benimle kalır mısın?" Asil " seve seve kalırım" Sonunda İstanbul'a gelmişlerdi. Eve gelip duş alıp dinlenmek istediler. Asil'in planına dahil olanlar akşam kutlama yapmak için onlara sürpriz yapmak istemişti. Bundan habersiz salondaki koltukta sarılarak uyuyakalmışlardı. Cansu ve Ömer içeri girdiklerinde onları öyle görünce uyandırmadan başka tarafa geçtiler. Soner ve Elif'te gelince sese uyandılar. İçeri gidip bakınca Cansu " beyaz melek operasyonu başarı ile sonuçlandı" diyerek sarıldı kuzenine. Herkes onları tebrik etmişti. Ömer "çok hızlısınız ama benden önce sakın evleneyim demeyin" Asil " abi biz daha yolun başındayız ama sorsan şuan evli olmak isterdim" diyerek Nazlı'a baktı onun utandığını görünce göz kırptı. Elif "haftaya hep birlikte İzmir'deyiz sizi yalnız bırakmayız" Ömer " biz nikah için gün aldık hemde İzmir'den hiç dönmeden ikisini birlikte halledip döneriz" Nazlı Cansu'ya dönüp " ne zaman " Cansu "9 gün sonra ". Nazlı " hep birlikte yaşayalım mi sizde burda kalın bizde evlenince burda yaşarız hiç ayrılmamış oluruz" Cansu " olur " Ömer ve Asil birbirine bakıp şaşırmıştı. Ömer " şaka olduğunu söyleyin lütfen. Ya ben karımla başbaşa yaşamak isterim. Tamam sizi çok seviyorum ama iç güveysi asla olmam. " Nazlı kedi yavrusu gibi Asil'e bakınca " güzelim adam haklı . Hem ben iç güveysi kabul etsemde sen zaten etmezsin. Sonuçta insan sevdiğiyle başbaşa daha çok şey paylaşabilir hem bak biz 4 günde yalnız kalınca neler yapabildik. Ama yalnız kalmak istemezsen bana taşınabilirsin." Nazlı "hayır evlenmeden seninle aynı evde yaşayamam" Asil "fikrini değiştirmeni sabırsızlıkla bekleyeceğim meleğim" Nazlı kuzenine bakıp nasıl ayrılacağını düşünerek gözleri dolu dolu olmuştu .Artık hiç birşey eskisi gibi olmayacaktı. Nazlı " siz şimdi evlenince benimle nasıl görüşeceksin ya ben seni çok özlerim " diyerek ağlamaya başladı ve Cansu 'da ona eşlik etti. Elif " hey kendinize gelin ya biz buraya kutlama yapmaya geldik bu ne hal " Asil " nazlım sen böyle üzülme ben senin için heryerde yaşarım" Elif " sen aşık olunca iyice bir değiştin" Soner " biz aksi,huysuz, kuralcı, kibirli bilirdik sen bildiğin minnoş sevimli bı adam oldun" Asil " Nazlı'ya ayak uydurdum" Cansu göz yaşlarını silerek kuzenine büyük bir zevkle takılmaya başladı" Nazlı hiç minnos değil eniştecim aksine huysuz, uyumsuz , herkesi herşeyi beğenmeyen biri" Asil " aslında o benim ruh ikizim ve ben aramızdaki benzerliklere ilahi işaret gözüyle baktım . Mesela kıyafetlerini renklerine göre diziyor , kitaplığında ki kitaplarin hemen hemen hepsi bende de var ve aynı benim gibi dizmiş " Nazlı " senin işaretler sahte ama " Asil " sahte bile olsa işe yaradı bak bir hafta sonra nişanlım olacaksın" Herkes gittikten sonra Nazlı ve Asil yalnız kalmıştı. Asil yine misafir odasında uyudu. Sabah erken kalkıp Nazlı'nın odasına gitti koltukta oturup onu izledi. Nazlı uyandığında onu görünce bı anda irkildi " sabah sabah kalbime iniyordu ne yapıyorsun burda ". " çok az zaman sonra birlikte uyuyup uyanacağim güzelliğe bakıyorum" Nazlı örtüyü çekip ,kalkıp yatakta oturduğunda Asil onu izliyordu. Üstünde siyah ,askılı ,dantelli altı şort pijamaları ile kusursuz görünüyordu. " sen hep böyle mi giyinirsin" Nazlı " yani uyurken ne giyinebilirim ki hem evde beni kimse görmediğine göre sıkıntı yok diye düşünüyorum" Asil " ama ben görüyorum" "sen bana onlar gibi bakmazsın " " yok güzelim bakarım çünkü siyah sana çok yakışıyor hele birde bu oldukça seksi duruyor. Unutma ki bende bir erkeğim ve ihtiyaçlarım var" Nazlı hızla yatağına girip örtüyü kafasına kadar çekti. Asil kahkahalarla gülüyordu. " hadi çık sevgilim sana bakmaya doyamadım" " saçmalama Asil sen o cümleleri nasıl kurdun ben senin adına da çok utanıyorum" Asil sahte bir sitemle " canim sen beni hiç mi istemiyorsun çok az zaman sonra evlenip çocuk sahibi olmak istiyorum" Nazlı "ama öyle bir anda zank diye söylenir mi ?" " haklısın alıştıra alıştıra yapmam lazımdı" diyerek örtüyü çekip yanına uzandı. Nazlı " ne yapıyorsun " Asil " seni seviyorum meleğim" onu sakinleştirmek için anlından öptü ve kollariyla sıkıca sarıp başını omuzuna koydu. Nazlı " bende seni çok seviyorum yakışıklım" " beni gerçekten yakışıklı buluyor musun?" " bugüne kadar gördüğüm en yakışıklı adamsın " Nazlı biraz durup "birşey soracağım ama sakın yadırgama " "sor bitanem" Gözlerinin içine bakarak yanağına elini koyup okşadı ve sakın bana yalan söyleme canımı yakacağını bilsen bile ben gerçeği bilmek istiyorum " daha önce kaç kızla öpüştün" Asil oldukça şaşkındı cevap vermek istemezse yanlış anlardı ama dürüst davranmak istedi " ben sadece bir kişiyi öptüm ama beni öpen kişi sayısı daha fazla " " ne yani sayısı bile belli değil mi?" " ne desem bilmiyorum şimdi ama yemin ederim hiç biri seninle yaşadığım gibi değildi sen benim en özelimsin sakın kendinle kıyaslama " Nazlı dudağını ısırarak" diğer soruyu sormaya cesaretim bile kalmadı şuan" Asil anlayarak " ben en değerli şeylerin üzerine yemin ederim ki hayatımda hiç bir kızla birlikte olmadım. Bu benim için çok değerliydi her önüme gelenle yaşayamayacağım kadar " Nazlı sessiz kalarak sadece iyice sokulup sıkıca sarıldı. Nazlı " kahvaltıyı çocuklarla yapalım mı çok özledim?" Asil " çok iyi olur hemen çıkalım o zaman " Kalkacakları sırada Asil'in onu incelediğini fark ettiğinde hızla örtüyü üstüne sardı " sen hep arkanı dönerdin ne oldu niye böyle yapıyorsun" Asil " o zaman sadece sevgilimdin, şimdi artık benim karım olmak üzeresin ve bir ömür birkite olacağım kadını izlemek zevk veriyor" Nazlı " ama sen çok hızlı değiştin" Asil "parmağındaki yüzüğe bak sende değiştin" Nazlı " tamam ama yavaş yavaş geçiş yap öyle hemen klasik oduna dönme olur mu? Ben senin en çok düşünceli haline aşık olmuştum" Asil " korkma güzelim sadece bakarım ben sen istemeden asla elimi bile sürmem sana evli olsak bile" Sevgi Evine geldiklerinde kahvaltıya geçmek üzereydi çocuklar Nazlı'yı görevliler bile zor tanımıştı. " kuzular ben geldim dedi" Çocuklar Asil'e bakıp tanıdılar ama Nazlı'yı tanımadılar. " aşk olsun beni tanımadınız mı ? Sadece saçım değişti ama hala sizi çok seviyorum " Çocuklar hafif ürkek "Nazlı anne " dediler " evet sizi çok özledim ve sizinle kahvaltıdan sonra eski minder oynamak istiyorum" Çocuklar çok mutlu olmuştu birlikte kahvaltı yaptıktan sonra Nazlı saatlerce onlarla oynamıştı. Asil de bahçede top oynuyordu bir kısmıyla . Sonra çocukların öğlen uykusu saati olduğunda dinlenmeye geçtiler. Müdüre Nazlı'nın parmağındaki yüzüğü ve değişimini görünce " hayırlı olsun Nazlı hanım sanırım hayırlı bir iş için yoktunuz" " evet biz Asil ile önümüzdeki hafta nişanlanıyoruz " Kadın Asil'e dönüp tebrik ederim umarım ömür boyu mutlu olursunuz. Asil teşekkür ederiz. Müdüre yeni gelecek bir kız bebeğin olduğunu söyledi mülteci botu devrilmiş ve tek kurtulan mucize bebek dediğinde Nazlı bağ kurdu biranda. Asil bunu farketti ve elini tuttu " iyi misin " "Aynı benim gibi " Kadın tekrar " çok küçük efendim sadece 20 günlük" Nazlı "ne zaman gelecek " "sağlık kontrolleri yapılıyor birkaç güne gelir dediler" Sevgi evinden çıkmışlardı. Ama Nazlı hala ordaydı sanki. Asil " meleğim iyi misin ?" "iyiyim sanırım ama bu kız eğer gelirse onu istiyorum" Asil " nasıl istiyorsun " Nazlı "kızım olsun istiyorum sevmek, korumak istiyorum" Asil " benim güzel kalpli sevgilim biliyorum sen onunla bağ kurdun ama evli olmadan alamazsın" " yakında evli oluruz zaten onu da alalım lütfen annesi olmak istiyorum" Asil" tamam birtanem ama korkarım biz her gelen bebeği evlat edinecegiz" Nazlı " ne güzel geniş bı aile oluruz" Asil " elbette ama burdaki çocukların hepsini almamız mümkün değil biliyorsun değil mi?" Nazlı " biliyorum ama çok küçük olanlar özel ilgiye ve sevgiye muhtaç. Çocuklar anneleriyle bağ kurup hayata daha güvenli bağlanırlar. Bende onların hayatla olan o bağlarının bir parçası olmak onları kötülüklerden korumak istiyorum" Asil " bizimde çocuklarımız olacak sen hepsine nasıl yetiştirsin ki" Nazlı " bilmiyorum ama elimden geleni yaparım" Aynı günün akşamı malesef bebeğin öldüğünü duyan Nazlı çok üzülmüştü.Ama Asil onu teselli etmişti ve onun zaten bir çok çocuğun hayatına dokunduğunu onları koruduğunu söyleyip konuyu kapatmasını istemişti. Birkaç gün sonra nişanlanacaklardı ve Cansu'nun da düğünü olacaktı büyük bir telaş vardı . Ve beklenen gün gelmişti üç araba olarak İstanbul'dan İzmir'e geçtiler. Asil 'in ailesi de Mardin'den gelmişti. O gün güzelce dinlendiler ve yarın akşam kız isteme olacaktı. Sabah herkes uyanmıştı. Asil ve ailesi Hikmet Bey'in ısrarı ile malikanenin yanındaki Misafir konutunda kalırken Soner ve Elif malikanede kalmıştı. Bahçede oldukça büyük bir masa hazırlanmıştı . Kahvaltıdan sonra kızlar hep birlikte gezintiye çıkmışlardı ordan kuaföre gidip akşam için eve geleceklerdi. Ömer'in ailesi de İzmir'de yaşadığı için erkekleri de gezdirme görevi ona düşmüştü. Asil döndüğünde artık nerdeyse bir gündür Nazlı'yı görmüyordu ve hasret gidermemişti. " nerdesin güzelim çok özledim " " kuafördeyiz ama daha çok özle olur mu" " daha ne kadar özleyebilirim bilmiyorum" " hadi görüşürüz kapatmam lazım" Ali Bey hadi çıkalım artık dediğinde Asya ve annesi kapıya doğru geldiklerinde Asil hala yerinde oturuyordu. Asya " abi sana kız istemeye gidiyoruz sende gelecek misin?" Asil " tamam "dedi ve Soner 'de onunla birlikte kalktı " sen niye bu kadar rahatsın ben Elif'i istemeye gittiğimde çok gergindim" Asil " aslında hiç sakin değilim aksine aşırı heyecanlıyım ama belli etmemek için böyle soğuk davranıyorum" diyerek güldü. Dünürler içeri geçtiğinde Asil'in gözleri Nazlı'yı arıyordu. Cansu farketti yaklaşıp " kahveye kadar bekle" dedi. Nazlı içerde kahve yapıyordu Cansu ve Elif Asil için hazırlanan özel tepsiye biber turşusunun suyunu bardağa koyup kahveye de bol miktarda tuz koymuşlardı. Nazlı" bence kusar bunu içerse" Cansu " Ömer de aynısını içti ama sonuna kadar direndi " Nazlı bir peri kızı gibiydi o gün annesinin bir elbisesini giymek istemişti uzun dizinden sonra bollaşan sırt dekolteli elbisesi ve kıvırcık saçlarıyla yapılan doğal topuzu ve makyajı ile nefes kesici görünüyordu. Asil ona baktığında "meleğim"dediğini sadece Ömer ve Soner duymuştu. Nazlı misafirlere kahveleri verip kapıya yöneldiğinde Cansu diğer tepsiyi verdi Nazlı onu alıp Asil'in önüne koyarak karşısındaki koltuğa oturdu. Elif ve Cansu da aynı koltuğun kenarlarında oturmuştu ve Elif o anın videosunu çekmişti. Ömer " bu anı bende yaşadım abi oldukça acımasız olduklarını bil ve ona göre iç" Asil kahveden tek nefeste içip Nazlı'nın gözlerine bakıp gülümsedi. Nazlı özür dilerim bakışı atıyordu başına hafif eğip dudağını bükerek. Asil tabi su içip rahatlayacağını düşünerek bardağı alıp bir yudum alıp yutamadan başını kaldırıp yüzünü buruşturup zorla yuttu. Ömer" tuzlu kahve yanına biberli su yapmışlar de mi?" Asil " madem biliyorsun neden demedin?" Ömer " karım beni eve almayacakmış nasıl söyleyeyim. Ama acımasızlar demiştim" Ali Bey tebessüm ederek oğlunun buruşan yüzüne bakıp " Asil tuzlu kahvesini içetiğine göre sebebi ziyaretimize gelelim. Efendim gençler birbirini sevmiş bizde onların vekili olarak buraya geldik Allah'ın emri peygamberin kavli ile kızımız Nazlı'yı oğlumuz Asile'e istiyoruz" Hikmet Bey adet yerini bulsun diye " efendim bizim için şartlar uygundur ama kızımın rızasını almam lazım" diyerek Nazlı'ya döndü. " kızım ne dersin " Başını bile kaldırmadan kıpkırmızı olmuş yanaklarıyla "siz nasıl uygun görürseniz dedecim" Hikmet Bey eşine bakıp " hanım sen ne dersin" Belma Hanım " benim için de şartlar uygundur " Hikmet Bey " Allah'in izniyle bizde verdik " dediğinde Asil ve Nazlı birbirlerine uzunca bakıştılar. Ardından Ali Bey aile büyüğümüz olarak siz yüzükleri takın diyerek Hikmet Bey'e verdi " Allah bana 4 kız evlat nasip etti hepsiyle ayrı ayrı gurur duyuyor ve seviyorum. Ama Nazlım benim kıymetlim annesi ve babası bugünü göremedi ama ben eminim bu evlilik onlarında gönlüne göre olmuştur. mutluluğunuz daim olsun " diyerek yüzükleri taktı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE