19.Bölüm

1414 Kelimeler
Şervan Bey " ben daha önce İzmir'e gelmedim bu benim hatamdı. Yabancı bir gelin istememiştim. Nazlı kızımı tanıyana kadar da fikrim değişmemişti.Kalbi de yüzü gibi güzel kızım beni tanımadığı halde öyle merhametliydi ki çok pişman oldum. Çok özür dilerim sizden. Doğurmadığı çocuklara bile annnelik yapan bu güzel melek beni de affetsin. " Nazlı "ben sizi anlıyorum. Benim babamda Mardinli ve annemle evlenmek istediğinde ailesi karşı çıkmış sizin ön yargılarınızı anlıyorum. Ama affetmek gibi bir duruma gerek yok ben size kırgın değilim " diyerek tebessüm etti. Şervan Bey" kızım baban kimlerdendir" Nazlı " Demir Doğan" Yaşlı adam gözleri dolu dolu oğluna sitem edip"sen niye demedin Ali . Ah Demir oğlan ah sende aynı onun gibisi kızım. Baban elimizde büyüdü aynı senin gibi merhametliydi. Bilsem ben hiç böyle davranmazdım" Hikmet Bey" Nazlı'nın güvenliği için soyadımı verdim ve Ali Bey'den rica ettim kimse bilmesin diye." Şervan Bey" ne güzel büyütmüşsünüz kızınızı. Sizin evladınız benim de evladım canım feda olsun gelinime siz onu hiç düşünmeyin kimse onun saçının teline dokunamaz" Nazlı olanlara inanamiyordu. Artık iki dedesi olmuştu. Yaşlı adam tonton elleriyle yanını gösteriyordu gel diye Nazlı kalkıp yanına gittiğinde Asil'i de diğer yanına aldı .Dönüp " artık biz bir aileyiz dünürüm düğünü ne zaman yaparız". Asil dedesinin bu sözüne aşırı mutlu olmuştu. Çünkü o da artık sevdiğine kavuşmak istiyordu. Hikmet Bey" buna ben değil çocuklar karar versin istiyorum" Bu sefer dönüp torununa " sen hiç anlamıyorsun bu işlerden ben neneni alana kadar hergün kayınpederimin gittiği kahveye giderdim " Nazlı utanmıştı ve ne yapacağını bilemiyordu. Tonton dede elini almış avucuna bir ona bir Asil'e bakıp gülücükler saçıyordu. Nazlı'nın kulağına " kızma gelinim Asil oğlan eydir seni çok sever ben seni üzerim diye demedi " Nazlı bişey diyemedi ama dede onların arasındaki soğukluğun farkındaydı." Nazlı kız ne zaman müsaitsin " Nazlı "her zaman müsaitim neden sordunuz ki" dede gülerek "düğün diyorum" Nazlı utanarak sessizliğe büründü. Tekrar "bakın ben bu düğünü yapmadan ölmek istemiyorum. Bir ayağım çukurda zaten hergün bir hastalık.İki düğün yaparız bir siz nerde isterseniz orda birde Mardin de büyük bı düğün yapacam" Hikmet Bey "bende kızımın mutlu olmasını çok isterim ama onlar ne derse o Şervan Bey" Bu sefer " ey o zaman siz bı çıkın gezin konuşun bize de deyin burdayım ben " Asil" dede acele etmeye gerek yok Nazlı soğuk havaları sevmez havalar ısınınca yaparız." Hikmet Bey damadına öyle güzel bir bakış atmıştı ki Nazlı'nın bile gözünden kaçmamıştı bu. Asil çok ince düşünen biriydi arada saçmaladığı da oluyordu ama genelde Nazlı'nın isteklerini bilirdi. Nazlı bu dediğinden sonra gözlerinin içine bakıp tebessüm etmişti. Hikmet Bey" Asil kızımı böyle güzel sevdikçe ben onlar ne derse kabul ederim" Şervan Bey " biz artık bir aileyiz Hikmet kardeş sende artık öyle yabancı durma. Asil sana bundan sonra dede desin Nazlı da bana Şervan Amca demişti ama herhalde artık dede dersin hemi kızım " Nazlı gülümseyerek " ben sizi gördüğümde de çok sevmiştim tonton bı dede gibi. Benim bir değil iki dedem olur bundanda mutluluk duyarım" Dedesi kucağını açıp Nazlı'yı sıkıca sarmıştı. "Melek kızım melek" Asil onları izlerken artık tebessümü geçmişti gülümsemesi dişleri görünüyordu mutluluktan. İki gün sonra herkes geldiği gibi gitti. Yine Asya Nazlı'nın evine geçti. Asil ise bu süre zarfında Nazlı biraz mesafeli olduğu için çekiniyordu gitmek için .Bı cesaret kalkıp İzmir bombası alıp eve gitti. Asya kapıyı açıp hoşgeldin dediğinde Asil onları yalnız bırakmasını istedi. Nazlı kulağında kulaklık mırıldanıp yemek yapıyordu hemde üstünde Asil'in tişörtü vardı. Asil onun görmesini bekleyerek ona bakıyordu.Nazli bir anda dönüp onu gördüğünde " ne zaman geldin ve hoşgeldin" Asil"yeni geldim ve hoşbuldum" Üstündeki tişörte bakıp gülümseyince Nazlı " seni özlediğim için kokunu üstüme giydim" Asil" bunda ciddi misin?" "tahmin bile edemeyeceğin kadar çok özledim." Asil onu havalara uçurarak kucakladı ve "bende seni coook özledim göz bebeğim" diyerek defalarca öptü.Yine eski düzene dönülmüştü. Asil oturmuş Nazlı da dizine başını koymuştu. Asya" of ya ben çok sıkıldım hadi dışarı çıkalım." Nazlı "kuzucuk çok geç ve hava soğuk boşver dışarıyı bir çay koyda içelim." Asil "duydun yengeni çay koy bakım" Asya ve Nazlı bir ağızdan "ne yenge mi" Asya " abi asla ona bunu demen ama sana enişte diyebilirim" Nazlı "gel kız senin o hazırcevap aklını seveyim". Asil" alıştım ya valla çok iyi. Tüm ailem seni tanıyınca beni dışladı. Beni en çok sevdiğini düşündüğüm dedem bile tutturmuş beyaz meleği üzme" Nazlı " çok tontiş deden hastanede beyaz melek dediğinde aklıma sen gelmiştin Sanırım sizin ailenin bana zaafı var . Sen 8 yaşında bana tutuldun diğerleri yavaş yavaş geliyor . " Asil onu kendine çekip" sana tutuldum evet" diyerek öptü. Asya " Allahım ne olur bende böyle bir aşk istiyorum" Asil sinirlencekken Nazlı " hadi herkes odasına geç oldu uyuyalım." ...... Nazlı Sevgi Evi'ndeki çocukları ziyaret etmek için gitmişti. İçeri girdiğinde sıraya dizilmiş çocuklar onu bekliyordu. Şaşırarak " neden böyle duruyorsunuz " dediğinde hepsi arkasında tuttuğu konfetiyi patlatarak iyi ki doğdun Nazlı diye bağırdı.Nazlı eğilip kucağını açtı hepsi ona koşarak girince ağlamaklı " nerden biliyorsunuz doğum günümü" Asil arkadan " iyi ki doğdun hayatım" diyerek sarıldı . Nazlı dönüp sarılıp teşekkür etti. Sonra çocuklar çalan müzikle etraflarında çember yapıp oynadılar. Nazlı çok mutlu olmuştu. Pasta gelince hep birlikte üflediler. Asil Nazlı'ya hediye almak yerine tüm çocuklara hediye verip öptü. Biliyordu Nazlı bundan daha çok etkilenecekti. Nazlı Asil'in her çocuğa ismiyle hitap edip gözlerinin içine bakarak hediye vermesini aşkla izlerken Asil bunun farkındaydı. Ordan çıktıklarında Nazlı kendi arabasına binmeyip Asil'inkine yöneldi.Nazlı biner binmez " sana daha fazla nasıl aşık olabilirim bilmiyorum ama şuan yapmak istediğim tek şey .." diyerek ona doğru eğilip öpmeye başladı. Asil ondan böyle cesur bir hareket beklemediği için şaşırmıştı ve onu sıkıca kendine çekip karşılığını fazlasıyla vermişti. Asil bir yandan arabayı kullanırken diğer yandan onu izliyordu." tamam ama güzelim utanmayı bıraksan diyorum . Bundan fazlasını yaşayacağımızı biliyorsun değil mi?" Nazlı " merak etme biliyorum ama öyle arsız gibi yaptığım şeyden utandım" Asil"hiç arsız değil aşkla öptün. Bugün senin doğum günün dile benden ne dilersen sevgilim." Nazlı "bana yemek yap" Asil "ciddi misin " -evet sen yaparken seni izlemek istiyorum. Eve geldiklerinde Asil mutfağa geçip "bugün ne yemek istersin" diyerek sevimli sevimli gülmüştü. " Böyle gülmeye devam edersen yemek yerine seni yerim " Asil bu sefer sesli gülerek "doğru mu duydum yoksa sen beni yemek mi istiyorsun?" Nazlı elini yüzüne kapatarak" bugün bana ne oldu bilmiyorum ama bildiğim birşey varsa öyle sandığın gibi utangaç biri değilim sanırım" Asil elini yüzünden çekerek " al yanak olmuşsun ama ben şimdi senin istediklerini yapmak istiyorum lütfen söyle seni kendime daha çok aşık etmen lazım " Nazlı "mümkün değil " "ama sen bana hep böyle sözler söyle istiyorum" "tamam o zaman ben salata istiyorum" "of aşkım açlıktan öleceksin salata ne " "aç değilim ki o yeter" Asil ona salata yaparken Nazlı başını sırtına koyup "evimin erkeği bana yemek yaparmış" Asil " sen rolleri mi değişmek istiyorsun sevgilim. Bu normal değil haberin olsun. " "ne güzel olur ben işten gelince kapıyı açıp terlik koysan önüme, yemek hazır desen oturup yesek falan .... " Asil yine o gamzelerini gözüne soka soka gülerek " yemekten sonrada beni kucagin alıp odamıza götürürsün...." daha konuşmasını tamamlamadan hafifçe ağzına vurup "sus terbiyesiz ben bunu demedim" "ama az önce beni yemek isteyen sendin" Nazlı gülerek bir anda gamzesini ısırdı"ben bunu demek istemiştim" Asil onu sıkıca tutup mutfaktaki masaya oturtup anlınını alanına dayayarak " bende yesem olur mu" Nazlı dudağını ısırıp "ama ben ...."onun konuşmasına fırsat vermeden eğilip aynı şekilde ısırdı . Asya kapıyı açtığında birbirlerinden ışık hızı ile ayrıldılar. Asya ortamdaki çekimin farkında olmadan Nazlı'ya sarılıp ona aldığı hediyeyi uzatıp iyi ki "doğdun canım ablam iyi ki seni tanıdım" Nazlı aynı sıcaklıkla sarılıp "bende seni iyi ki tanıdım küçük kardeşim" Hediyesi açtığında eski tip fotoğraf makinesini görünce çok beğendi Asya" Abi gecsene ikinizi çekmek istiyorum. Asil Nazlı'ya sıkıca sarılıp poz verdiler . Asya cikan kağıdı sallayarak ilk pozu buz dolabina yapıştırdı. Sonrada aynı şekilde o da Nazlı'ya sarılıp poz verdi ve çıkan diğer fotoğrafı da buzdolabına astı. Kapı çaldığında bu sefer Nazlı ve Ömer gelmişti. Ellerinde pasta ile kapıdan içeri girdiler. Nazlı bugün sevgiye doymuştu. Birlikte oturup pastayı afiyetle yediler ve Cansu elindeki küçük kutuyu Nazlı'ya uzattı . Nazlı açtığında şaşırmış ve gözleri dolu dolu "gerçek mi" diye bağırmıştı. Cansu ağlayarak evet dediğinde kutuyu bırakıp birbirlerine sarılmışlardı. Asya kutuyu eline aldığında "aaa hamile misin?" Cansu başıyla onayladı. Nazlı "teyze oluyorum "diyerek Ömer'e de sarıldı ve tebrik etti. Akşam onlar gittiğinde Asil Nazlı'ya "bende istiyorum" "neyi " "bebek istiyorum . Senden benden bir parça " "tabiki bende istiyorum bir kızım birde oğlum olsun aynı sana benzeyen kömür gözlü oğlum" " sana benzeyen yeşil gözlü bir kızımız olsun"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE