Asil Nazlı'yı evine bırakana kadar hiç konuşmamıştı ve Nazlı güzel geçen gecenin ardından bu sessizliği sevmemişti ne yapıp edip onla konuşmak istiyordu. Arabadan indiler ve Asil her zamanki gibi onu içeri geçene kadar bekleyecekti ama Nazlı bir adım atıp döndü " sana bir kahve yapsam 40 yıl hatrı olsa " derken gülerek ona doğru yaklaştı Asil onu reddetmek istemese de konuşmak için yeterince sakin değildi ve onu kırabilirdi "geç oldu gitsem daha iyi olacak"
Nazlı yüzündeki gülmeyi silip "peki dediğin gibi olsun" derken hızla uzaklaştı. Bu durum Asil'in hoşuna gitmese de arabasına binip gitti.
Nazlı sinirle eve girdi ve bu nezaketsizliğini hazmetmek kolay değildi. Güzel bir duştan sonra pijamasını , depresyon hırkasını giyinip gözlüklerini takıp eline kitabını alıp salona geçti.
Asil arabaya binip uzaklaşmadan geri dönüp kapıda bekledi içindeki huzursuzluk yolunu kesmişti. Bir süre sonra gelen Cansu arabasını park ederken Asil'in arabasında oturduğunu gördü ve camı tıklattı. Asil inip selam verince Cansu ne olduğunu sordu Asil içini bir anda döküverdi "yemekte adamın biri ona sarıldı biraz huzurum kaçtı Nazlı da hissetti ve dönüşte beni kahve içmeye davet etti gitmedim ama buradanda gidemedim özet bu"
Cansu
-kimdi acaba Nazlı'nın pek yakın arkadaşı yoktur hemde erkek. Ama konuşsaydınız iyi olurdu. Tanıdığım Nazlı hızlı kabuğuna çekilir.
Asil
-şimdi konuşsam olur mu?
Cansu
-deneyebiliriz gel içeri gidelim.
Kapıyı yavaşça açıp girdiler Nazlı salıncak koltuğun yumuşak minderlerine gömülmüş kitap okuyor ve önüne iki kitap daha koymuş.
Cansu, Asil'e dönüp" durum fena depresyon kıyafetlerini giymiş " diyip gülerek Asil'i salona aldı. Nazlı hiç görmemiş gibi davrandı çünkü çok kızmıştı oysa ne güzel kibarca çağırmıştı.
Cansu
- tatlım dillim , somurtgan şirinim bak kim gelmiş
Nazlı "hoşgeldin"
Cansu
-bir baksan yüzüme
Nazlı dönüp
-Asil sende hoşgeldin
Cansu
- hadi ya saçmalama senin tarzın değil hayatı zehir etmek gel konuşalım
Nazlı
-ben konuşmak istedim zaten yapıcı olan benim
Asil
-tamam üzgünüm ama azıcık naz yapmak istemiştim sonrada sen ısrar etmeyince tavrından çekindim
Nazlı
- peki öyle olsun ama ben nazlı erkek hiç duymadım
Asil
-bir ilk olmuş olurum ve lütfen komusalim mi?Nazlı salıncaktan çıkıp koltukta oturdu,Asil de hemen yanına oturdu.
" bu tarzın çok güzel ve sevimli"
Nazlı
-dinliyorum
Asil
-tamam konuya gelelim. Adam sana nazom dedi ve sarıldı saçınla oynadı ve sen de ona gülümsedin ben ne düşünebilirim
Nazlı
-bana güvenebilirsin yada aklında tereddüt varsa iki medeni insan gibi konuşabilirsin.Ben agresif, kıskanç ve şiddetin her türlüsüne meyilli insandan nefret ederim .
Asil
- ben böyle biri miyim?
Nazlı
-öyle biri gibi davrandın dediğinde Asil sessizce başını önüne eğdi.
Cansu
- sen kiminle öyle samimisin merak ettim
Nazlı kıkırdayıp
- garibim yanıma gelip bir saattir izlediği esmer bomba ile tanıştırmamı istedi çok beğendim dedi ve saçımla oynarken de ayrılırsan ben kaparım bunu dedi.
Cansu
-muzooo
Nazlı kafasıyla onaylayınca gülüşütüler ve Cansu "siz konuşun ben kaçtım"
Asil
-muzoo ne
Nazlı
-kuaför ve aslında Cansu'nun kankası bizde zamanla samimi olduk ve onun ilgi alanı ben değil sensin diyip yine gülünce
Asil iyice gerilip
-saçmalama sakın tanıştırma, ben bunu kaldıramam hem senin ne değişik arkadaşların var böyle
Nazlı gülerek
- merak etme ben ona senin benim olduğunu söyledim
Asil
-ne dedin
Nazlı
- ya benimdir yada kara toprağın asla onu bırakmam dedim dediği gibi kahkaha attı.
Asil
-bende seni ciddi ciddi dinliyorum en iyisi ben gideyim geç oldu zaten
Nazlı hala gülerken
- esmer bombam yarın işin var mı?
Asil
- hiç yakışıyor mu böyle şeyler sana ve evet işim var
Nazlı
-ama çok yakışıklısın ve sevgilim bunu herkes görüyor olmaz böyle
Asil
-sen alay mı ediyorsun benimle deyip ayağa kalktı
Nazlı
-saçmalama ne alayı ciddiyim hem yarın ne işin var
Asil
-bu hafta içi her sabah 10'da üniversitelerin davetlisi olarak gidiyorum
Nazlı da onun gibi ayağa kalktı elini yanaklarına koyup sakalını okşayarak "sakın gülme benden başkası şu güzel gamzeni görmesin"
Asil
-ben şuan ne dediğini anlamıyorum
Nazlı kızarak
-of ya ne diye anlamıyorsun seni kıskanıyorum gidip bir salon dolusu kıza gülücükler saçamazsın çünkü sen sadece bana gül istiyorum.
Asil aynı onun gibi elini yanağına koyup okşayarak gözünün içine baktı "canım o salon da sadece kızlar değil erkeklerde var ve ben konuşmam bitince bir kaç soru alıp çıkıyorum"
Nazlı
-peki bu sorular özel hayattan geldi mi hiç?
Asil
-çok az
Nazlı
- bak bu mini giyinmekle eş değer sen gülünce kadın sana iç geçirerek bakarsa bende sinir olurum
Asil
-peki ne yapmalıyım sevgilim
Nazlı
-soğuk,kibirli ve ulaşılmaz ol lütfen ve sakın gülme.
Asil
-tamam sen nasıl istersen ama artık ben gitsem iyi olur, geç oldu sende uyu dinlen. Ben bulduğum ilk fırsatta seni arayacağım.
Birlikte kapıya yürüdüler birbirlerine sıkıca sarıldılar ardından Nazlı parmak uçlarına kalkarak Asil'in gamzesini öptü. Asil sadece şaşkınlıkla onu izliyordu bu ilkti bunun karşılığında elleriyle kafasını tutup derin bir nefes alarak anlından öptü.
Asil evine gelip yatağına uzandığında telefonu alıp mesaj yazdı " bu akşamki sevimli hallerini unutamıyorum sanırım uyuyamayacağım "
Nazlı gülücük ve kalp emojisi ile cevap yazınca Asil " bana aşkım mı demek istedin." Nazlı "sessizlik" yazdı . Asil "ben şimdi kesin uyuyamam yarın bir sürü işim var "
Nazlı "inşallah uyku tutmaz da ve sabaha karşı uyuyakalıp öğlen uyanırsın"
Asil " seni çok seviyorum ama benim uyumam lazım "
Nazlı "iyi uykular o zaman esmer bombam "
Asil " hey Allah'ım sana ne oldu böyle sen içmezsin bilirim ama şuan sarhoş olduğunu düşünüyorum"
Nazlı " insan sadece içince bilincini kaybetmez"
Asil " bana aşık olduğunu anladım "
Nazlı "iyi geceler ve öpücük emojisi "
Sabah Asil gittiği konferans salonunda Nazlı 'nın dediği gibi kız öğrenci yoğunlukta olduğunu görünce çaktırmadan bir fotoğraf çekip Nazlı'ya attı.Mesaj geç göründüğü için o an etkili olamasada Nazlı gördüğünde hemen mesaj atmış "konum at geliyorum"
Asil "çok geç ofisteyim" Nazlı cevap yazmadı ve Asil elinde telefon bekledi istediği cevabı alamadı. Annesi Asil'i akşam yemeğe çağırdı
ve misafir var gecikme diye tembihledi. Oysa Asil bu aralar atarlı olan sevgilisini bulmak istiyordu. Zaten Nazlı telefonunu da kapatmıştı ve sakinleşince seni ararım diye mesaj atmıştı. Asil ailesinin kaldığı eve gittiğinde kendisini bir sürpriz beklediğini bilmiyordu. İçeri girdiğinde Nazlı babasıyla oturmuş sohbet ediyordu . Şaşkınlıkla içeri geçip selamlaştılar. Nazlı oyununa ısrarla devam ediyordu küsmüş gibi davranıyor ve hiç yüzüne bakmıyordu. Asil kardeşine "Nazlı'ya desene telefonu niye kapalı" diye mesaj yazdı Asya anladı ve abisine yardım etti.
Asil'e odaya geçmesini söyledi.
Asil içeri geçtiğinde Asya telefonu Nazlı'ya "uzatarak Cansu abla sana ulaşamamış telefonun kapalıymış özel birşey konuşacakmış."
Nazlı işgillense de telefonu alıp içeri geçti
Asil
-sevgilim neden telefonunu kapatıyorsun deliye döndüm haberin var mı?
Nazlı
- istediğimi almışım o zaman ödeştik.
Asil
-yapma güzelim sensizlik çok zor
Nazlı
-iyi o zaman birşey yaparken empati kur aynı fotoğrafı ben atsam
Asil
- sadece kıskanman hoşuma gittiği için yaptım ama haklısın bunun şakası olmaz
Nazlı
-kapatıyorum
Salona geçtiğinde sofra hazırdı birlikte oturdular Asil ve Nazlı karşılıklı oturmuştu. Ali Bey'in oğluna sitemini gülerek dinliyordu.
Babası "oğlumu hiç göremiyorum artık bir düzeni olsun istiyorum, bütün yaşıtları evlendi çoluk çocuğa karıştı bu hala yerinde sayıyor" Asya babasının sabah anlattığı ortağının kızı mevzusunu açacağını anladığında konuyu dağıtmaya çalıştı." Baba abim oldukça başarılı biri ve onunda bir zamanı var demek ki belkide bir beklediği vardır" Nazlı Asya'ya korkuyla baktı söylemesin diye kaş göz yapmıştı. Ali Bey " oğlum beni kırmaz diye umuyorum ve seni görüştürmek istediğim biri var dediğinde Asil elinden kaşığını bırakıp "baba sen böyle şeyleri yapacak bir adam değilsin bu dedemin fikri ve ben onun kimi dediğini de biliyorum asla bir daha bana bu konuda bir şey daha söylemeyin" dediği gibi Nazlı'nın yüzüne baktı. Nazlı oldukça sakin duruyordu Asil " mesaj yazdı hemen seni arayacağım acil de lütfen çıkalım ". Nazlı 'nın telefonu çaldı. Açmam lazım derken kalkıp ileriye geçti konuşmuş gibi yapıp acil çıkmam lazım kusura bakmayın Reyhan oğlunun elindeki telefonu görünce anladı ve "Asil bıraksın "dediğinde Asil annesine baktı. Annesi anlamış gibi gözünü kırptı. Nazlı yine kibar ve sevecen tavrı ile iyi geceler dileyip çıktılar. Arabaya bindiklerinde Asil defalarca özür diledi. Nazlı müsait bir yere gidelim dediğinde onu ofisinin üstündeki küçük dairesine götürdü.
Asil
-bu nasıl olur aklım almıyor inan hem çok sinirliyim hemde sana karşı mahçup oldum
Nazlı
-kim o sana layık gördükleri
Asil
- Mardin'de dedemin iş yaptığı bir adamın kızı
ve ben o kızdan nefret ediyorum
Nazlı
-neden
Asil
- aşırı görgüsüz, kaba ve kuzenimin eski sevgilisi en önemlisi ben hiç kimseye bakamam bu sadece o kız için geçerli değil ben senden başka kimseyi görmek bile istemiyorum
Nazlı
-tamam sakın ol benim adıma problem yok
Asil
-kızmadın mı
Nazlı
- ben böyle şeylere kızmam
Asil yanına gidip elini tutup
-senden başka hiç kimseyi istemiyorum
Nazlı
-biliyorum sevgilim
Asil
-bu gece burda kalsan olur mu
Nazlı
-olmaz ben kendi yatağımdan başka yerde uyuyamam
Asil
- benim yatağımda uyusan ben burda yatarım istersen kapıyı da kilitleyebilirsin.
Nazlı
-nerden çıktı şimdi bu
Asil
-lütfen akşam uyuduğumda gördüğüm son yüz ,sabah uyandığımda gördüğüm ilk yüz seninki olsun. Bugün seninle aynı çatı altında olmak bana huzur verecek
Nazlı
-tamam
Asil huzurla sevdiğini sarıldı.
Nazlı oturan Asil'in dizine başını koydu " hiç konuşmasak olur mu?"
Asil " olur " dedikten sonra saçlarını okşamaya başladı .Bir süre sonra Reyhan hanım Asil'i aradı hemen odaya geçip konuştu .Annesi Asya'yı sıkıştırıp herşeyi öğrenmiş ve oğlundan babası adına özür diledi ve Nazlı'nın onun istediği kişi olduğu belirttiğinde Asil çok mutlu olmuştu. Konuşması bittiğinde içerde Nazlı yoktu hemen aradı " nerdesin sevgilim" Nazlı "gelirim yarım saate merak etme"
Asil "bu saatte tek başına nasıl çıkarsın söyle nerdesin hemen geliyorum"
Nazlı "ya bekle hemen geliyorum " dedikten sonra kapattı .
Asil içerde bekleyemedi ve dışarı çıktı . Tekrar telefonu eline alıp aradığında Nazlı taksiden iniyordu.
Asil
-ya nerdesin gerçekten bugün çok stres yaşadım biraz huzura ihttiyacim var .
Nazlı
-tamam hadi içeri geçelim
Asil elindeki poşeti alıp elini omuzuna koyup birlikte içeri geçtiler. Eve girince Nazlı mutfağa geçti ve çay koydu elindeki karton poşetteki kutudan çıkardığı İzmir bombalarını tabağa koydu. Asil şaşkınlıkla onu izliyordu "sen bu saatte bunları yemezdin ne oldu"
Nazlı
-Üzgün olunca yerim.
Asil
-Benim yüzümden mi üzüldün?
Nazlı
-Hayır. Sen üzgün olduğunda ben mutlu olamam birlikte mutlu olmamız lazım
Asil ,onu hafifçe kaldırıp kucakladı "sen benim herşeyimsin" dedikten odaya geçip oturdular Asil gece boyunca çok mutlu olmuştu Nazlı onun yatağında uyumuştu o da içerdeki koltukta uyudu. Sabah erken kalkıp kahvaltı hazırladı. Nazlı hızla kalktı .Evine gitmesi gerekiyordu üstünü değiştirip hastaneye geçecekti ama Asil'in kahvaltı hazırladığını görünce oturup onunla kahvaltı yaptı
"benim eve gitmem lazım o yüzden çıkmalıyım "
Asil
-bu sabah hayatımın en güzel sabahı seninle aynı evde uyandım
Nazlı
-benim içinde öyle
Asil onu önce evine sonra hastaneye bıraktı.
Akşam Asil evine döndüğünde yaptığı ilk şey Nazlı'nın yattığı yatağına girip onun kokusunun sindiği yatağında uyumak oldu.