Asil hastaneye gelene kadar ağrısı devam ediyordu. Nazlı'nın arkadaşı Gülay yakından kendileri ile ilgilenmişti. Reyhan Hanım"kızım Nazlı'yı buldun mu ?"
Asya, "Nazlı abla ameliyattaymış o yüzden telefonu kapalı "
Gülay elindeki sonuçları gösterip " apandisit iltihaplanması mevcut yapacağımız apendektomi ile temizleyeceğiz bir gece hastanede kalıp sonraki gün eve gidebilirsin."
Asya " peki bu ameliyat mı demek ?"
Gülay"evet canım şimdi gelen hemşire gerekli test ve tetkikleri yapacak iki saate ameliyata alırız. Zaten kısa süreli bı operasyon."
Asil "Nazlı gelmeden girmek istemiyorum"
Gülay " anlıyorum seni ama Nazlı ameliyattayken senin rahatsızlığını duyarsa iyi olmaz beyin ameliyatları yüksek riskli ameliyatlardır."
Asil"çıkmasını bekleyelim"
Gülay telefonunu çıkarıp Nazlı'nın sekreterini aradı ve öğrendiğine göre 5 saat olmuştu ameliyata gireli. " 5 saat olmuş gireli hipofiz ameliyatları ortalama 5 -6 saat sürüyormuş bir saate çıkar dedi sekreteri. Bu arada tahliller yapılsın ama olur mu?"
Asil "tamam dedi"
Nazlı ameliyattan çıktığı gibi haberi vermişti Gülay ve üstünü bile değiştirmeden hızla Asil'in yanına geldi "iyi misin canim" diyerek sıkıca sarıldı ."ağrın var mı ,ateş ,kusma ,testler yapıldı mı "
Arkasından yapıldı kızım diye ses duyuduğunda dönüp baktı dedesi ve Ali Bey de ordaydı .Ama şuan onların varlığını unutmuş sadece Asil ile ilgileniyordu.
Gülay "hadi Nazlı da geldi artık herşey hazır gidelim mi?"
Nazlı " bende seninle girebilir miyim?"
Gülay" sen kaç saattir ameliyattaydın yorgunsun olmaz"
Nazlı "ben karışmayacağım zaten asla yapamam sadece yanında olmak istiyorum"
Gülay "anladım sizin inadınız aynı hadi git üstünü degistir steril olup gel o zaman "
Nazlı " sevdiği adamın saçından öpüp hemen çıktı"
Ameliyata başlamadan Asil "her operasyonun riski vardır o yüzden sana sarılıp öpmek istiyorum. Uyumadan önce gördüğüm son yüz ile uyanınca gördüğüm ilk yüz seninki olsun "
Nazlı" bu operasyon oldukça basit merak etme ama emin ol hep yanında olacağım ve uyandığında ben olacağım" Üzerine eğilip öptü ve Asil'de onu öpüp boynuna sarıldı.
Gülay "hadi ama biran evvel yapalım da sizi kavuşturalım"
Nazlı " aşkım hazır mısın "
Asil " seni çok seviyorum ve hazırım " dediğinde Nazlı arkadaşına başıyla onay verdi ve anestezi yapıldı . Tam uyudu derken Nazlı diye bağırdı . Nazlı ne diyeceğini şaşırmıştı "
uyumadın mı?"
Asil
-Nazlım kara sevdam
- seni çok seviyorum
-bir daha beni bırakma
-ben artık seninle uyumak istiyorum
- seni çok kıskanıyorum lütfen onu giyme. ,
-bir daha benden vazgeçme
Nazlı her seferinde daha çok mahcup olmuştu" lütfen bu olanlar burda kalsın olur mu?"
Gülay "ne aşk arkadaş adam anestezinin etkisiyle bile hala aşık"
Nazlı Asil'in elini bir dakika bile bırakmadı. Evet çok büyük bir tehlike yoktu ama sevdiğinin zaten tırnağı kırılsa canı yanar gerçek sevenin. Sevgi öyle sahip olmakla dokunmakla tüketilecek bir duygu değildir. Sevgi içinde elbet arzuları da barındırır ama daha çok şefkattir,merhamettir,değer bilmektir.Bazen evladını sever gibi bazen babana beslediğin saygı gibi bazen bir çiçeğe dokunur gibi. . .
Ameliyat bitmişti ve hastayı bekleme odasına alıyorlardı ama Asil hala sayıklıyordu . En son " kuzu kafalı sevgilim" dediğinde tüm ekip kahkahaya boğulmuştu ve artık Nazlı'da gülmeye başlamıştı. Olay ciddiyetini çoktan yitirmişti.Nazlı onu yalnız bırakmanın iyi bir fikir olmadığını düşünerek ya başka şeyler derse aman Allah ne utanırım diye başından ayrılmamaya karar verdi.
Ameliyatan çıkan gülerek çıkıyordu en son Gülay da aynı tebessümle çıkarak herşey yolunda birazdan odasına alırız dedi. Asya " Gülay abla ne oluyor her gelen gülüyor"
Gülay " abin anesteziyle kafayı bulup içerde şiir okuyordu en son çıktığımda"
Asya " ne şiiri"
Gülay" aşk şiiri"
diyerek geçmiş olsun deyip gitti.
Bir süre sonra kapı açıldı ve görevli Asil'i sedye ile getiriyordu. Yanında Nazlı vardı ve yarı uyanıktı Asil. Babası "oğlum iyi misin"
Asil "iyiyim baba merak etme bana bişey olmaz. ooooo Hikmeti Bey 'de burdaymış . Biliyor musun seni benden çok seviyor senin için benden vazgeçti" dediğinde Nazlı yüzünü buruşturup Cansu ile Asya'nın arkasına geçti odaya gidene kadar birlikte yürüdüler.Hikmet Bey tebessüm ederek karşılık verdi. ..
Asil "Nazlım nerdesin yine mi vazgeçtin benden bırakma beni lütfen bırakın beni kalkacağım."
Nazlı hemen yetişip " burdayım sakın kalkmaya çalışma canin çok yanar yoksa"
Asil"çok yanıyor zaten canim . Hem
vicdansızsın sen benimle neden evlenmiyorsun. Baba artık yap şu düğünü bir kere öpsem bari" dediğinde Nazlı " Allah'ın cezası sus sus" diyerek odanın kapısını kapattı . Dedesi ve Ali bey dışarda çıkmışlardı. Cansu" öpseydin bari ameliyattan önce yazık çocuk ne aşk yaşıyor"
Reyhan Hanım bile oğlunun bu haline gülüyordu. Nazlı " tüm ameliyat ekibi herşeyi duydu herşeyi anlattı sağolsun. Nasıl bir bilinç altı varsa.Hastanedeki tüm ağırlığımı yitirdim."
Asil
- beni öpmezsen kalkıyorum
Nazlı eğilip öptü
Asil kafasını sağa sola sallayarak "olmaz bu kabul edilmez başka"
Reyhan Hanım "neyse bende çıksam iyi olur oğlum baya iyi maşallah."
"Nazlım kadınım şelaleye gidelim"
Asya "ne şelalesi"
Nazlı yüzünde utanç dolu gülümseme ile " şuan gerçekle rüyalar karışık ondan sanırım bişeyler görüyor.Cansu sizde çıkın enfeksiyon riski olmasın eve gitsin herkes ben burdayım zaten birde ben kimsenin yüzüne de bakamam siz söyleyin. "
Böylece herkes eve gitmiş ve ikisi yalnız kalmıştı. Asil yavaş yavaş kendine gelmişti ve Nazlı'nın yanında olması ona çok iyi hissettirmişti. Nazlı üstünü giydirip onu yürütmek için kaldırıyordu . Asil'in ailesi dayanamamışlar ve geri gelmişlerdi. Asil sıkıca sevdiğine sarılmış kalkıyordu . Annesi oğluna bakıp gülümseyerek " nasılsın oğlum"
Asil" çok iyim sıkıntı yok anne merak etme"
Annesi "hiç merak etmiyorum kızım sana çok iyi bakar biliyorum"
Ali Bey " Hikmet Bey'in yanında çok mahçup ettin bizi "
Asil"anlamadım niye "
Nazlı " Ali amca burda mahcup olacak bir durum yok anestezinin etkisiyle oluyor zaten anestezi olan tüm hastalarda olur bu"
Asil "ne oldu ki"
Asya " senin için bir videom var az daha iyi ol gösteririm"
Asil"ver hemen bakmam lazım"
Nazlı "yemekten sonra" diyerek biraz yürütüp çorbasını elleriyle içirdi. Annesi ve babası dışardaki koltuklarda oturmuştu. Asya telefonu verdiğinde Asil çok utanmıştı. Nazlı"bundan fazlası da var ameliyatta şiirler okudun aşkını ilan ettin .....
Asil "inan çok utandım şuan "
Nazlı "ben daha çok utandım emin ol."
Sabah olduğunda Asil eve gidecekti Nazlı ile elele çıktıklarında herkes onlara mutluluklar dilemişti. Asil "herkes bizi tanıyor artık değil mi?"
Nazlı " sayende ikimizin aşkı Leyla ile Mecnun'u kıskandıracak " diyerek gülümsedi.
Asil ne kadar evinde kalmak istese de annesi ve Nazlı buna itiraz etmişti ve mecburen ailesinin kaldığı eve gitmişti.
Asil'in dedesi onun istediği evliliği yapmadığı için ona kızgındı ve istemeye de gelmemişti. Torununun hastalandığını duyduğunda dayanamamış ve onu görmek için gelmişti.
Asil Nazlı'ya bu durumdan hiç bahsetmemisti ama anne babası dışında kimse onların evliliğine sıcak bakmıyordu. Asil bir haftada tamamen iyleşmişti ve artık işine de gidiyordu. Dedesi tek başına hastaneye gidip Asil'in aşık olduğu kız kimmiş görmek istemişti. Ama hastanenin otoparkında başı dönmüş ve bir anda kendini yerde bulmuştu. Başında bir kadın "iyi misiniz ,çabuk sedye getirin"diye bağırıyordu. Yaşlı adamı içeri aldılar ve hala o kadın onun başındaydı etrafa emirler veriyor ve tedirgin olmuştu.
Yaşlı adam kendine geldiğinde karşısında çok güzel ve bembeyaz bir kız görmüştü.
" kimsin sen " .
Nazlı"merak etmeyin hastanedesiniz ve bende doktorum. Daha iyi misiniz"
Yaşlı adam " evet eyim toktor hanım "
Nazlı "siz yalnız mi geldiniz "
Adam "evet "
Nazlı "cebinizde bir kimlik falan yoktu ailenize ulaşmamız için telefonunuz da yok.Ben sizi yalnız da bırakamam ama işim de var nasıl yapalım"
Adam " benim eşyalarım arabadır sen şimdi git işine bak. Arabadan eşyamı alacak birini bul bana yeterdir"
Nazlı şiveli konuşan bu tonton adamı çok sevmiş ve içten bir gülümseme ile personeli çağırıp arabanın anahtarını verip eşyalarını getirmesini istedimisti. Ardından "isminiz ne "
Adam " Şervan"
Nazlı "anlamı ne ?"
Şervan " anlamı savaşçıdır"
Nazlı "çok güzel o zaman Şervan amca işim bitince seni ziyaret ederim şimdi güzelce dinlen "diyerek uzaklaştı.
Yaşlı adam personelin getirdiği telefonunu eline alıp Asil'i aradı. Asil gelince odaya geçtiler ve bu geceyi burda geçirmesi gerekiyordu.
Asil" dede burda ne işin vardı "
Şervan "senin sevdiğin kadın kimmiş göreyim dedim"
Asil tedirgin olmuştu ya onu gördüyse ya kötü birşey dediyse sormaktan başka çare yoktu"gördün mü peki?"
Şervan "yoğ zeten daha hastahaneye girmeden düşmüştüm bir melek vardı beni buldu"
Asil Nazlı'da dedesinin geldiğini saklamıştı iki gün boynca. Olurda dedesi onu kıracak bir söz söylerse diye çekiniyordu ama nerden bilsin kader onları çoktan tanıştırmıştı. Asil su almak için kantine gitmişti ve Nazlı Şervan Bey'i ziyaret etmek istemişti
Nazlı içeri girip " Şervan amca seni zor buldum. Nasılsın?" diyerek gülümsüyordu.
Şervan " eyim toktor kızım senin sayende "
Nazlı "estağfirullah ben işimi yaptım. Ama sen hala yalnızsın kimsen yoksa ben kalabilirim çekinme olur mu?. Hem bak yastığın da rahat değil düzeltelim" adam ona büyük bir şefkatle bakan bu kızın gerçekten yüreğine hayran kalmıştı.
Şervan " kızım sen bir meleksin ama torunum burda su almak için gitti birazdan gelir."
Nazlı gülerek " yok amca sadece işimi seviyorum . Bir ihtiyacın var mı ben çıkıyorum"
Şervan " Allah razi olsun güzel kızım get dinlen "
Nazlı çıkıp evine doğru gidecekken aklına Asil geldi ve aramak istedi.
-nerdesin hiç sesin çıkmıyor
Asil
-özür dilerim çok yoğunum babamla işim vardı bir iki güne biter ama seni çok özledim.
Nazlı
-hiç sanmıyorum özlesen arardın.
Asil
-böyle yapma güzelim gerçekten elimden birşey gelmiyor.
Nazlı
-peki öyle olsun ama bil ki bunun hesabını sorarım
Asil
-sana hesap vermeye bayılıyorum
Nazlı
-tamam o zaman görüşürüz
Asil
- unutma beni
Nazlı
-mümkün değil.
Sabah Nazlı hastaneye geldiğinde yine tüm sevecenliği üstündeydi gidip önce yaşlı adamı ziyaret etmek istedi ve koridorda ağlayan minik bir kızı görünce onu kucağına alıp sevdi . Annesine küsen minik kıza şakalar yaparak kahkahalar atmasını sağlamıştı. Asil ve dedesi de odada çıkmak için kapıyı açmışlardı. Asil dönüp odadan hasta dosyasını almak istemişti. Yaşlı adam gülme seslerinin olduğu tarafa bakınca onu gördü ve izledi . Nazlı kucağındaki minik kızla oynarken yaşlı adamı farketti ve "Şervan amca nasıl oldun"
Yaşlı adam " iyim beyaz melek sen nasılsın?"
Nazlı gülerek aynı Asil gibi ona hitap eden adama tüm kalbiyle "bende iyim ama sen yine yalnızsın bekle şu miniği annesine verip seni götüreyim" derken arkasından Asil'in ona şaşkın bakışlarını gördü. O da en az onun kadar şaşkındı. Bir dedesine birde Asil'e bakıyordu ve yüz ifadesi tamamen değişmişti. Yaşlı adam anladı ve Asil'e dönüp "benim beyaz melek seninki mi?"
Asil ne diyeceğini bilemedi iki gündür bahane bulup kandırmıştı sevdiğini " evet dede Nazlı"
Yaşlı adam Nazlı'ya kocaman gülerek " ben İzmirli gelin deyince başka şeyler düşünmüştüm sen tamda benim istediğim gelinsin. Kalbinde yüzünde öyle güzel tam bir meleksin . Artık tanıştığımıza göre gel bir sarılayım "diyerek Nazlı'ya sarıldı .
Nazlı Asil'e olan kırgınlığını bir kenara bırakıp dün gördüğü tonton amcanın elini öperek."memnun oldum efendim bilmiyordum kim olduğunuzu hatta torununuzun da burda olduğunu" diyerek Asil'in yüzüne bile bakmamıştı. Şimdi işim var diyerek adama yine güzelce tebessüm ederek uzaklaştı
Adam Asil'e bakıp "sen benim burda olduğumu söylemedin mi gelinime?
Asil " sen istemezsin diye diyemedim"
Dedesi " tüh benim yüzümden oldu şimdi sana kızdı belli ama evlat nerden bilecektim böyle bir kız gelinim yoksa ben şimdiye düğünü bile yapmıştım".
Asil ne yapacağını şaşırmıştı. Defalarca aradı ama açmadı. Eve gelince annesi ve babası da dedesinin rahatsızlığından haberdar değillerdi ve yeni söylemişti. Dedesi "Asil konuştun mi gelin kızla"
Asil" hayır "
-oglum kızın kalbini almayı bilmiyorsan ben yardım edim.
Asya "ne oldu abi sen Nazlı abla'ya ne yaptın"
Asil" dedemin geldiğini sakladım ama dedem çoktan onunla tanışmış"
Ali Bey"baba inşallah kızı üzecek birşey yapmadın"
Şervan " de get ordan az önce beni kurtaran dedigim kızmış gelin tam melek ne diye üzeceğem onu. Senin yalancı oğlun kıza dememiş dedem burda. Yazık gül gibi kız
Asil iyice gerilmişti kalkıp evden çıktı.
Asya "dede biliyor musun onu tanısan çok seversin,"
Dedesi"çok sevdim zaten en kısa zamanda ailesi ile tanışalım."
Reyhan Hanım" Nazlı hem yetim hem öksüz . Anne ve babası kazada ölmüşler. Onu dedesi büyütmüş. Onlarda geçen hafta buraya geldi şimdi burdalar istersen davet edelim "
Şervan " ah güzel melek senin kanatların küçükken kırılmış desene ondan o kadar güzel bakıyor gözlerin. Yok gelin biz gidelim haber et sen "
Asil dışarı çıktı ve son kez Nazlı'yı aradı. Açmazsa kalkıp gidecekti yanına.Ama Nazlı bı sefer açtı.
Asil
-nasılsın güzelim
Nazlı
-iyim teşekkür ederim
Asil
- bende iyim. Konuşmayacak mısın benimle.
Nazlı
-konuşuyorum
Asil
-herseyin bir açıklaması var
Nazlı
-elbet vardır ama ben duymak istemiyorum
Asil
- ne zaman benimle eskisi gibi olacaksın
Nazlı
- ne zaman içim rahatlarsa
Asil tekrar eve döndü ama çok üzgün ve yorgundu. Ailesinden izin alıp kendi evine gitti. Reyhan Hanım haber vermişti yarın akşam Hikmet Bey'lere gideceklerdi.
Nazlı hastaneden çıkmış sevgi evine gitmişti saatlerce orda oynamıştı çocuklarla.Aksam karanlık çökmüştü ve anneannesi arayıp misafir var eve gel demişti.
Nazlı çıkıp eve gittiğinde misafirlerin Asil ve ailesi olduğunu gördüğünde oldukça şaşırmıştı.
İçeri gelip "hoşgeldiniz bilmiyordum geleceğinizi"
Şervan "seni tanımak için geç bile kaldık güzel kızım"