9.Bölüm

1176 Kelimeler
Gerçekten kızlar annelerinin kaderini mi yaşardı?Annesinin yaptığı hatayı yapmamak için çok uğraşsa da yine aynı son bulmuştu genç kadını. O gün dedesi yaklaşıp "beni hayal kırıklığına uğrattın Nazlı " dediğinde defalarca "açıklayabilirim senden hiçbir şey saklamak istemedim şimdi sana gelip anlatacaktım" dese de dedesi "annenden hiçbir farkın yok sen de enaz onun kadar beni yok saydın" demesiyle Nazlı dedesine yalvarmaya başladı "özür dilerim asla seni yok saymadım ve yemin ederim şimdi sana geliyorduk" dediğinde dedesinin yüzü bembeyaz olmuştu birşeyler yolunda gitmiyordu "dede iyi misin dede "demesiyle kalmadan adam dengesini kaybettiğinde Nazlı feryad ederek önünden sarıldı ve ikisi birlikte yere yığıldılar. Dede beni bırakma, dede lütfen ben sensiz yapamam, dede kimsesiz bırakma diye feryad ederken Asil onu ne yaparsa yapsın sakinleştiremiyordu. Ali Bey elini uzatıp saçlarını okşayarak kızım sen kimsesiz değilsin ve deden iyileşecek sen doktorsun hergün onlarca kişinin hayatını kurtarıyorsun hadi dedene bak lütfen demesiyle sanki babasının dokunuşu gibi huzur vermişti hızla kendine gelip dedesine baktı. Dedesinin yüksek tansiyonu vardı bu baygınlık ondan olabilirdi yada kalp ambulans gelince hastaneye gittiler tetkikler yapıldığında kalp krizi geçirmişti . Asil Nazlı'yı yalnız bırakmak istemese de Nazlı dedesi uyandığında birlikte görünmenin doğru olmadığını düşünmüştü. Asil evine gittiğinde Nazlı uzun uzun düşündü ve gece yarısı Asil'in evine gitti.Kapıyı açan genç adam karşısında sevdiği kadını görünce birşeylerin yolunda gitmediğini anlamıştı. İçeri geçince sımsıkı sarılıp "burda kalabilir miyim ?" tabiki kalabilirsiniz bu nasıl soru" Direkt yatak odasına geçti ve yatağa girdi Asil' i de yanına çağırdı başını boyun girintisine koyup derin nefes alarak " bu gece seninle uyumak istiyorum bana sarılıp uyuyabilir misin" "tabiki sevgilim " diyip saçlarından derin nefes alıp öptü. Sabah uyandığında Asil'in yüzünü ezberlemek istercesine baktı Asil uyandığında onun gözlerinin hüznüne kapıldı bu öyle derin bakışlar sessizce çaresizliği haykırıyordu. "günaydın sevgilim" " günaydın sevgilim". Asil kalkıp "sen açsın dünden beri hiçbir şey yemedin itiraz etmeden benimle kahvaltı yapacaksın "dediğinde tebessüm ederek kafasını salladı . Asil kahvaltıyı hazırlarken Nazlı gözünü ondan bir dakika bile ayırmıyordu çok az biseyler yedikten sonra kalkıp Asil'e sarıldı ve ellerini ve yüzünü doya doya öptü "sen benim herşeyimsin ve seni çok seviyorum deyip dudaklarını öperek ama dedemi ellerimle öldüremem senden vazgeçmek zorundayım ama sen hep içimde kalıcaksın " diyip arkasını dönüp çıkıyordu Asil " sakın yapma bunu bize herşeyi halledebiliriz diyip arkasında sıkıca sarıldı başını saçlarına gömüp gidersen ben yaşayamam beni bırakma "dediğinde Nazlı ayaklarının bağı çözülmüş gibi hıçkırarak yere düştü günde Asil sıkıca tutmuştu bir süre öyle ağlayıp feryad etti " ben ne yapacağımı bilmiyorum sen herşeysin ,dedem ise annem ve babam bu sefer onları ben öldüreceğim bunun çaresizliğini anlatamam bu acı katlanılabilir değil " Asil çaresizliğini anlamıştı kollarını gevşetip çekildi ve ağlayarak " sen nasıl istersen öyle olsun sevgilim " dediğinde Nazlı bir süre öylece kaldı ardından güçlükle kalkıp evden çıktığında Asil'in evinden gelen sesler canını yakmıştı muhtemelen evde sağlam tek şey kalmamıştı ve geriye asla bakamazdı hızla çıkıp hastaneye gitti. Aradan iki gün geçmişti ve Nazlı ruhu çekilmiş gibi koridorda oturuyordu Reyhan hanımın saçlarına dokunması ile irkildi " kızım iyi misin ?" diyip elini yanağına koyduğunda Nazlı gözünü kapatıp uvucunun içini öpünce kadın ağlayarak sarıldı."Güzel kızım neden bu haldesiniz Asil'de perişan olmuş. İkinizi bu halde görmeye dayanamıyorum herşeyi halledebiliriz böyle olmak zorunda değil" Nazlı ağlayarak "dedem benim yüzümden ölüyordu .O benim ikinci babam sanki bu sefer onu ben öldürüp kendimi yine kimsesiz hissedecekmişim gibi çok zor ama Asil olmayınca da ben hiçbir şeyim .O olmadan nasıl yaşarım bilmiyorum sanki o daha önce hep varmış gibi" " Bak kızım sen kimsesiz değilsin artık ben varım seni hiçbir koşulda bırakmam .Bu böyle düşündüğün kadar zor bir mevzu değil biz büyükler kendi aramızda konuşup halledebiliriz siz yeteki birbirinizi sevin. Şuan çok korkmuşsun olayın sıcaklığı ile verdiğin kararları sorgulayamıyorsun.Ama önce Asil'i durdurman lazım ben beceremedim Amerika'ya gidiyor hemde artık hiç dönmeyecekmiş. " Asya ağlayarak "senden başka kimse onu durduramaz abla" Nazlı "beni görmek isteyeceğini sanmıyorum ben ondan vazgeçtim " "hayır yavrum sen çaresizlikten ne yapacağını bilemedin " dediğinde Nazlı kalkıp Cansu'dan arabasının anahtarını alıp hızla gitti. Öğrendiğine göre bir saat sonra uçak kalkacakmış ve hemen hava alanına gitti koşarak her tarafı kontrol ediyordu ve gördüğünde arkası dönüktü. Ona doğru yürümeye başladığında yanındaki kadın elini Asil'in omuzuna koymuştu ve Nazlı'nın gözlerinin içine bakıyordu. Nazlı olduğu yerde durduğunda kadın Asil'in yanağından öptü Asil bir anda dönüp kadına baktığında Nazlı koşar adımlarla hava alanından çıktı ve bir sürü kişinin varlığını umursamadan çığlık attı. Bu onun için çok can yakıcı bir durumdu nasıl olmuştu da sevdiği iki gün sonra başka kadınla bu kadar samimi olmuştu. Yanlış kişiyi mi sevdi yoksa Asil düşündüğü gibi biri değil miydi? *************** 6 Ay sonra Hikmet Bey işlerini Sema ve Nazlı'ya devretmişti. Nazlı uzmanlığını tamamlamış ve özel bir hastanede 4 gün çalışıyordu. Diğer günlerde şirketin işlerini yapıyordu. Nazlı normalde de çok çalışkan ve azimli olmasına rağmen bu süreçte daha çok çalışmıştı hiç boş vakti yoktu dedesinin uluslararası lojistik şirketinin ticari hacmi daha da artmıştı. Kendi şirketlerine bağlı bir giyim firmasinin 90 ülkeye ihracat yapmasının ve Avrupa'da en çok satış yapan giyim markası olmasının şerefine bir kutlama yapılıyordu .Nazlı buna katılmak zorundaydı Cansu ve Ömer'i ikna edip birlikte gittiler. Beş yıldızlı bir otelin salonunda yapılan parite iş dünyasından oldukça önemli kişiler katılmıştı. Nazlı soğuk , kibirli ve ruhsuz bir iş kadını olarak nam salmış olsada bazı çapkınların kıskacından kurtulamıyordu. İçeri girdiği an "vayyy güzeller güzeli Nazlı hanım gelmişler diyip elini uzatan adamın elini Nazlı yerine Ömer sıkarak " size de iyi geceler beyefendi" diyerek Nazlı'dan uzak tutmaya çalışmıştı.Gece boyunca bakışlarını üstünden çekmeyen adama bir kez bile dönüp bakmamıştı. Gecenin ortalarına doğru sahneye çıkan firma sahibi "bugün bizim için özel bir gün bu süreçte bize destek olan kıymetli dostum ve ülkemizinde gururu olan ünlü ekonomist Asil Arhan burda ve onu sahneye çağırıyorum" dediğinde Nazlı Cansu'ya bakıp "Asil mi dedi" Cansu "valla dünyada kaç Asil var bilmem ama sanırım bu Asil bizimki " Nazlı arkası dönüktü ve bakmaktan korkuyordu biranda sesini duyduğunda gözlerini kapatıp sesinin kulaklarına dolmasıyla arkasına döndü ve onu izledi . Konuşması bitene kadar Nazlı hiç hareket etmemişti elinde bardakla öylece duruyordu. Cansu Nazlı "iyi misin " dediğinde Nazlı elindeki bardağı düşürmüştü. Asil o tarafa baktığında başta tanıyamadı ama Cansu ve Ömer yanında ve genç kadın anlını ovuyordu aynı Nazlı gibi emin oldu evet bu Nazlı'ydı. Hızla salondan çıkmaya çalışırken yine o adam kolundan tuttuğunda Nazlı sinirli bir şekilde kolunu kaldırarak adama birşeyler dediğinde adam iki elini havaya kaldırıp çapkın bakışlar atıyordu. Asil bunu gördüğünde o tarafa doğru gitmeye çalıştı ama onu görenler soru yağmuruna tutmuştu onlara cevap verip koşarak oda aynı kapıdan çıktığında vale Nazlı'ya arabasının anahtarını veriyordu ve o pislik hala Nazlı'nın etrafındaydı Nazlı valeye bir saniye dedikten sonra otelin yan tarafındaki kalın kolonuna arkasına doğru yürüdüler. Asil hemen karşı kolonun arkasından onları izliyordu. Adam Nazlı'nın saçına dokunduğunda Asil yumruğunu sıkıp o tarafa doğru yönelecekken Nazlı adamın elini arkaya doğru çevirip dizlerinin arkasından tekme attığı gibi adam diz üstü düştü ve eğilip" benden uzak dur leş kargası,bu sana son ve en nazik uyarım " dedikten sonra attığı tekneden dolayı yırtılan elbisesinin eteğini eliyle toplayıp hızla arabaya bindi. Kapının açılması ile irkilen Nazlı " hemen in ara....bam......dan "diyerek hecelemişti. Çünkü arabaya düşündüğü kişi değil binen Asil'di.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE