17.Bölüm

1079 Kelimeler
Sonunda bağış gecesi gelmişti. Nazlı'nın dedesi ve anneannesi de bu gece için gelmişti. Nazlı Asil'in annesini babasınıda davet etmişti . Akşam birlikte katılacaklardı. Oldukça görkemli bir gece olmuş iş ve sanat dünyasından çok sayıda kişi katılmıştı. Asil ve Nazlı elele geceye katılmışlardı ve artık herkes onların nişanlı olduğunu öğrenmişti.Nazlı vakıf başkanı olarak açılış konuşmasını yapıp yerine geçti ve bağış gecesi başladı. Yüklü miktarda bağış yapılmış ve sevgi evinin bir yıllık tüm masrafları karşılanabilecekti.Gecenin sonuna doğru Cansu "bunu niye çağırdınız" Nazlı"kimi" derken Buğra yanlarına gelerek gece için Nazlı'yı tebrik etti ve elini uzattı ama Nazlı bu kadar insanın içinde de olsa elini uzatmak istemedi ve bu uzaktan da olsa dedesinin dikkatini çekmişti.Nazlı'ya biraz konuşmak istediğini söylemiş ve kapıya doğru gitmişlerdi. Cansu her yerde Asil'e bakınıyordu. Çünkü bu adama güven olmayacağını çok iyi biliyordu. Nazlı zaten onun huyunu bildiği için insanların arasından uzağa gitmekte sakınca görmedi. Cansu" Asil şu aptal Buğra burda ve Nazlı ile konuşmak istedi içim rahat değil dışarı çağırdı bir bak lütfen " Asil panikleyip hemen o tarafa gittiğinde Hikmet Bey çoktan torununu izlemek için o tarafa yönelmişti. Buğra bir anda Nazlı'nın kolunu çekiştirip zorla arabasına bindirmek istediğinde Hikmet Bey ne yapıyor bu zibidi diyip ona yönelmişti ki Asil daha hızlı davrandı ve Buğra'yı iterek uzaklaştırdı. " ne yaptığını sanıyorsun " Buğra " evet sende geldiğine göre tamamdır benimle oynadığınız oyunun bir karşılığının olacağını söylemiştim değil mi?" Asil " tamam gel seninle ikimiz halledelim ama burda olmaz " Buğra "tabiki olmaz sen ikinci plandasin önceliğim bu güzellik" diyerek Nazlı'yı gösterdiğinde Asil sinirle yumruğu yapıştırdı yüzüne. Cansu Ömer de gelince ailenin diğer kalanları da merak edip gelmişti. Hikmet Bey Asil'in kolunu tutup evlat sen boşver bunu şimdi polis çağıralım başını belaya sokmaya değmez. Buğra hemen toparlanıp hızla arabasına binip kaçmıştı. Nazlı olanları anlayamadan Asil " sen onunla nasıl dışarı çıkarsın o manyağı bilmiyor musun? ya sana birşey yapsaydı." Nazlı "yapamazdı daha öncede bunları denedi ama karşılığını aldı" Asil " ya deliriyorum gerçekten sen hiç mi beni anlamıyorsun" Ali Bey"oğlum dur kız zaten üzgün " Nazlı " beni mi suçluyorsun yani" Asil "evet" Nazlı "ben bu güne kadar kendimi korudum yine korurum" Hikmet Bey " Nazlı fazla ileri gidiyorsun delikanlı seni düşündüğü için bu kadar korktu, kızdı ama adamla ne derdiniz var bana anlatmak zorundasın" Asil " bu adam aylardır onu taciz ediyor ve karakolluk bile olduk ama hala güvenip onunla dışarı çıkabiliyor" Hikmet Bey "doğru mu bu Nazlı" Nazlı "dede ben hallettim" Asil " gerçekten mi bu kadar mı yani hallettiysen adam niye kolunu tutup zorla arabaya bindirmeye çalışıyor. Adam hasta saplantılı sende anla onunla başedemezsin" Hikmet Bey "kızım Asil haklı artık yeter ve geç içeri bunları evde konuşacağız şimdi kapatalım konuyu" Herkes içeri geçmişti ama Asil gitmişti. O sinirle eve gidip bi kaç yeri yumruklamıştı. Reyhan Hanım bir anne şefkati ile Nazlı'ya "Asil gibi bende korktum ya kötü birşey yapsaydı kızım " Nazlı "o çok korkak biri emin olun hiç birsey yapamaz " Cansu "ben Asil'e katılıyorum adam seni saplantı haline getirmiş ve hasta bir adamdan herşey beklenir" Nazlı çok üzgündü ve Asil'i görmek istiyordu ama cesaret edemiyordu. Akşam Hikmet bey tüm detayları öğrenince en güvendiği adamını Nazlı'yı koruması için görevlendirdi.Gece herkes uyuyunca Nazlı Asil'i aradı ama açmadı. Mesaj attı gördü ama cevap yazmadı. Nazlı sabah erkenden evine gitti kapıyı açtı ama yüzüne bakmadan içeri geçti. Asil çok titiz ve düzenli olmasına rağmen evini ilk kez bu halde görüyordu. Her yeri yıkmış resmen. Nazlı" neden bunu yaptın" Asil sadece kaşını kaldırmakla yetindi. Nazlı"kendine zarar verebilirdin" derken elini kestiğini farketti ve hemen ne oldu diye bakmak isterken Asil duygusuz tepkisiz öylece duruyordu. Nazlı" bak haklısın ama onca insanın içinde rezalet çıkarmasın diye dışarı çıktım" "sen kendini koruyabilirsin ve benim korumama ihtiyacın yok istediğini yap" Nazlı"ne demek bu" Asil"ne anlamak istersen" Nazlı "ne yani bitti mi diyorsun" Asil " ben senin için zaten yoktum hiç bir zaman. Benim ne düşündüğüm önemli olmadı" Nazlı "gerçekten mi böyle mi düşünüyorsun" Asil" kahretsin ki evet ben hep alttan aldım direndim vazgeçmedim ama yeter benimde gururum var" Nazlı içeri geçip elini yüzünü yıkamak ve Cansu ile konuşmak istedi eğer bildiğini okursa geri dönüşü olmaz biliyordu. Cansu ona sen bu sefer alttan al çünkü hepimiz biliyoruz ki adam haklı dediğinde. Nazlı önce evi toplamaya başladı. Asil onu görmezden gelerek odasına geçti. Ardından gazlı bez ve alkol ile odaya gidip eline bakmak istedi Asil onu kırmak istemedi ve izin verdi. Nazlı ardından yanına uzanıp başını omuzuna koydu ve hiç konuşmadı. Saatlerce öylece durdular sonra kapı çalınınca kapıyı açtığında Reyhan hanım gelmişti. Kadın oğlunun halini görünce çok üzülmüştü ve Nazlı'ya "lütfen gönlünü al o sensiz yapamaz " Nazlı " bende onsuz yapamam Reyhan teyze ben onu korumak için öyle dedim o manyak ne yapacaksa bana yapsın ona zarar gelmesinden korktum. Ben Asil'i kimseyi sevmediğim kadar seviyorum diyerek sarıldı ve içini döktü" Asil onların sesini duyduğunda gidip Nazlı'ya sarılmak istesede bir kere çok kırılmıştı. Reyhan Hanım onları yalnız bırakmak için oğluna işinin olduğunu söyleyip gitti. Nazlı çorba yapıp götürdü ve sessizce sadece koyup içmesini bekledi. Asil asla kaba bir adam değildi ve onu geri çevirmeden çorbasını içip tepsiyi mutfağa kendi götürüp koltuğa oturup televizyon açtı ama izlemiyordu. Nazlı anneannesini arayıp ondan izin aldı ve gece orda kalmak istedi. Nazlı'nın buna cesaret etmesi mümkün değildi ama sevdiği için herşeyi yapabilirdi. Asil'in yanına gelip oturdu. Asil bu sefer dayanamadı ve başını dizine koydu. Nazlı huzurla onu izleyip saçlarını okşadı. Asil " ne senden vazgeçebiliyorum ne seninle yaşayabiliyorum" Nazlı " benimle çok güzel yaşıyorsun.Biz hiç seninle kavga etmedik bile " Asil yüzüne bakıp "ne yapalım şimdi" Nazlı " her zaman ne yapıyorsak onu . Ben senden vazgeçemem" Asil bu duyduğuna çok mutlu olmuştu. Sevdiği bu sefer ondan vazgeçmeyecekti. Nazlı hadi gel uyuyalım sen çok yorgun görünüyorsun gece uyumadın sanırım Asil "uyuyamadım" Nazlı elini tutup odaya geçtiler birlikte uzandılar. Nazlı kucağını açtı ve Asil başını onun göğsüne koydu . Nazlı onun saçını okşayıp şarkı söyledi ve Asil uyuyakaldı. Gece daha yeni başlamıştı ve Asil uyanıp onu izledi bir süre ve Nazlı hissetmiş gibi uyandı. "neden uyandın" Asil "bilmiyorum çok huzursuzum" Nazlı yaklaşıp öptü " aşkım çok özür dilerim söz veriyorum tekrarı olmayacak ." Asil" biliyorum sevgilim"diyerek onu kucağına çekti . Sımsıkı sarılıp koklayarak tekrar uyudular. Sabah Nazlı hastaneye gitti Asil'de şirkete . Asil ,Asya'yı okuldan almak için gittiğinde yolda karnına bir ağrı saplandı ve gitgide şiddetleniyordu. Asya'yı alıp annesiyle babasının kaldığı eve götürdü ve ağrısı daha çok artmıştı. Annesi oğlum iyi misin dediğinde Asil midesinin bulandığını söyledi ve banyoya gitti. Bir süre sonra annesi oğlum iyi değilsin hadi hastaneye diyerek zorla götürdü.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE