Konuşmamız bittiğine göre artık gidebilirim. Asil hızla yerinden kalkıp "bence daha bitmedi"
"Peki söyle ne var başka" .
Asil" bana bir şans verecek misin? Herşeyi çözebilirim."
"Bunu neden istiyorsun"
"ben senden asla vazgeçemem ve sende benden vazgeçemezsin"
Nazlı minik bir kahkaha ile "benim adıma da karar vermişsin ağa ben artık senin iki sözüne kanmam çünkü ortada sana inanmak isteyen bir kadın ve senin için atacak bir kalp yok. Gördüğün herşey bundan ibaret. " diyerek ellerini havaya kaldırıp kendini gösterdi.
Asil "peki dediğin gibi olsun ama senden vazgeçmeyeceğim bunu bil "
Nazlı kapıya doğru yöneldiğinde "ben bırakayım seni dedi" ama Nazlı eliyle dur işareti yaparak sertçe "gerek yok "dediğinde Asil ses tonundan ısrar etmemesi gerektiğini anlamıştı.
Nazlı tam çıkarken Asil dayanamayıp içini döktü.
" yine senin dediğin gibi olsun sen karar verirken Asil yanmış mı ölmüş mü umrunda bile değil "
Nazlı bunları duyunca yerinde kaldı ve tek adım bile atamadı çünkü Asil haklıydı. Yanına gidip yüzüne bakarak "sana böyle hissettirdiğim için özür dilerim . Seninle yaşadığımız hiçbir şeyi inkar edemem o yüzden benim için değerlisin ama gerçekten içimden hiçbirsey gelmiyor hayatın tüm renkleri kaybolmuş gibi"
Asil"senden vazgeçemem ben sensiz yaşayamıyorum"
"Asil ben diye bişey yok görmüyor musun ben bile kendimden vazgeçtim"
"tamam bana sadece bir şans ver "
"düşünmem lazım"
"iyi düşün olur mu ikinci bir hayatımız yok geç kalmayalım yaşamaya"
İki gün sonra Elif akşam yemeğine Asil'i davet etmişti. Eski günlerdeki gibi samimi bir akşam geçiriyorlardı. Elif'in telefonu çaldığında arayan Cansu dediği gibi hızla açtı " Elif Nazlı'yı göz altına aldılar o pislik herif şikayet etmiş" demesiyle hızla kalkıp karakola gittiler. Asil " ne oldu Cansu neden aldılar"
"bilmiyorum o yılışık Buğra şikayet etmiş"
Asil hemen müdürün yanına gitti olayı öğrenmek istedi.Henüz Nazlı ifade vermemiş ve avukatın gelmesini de istememiş. Müdür Asil'in babasının yakın dostuydu ve Asil de sorguyu izlemek istemişti hemde adama çok ısrar ettimisti. Adam mecbur onunla izleme odasına girmişti. Nazlı ısrarla kadın polis olmazsa ifade vermem demiş ve kadın komiser yardımcısı onun sorgusu için girecekti. Asil içerden onu izliyordu ama Nazlı'nın bundan haberi bile yoktu.
Nazlı elini cebine koymuş içerdeki masaya dayanarak oturmuş ve kendi kendine gülüyordu. İçeri kadın polis girince Nazlı tebessüm ederek sandalyeyi masadan uzaklaştırıp oturdu.
"başlayalım artık Nazlı hanım sizi dinliyorum"
Nazlı yüzündeki huzur dolu gülümseme ve rahat tavrıyla
" hiçbir varlık kategorisine koyamadığım mahlukat beni ciddi anlamda rahatsız ediyordu ve yaptığım şey doğru olmayabilir ama haklı olduğumu sadece bir kadın anlayabilir o yüzden sizi karşımda görmekten mutluluk duydum. Bu olayın anlaşılabilmesi adın en baştan anlatmam lazım. İlk olarak bir iş toplantısında bir karşılaştık ve beni gördüğü gibi aptal aptal hareketleri ile çileden çıkardı hiçbir samimiyeti olmamasına rağmen hep ismimle hitap etti ve ben onun adını bugün öğrendim. Her gördüğünde bana dokunma ve yaklaşma girişimi oldu inanın çok sabrettim. Geçen hafta kolumdan tutup elini belime dolaşmaya çalıştı ona küçük bı uyarı yaptım ama anlamadı. Gittiğim her yerde karşıma çıktı ve bunu bilinçli yaptığından eminim. Bugün son hastam diye içeri girdiğinde oldukça şaşırdım ama yine işim gereği şikayetini sordum ve muayene etmen lazım doktor sensin dedi. Ben beyin cerrahıyım emar çekilmesi lazım şikayetiniz her neyse ona göre karar verelim dedim. Tabiki o soyunmaya başladı ve arkaya geçti ve seni bekliyorum dedi. Bu beni çileden çıkarmaya yetti iğneyi hazırladım ve bana bakıp dilini çıkarıp dudağını yalayarak öpücük attı.Bende iğneyi boynuna salladım başta kokrtu ama sakinleştirmek için üstünü giy bı kahve içelim dedim ve çok mutlu oldu sonra kafeye gittik ve ben sürekli saatime bakıp güldüm ve onu tedirgin ettiğimde kalkarak bu kadar yeter dedim ve 20 dakika içinde önce terlyeceğini sonra nefes alışverişinin değişeceğini en son bacaklarının karıncalanıp kısmi felç geçireceğini söyledim bana saldırdı eğer bu kadar fevri hareket ederse ilacın kana karışması daha hızlı olacak dediğimde oldukça tedirgin olup hastaneye koştu. Aptal hatta hastaneye giderken yürüyemiyordu.
Kadin komiser tebessüm ederek haklısınız ama yaptığınız görevinizi kötüye kullanmak Nazlı şen bir kahkaha atarak ben bir doktorum amacım öldürmek değil yaşatmak ama inanın bundan çok zevk aldım zaten iğne boştu ve nereye saplandığımı çok iyi biliyorum hayatını tehlikeye atmadım sadece korkuttum ve biliyor musunuz yine olsa yine yaparım" oldukça rahat bir tavırla
"bundan çok zevk aldım"
Asil içerden onu dinlerken hem şok geçiriyordu hemde deli kız diye aynı onun gibi gülüyordu. Asil , Nazlı'nın anlattıklarından sonra hemen avukatını Buğra ile görüştürüp şikayetini çekmesini sağladı.Nazlı ,Cansu ile dışarı çıktığında arabasının yanında duran Buğra'yı görmeyi beklemiyordu."Bu, burda bitmedi Nazlı bir daha görüşeceğiz" dediğine Nazlı insanı deli edecek bir rahatlık ve kahkaha ile iyice yaklaşıp " bebeğim inan bunu ikinci kez yapmayı 4 gözle bekliyorum" genç adam şoktaydı "sen delisin " dediğinde Nazlı yine gülerek "evet sonunda sırrımı çözdün seni akıllı çocuk" dediğinde " manyaksın sen diyip arabasına binip gitti.Asil uzaktan izlerken onun bu haline bayılmıştı. Kendi ayağı üzerinde duran ve kendini koruyabilen kadınlara zaten hayrandı hele birde buna akıllı hamleler eklenince Asil şuan onun yanında olup birlikte eğlenmeyi çok istemişti.
Sabah olduğunda Asil oyuncaklar alıp sevgi evine gitmişti. Bugün Nazlı'nın da geleceğini biliyordu ve çocuklarla bahçede top oynuyordu. Nazlı geldiğinde Asil'i paçasini katlamış çocuklarla top oynarken gördüğünde kendine engel olamadan onu izlemişti. Bir an düşündü acaba bir şans vermeli miyim? Ya gerçekten birgün pişman olursam ? Asil bunu farketti ve yanına gitti " bana mı bakıyorsun"
"evet"
"özledin değil mi?"
"hayır sadece çocuklar sana alışırsa ve sen gelmezsen çok üzülürler"
" nerden çıkardın gelmeyeceğimi ben bundan sonra haftada iki gün burdayım"
"umarım sözünü tutabilirsin"
"ben birini yada birşeyi sevdim mi asla vazgeçmem"
Nazlı sessizlesşince Asil
"ah Nazlım biz niye bu haldeyiz o kadar üzülüyorum ki anlatamam . Senin her halini çok özledim .Bir kez de benim dediğim olsa olmaz mı?"
"bana biraz zaman ver lütfen"
"yarınımızın bile garantisi yokken ne kadar zamandan bahsediyorsun"
"tamam haklısın ama ben bilmiyorum ki ne yapmam gerektiğini "
"bu sefer herşeyi bana bıraksan olur mu?"
"tamam dediğin gibi olsun"
"o zaman bu akşamdan başlıyoruz "
"neye başlıyoruz "
"ben senden bir hafta istiyorum sadece bana ayıracağın bir hafta . Eğer eskisi gibi olmazsak söz veriyorum hayatından tamamen çıkarım bir daha adımı bile anmazsın."
"tamam dediğin gibi yapalım "
Asil , Nazlı'yı ikna etmişti. Şimdi planını uygulamaya koyma zamanı. Asil bir kaç telefon konuşması yaptıktan sonra "hadi gidiyoruz"
Nazlı " çocuklarla kalacağım bu gece diye söz verdim"
"Elif ve Soner bu gece burda olacak. "
"ben yine de bir konuşayım çocuklarla "
dedi ve oyun odasına gitti çocuklarla konuşmak için ama Asil ondan önce başladı . " ben Nazlı annenizin arkadaşıyım ve o hiç benimle oynamadı bende küstüm şimdi eğer benimle bı yere gelirse barışırım gelmezse de konuşmam artık şimdi benimle gelsin mi?" çocuklar hep bir ağızdan "gelsin" diyince Nazlı anlamıştı Asil isterse herşeyi yapardı. Vedalaşıp çıktılar. Asil onu Muzo'nun güzellik salonuna getirmişti. Nazlı şaşkınlıkla "niye geldik"
Muzo " gel esmer bomba sen benim kuşumu çok üzdün"
Asil "bir sen eksiktin. Boşver bunu şimdi sen Nazlı'yı eski haline getirebilir misin ?"
"ayol ben sihirbaz mıyım? sen bı yerlere git bizim işimiz uzun sürer"
Asil "asla gitmem onu zor ikna ettim "
Muzo " severim kız böyle adamı iyi hadi bekle bakalım sevdiceğini"
Nazlı ile işleme başladı Muzo ve saçını orijinal rengine boyadı yaklaşık bir saat olmuştu en son bakım yapıp bekletti . Bu arada dedikoduyu da ihmal etmedi . İçerden gelen şiddetli kahkaha sesine Asil dayanamayıp içeri girdiğinde Nazlı ve Muzo gülme krizine girmiş haldeydi. Asil "hey ne oluyor " Nazlı konuşamadı bile ilk defa bu kadar gülerken görmüştü istemsiz bir şekilde Asil'de gülmeye başladı.
Muzo kendine gelip telefonundaki fotoğrafı Asil'e gösterince o da onlar kadar olmasa da güldü. "Bunu neden yaptın ki kıza"
Muzo "o Neyran'ı hiç sevmem geldi oturdu seninle birlikte olduğunu söyledi ve Nazlı hakkında da bazı şeyler söyledi onlar bende kalsın artık neyse arkadaşımın intikamını aldım"
Nazlı hala gülerek "ama o kahkül o saç rengi bu halde nasıl dışarı çıktı "
Asil "Nazlı sen iyi bir kızdın ne oldu böyle kriminal şeylere nasıl bulaştın"
"iyi de benim haberim bile yok ama çok iyi olmuş "diyerek yine güldü . Asil yanındaki sandalye de oturup "aman sen gül de neye gülersen gül "
Muzo saçını durulayıp, kuruttu ve bitti dediğinde Asil doya doya Nazlı'sına baktı. "Ama Muzo bu hala koyun gibi rengi tamam sadece "
Nazlı " koyun mu?"
Asil "neyse siyah olmasında ne olursa olsun"
Muzo ile vedalaşıp çıktılar. Asil Nazlı'nın evine geldiğinde Ömer ve Cansu valiz ile kapıda bekliyorlardı.Nazlı Asil'e bakıp " herkes bu plana dahil mi?"dediğinde "herkes bizim birlikte ne kadar mutlu olduğumuzu biliyor ve yardım ettiler"
Onlarla da vedalaştılar ve yola çıktılar hava kararmıştı ve acıkmışlardı. Nazlı uzun zamandan beri ilk defa acıktığını hissetmişti. Bir mola verip yemek yediler Nazlı "nereye gittiğimizi söylemeyecek misin?"
Asil " Balıkesir'de bir çiftliğimiz var. Kan davası olan iki aile vardı. Son öldüren ailenin tüm mal varlığını alacaklı olan aileye verip tüm aileyi bu çiftliğe yerleştirdik arada bir gidip bizde kalıyoruz"
"ben çok sıkılırım ne işimiz var orda"
"bana bırak demiştim lütfen bir seferlik bir hafta sabret ve sorgulama"
"tamam "
Gece olmuştu vardıklarında orta yaşlarda bir adam gelip bizi karşıladı
"hoşgelmişsin ağam ,sende hoşgelmişsin gelin ağam"
Nazlı duyduğu ile şok geçirmişti ama bozuntuya vermedi.
" Evi temizlettik odalarınız hazır ağam "
"sağol Celil biz yol yorgunuyuz dinlenelim diyip eve girdiler adam arkalarından valizleri getirip iyi geceler diyip çıktı.
Nazlı "gelin ağam ne? "
Asil" seninle geleceğimi söyledim seni nasıl tanıtabilirdim sevgilim yada sevgilim olsun diye uğraştığım kız desem rencide olmaz mıydın? Bende sözlüm dedim istemezsen yarın derim demezler"
"tamam ya sıkıntı değil ne diye hemen kızdın "
Asil odasını gösterip valizini içeri koyup kendi odasına çekildi. Nazlı pijamalarını giyip direkt uyudu. Sabah erkenden uyandı,üstünü giydi ,camdan dışarıyı izledi. Akşam farkedememişti ama geldikleri yer muhteşem bir yerdi. Gözünün alabildiğine kadar heryer yemyeşil ormandı. Asil bahçede bir eli cebinde telefon ile konuşuyordu. Kollarını göğsünde birleştirip, cama dayanıp onu izlemeye başladı. Her ne kadar uzak dursada kalbi ona aitti. Asil dönüp cama bakınca ona gülümseyerek telefon konuşmasını bitirip eve doğru yürüdü. Nazlı valizinden kıyafetleri çıkarıp dolaba asıyordu. Odasının kapısı iki kez tıklananca gel dedi Asil içeri girince aklına onun ne kadar düşünceli bir adam olduğu geldi. Onu asla rencide etmezdi ve istemediği hiçbir şeyi de yapmazdı. Asil " kahvaltıyı bahçede yapalım mı?"
Nazlı"olur"
" senle tanışmak isteyenlerde var "
Nazlı kafasını olumlu anlamda sallayınca Asil "benim sözlüm olarak tanınmak hoşuna gitmedi mi?"
Nazlı "önemli değil hayatında ilk defa gördükleri kişinin hayatını sorgulayacak değiller "
Asil " sen benim müstakbel eşim olacağın için önemlisin "
Nazlı tebessüm ederek "yani benim değerimi seninle olan yakınlığım belirleyecek "
Asil "şükürler olsun eski Nazlım geri döndü şuan üstündeki kıyafetler , saçın ,tavrın istediğim gibi"
Nazlı elindeki kıyafetleri göstererek "suç ortağın hiç koyu renk kıyafet koymamış ki"
Asil "çok iyi olmuş sen benim beyaz meleğimsin"
" sen mi istedin tüm kıyafetlerin beyaz ve yakın renk olmasını çünkü bir sarı bile yok"
Asil ukala gülüşü ile " tabiki sevgilim ama çok açım cidden hadi sonra yerleştirisin" diyerek elinden tuttuğu gibi çıktılar. Asil elini sıkça tuttuğunda Nazlı hiç elini çekme girişiminde bulunmamıştı. Bahçede oldukça geniş bi aile onları bekliyordu. Hepsi ile tek tek tanıştı ve çocukların etrafını sarması hepsini şaşırtmıştı. Nazlı yine bir çocuk grubunun içinde kalmıştı. Ama o bu durumu çok severdi onlarla tek tek ilgilenip kucaklayıp sorularını cevapladı. Celil'in karısı Hanım çocuklara hadi yeter gelin ağayı rahatsız etmeyin.
Nazlı " ben çocukları çok severim hiç rahatsiz olmam diyerek onlara doğru gelirken yaklaşık iki yaşında olacak bir tanesi eteğini çekiştirince onu kucağına alarak yanlarına geldi ve sofraya oturdu . Ufaklık saçıyla kolyesiyle oynarken Nazlı onu doyurdu. Herkes Nazlı'yı merak ediyordu sorular soruyorlardı.
Hanım" gelin ağam bizim ordan değil zaar" Asil "değil abla o İzmir'li"
Kadın çok meraklıydı ve "nasıl nerde karşılaştınız"
Nazlı girdi söze " babam ve Ali amca arkadaştı biz küçükken tanıştık ama annem ve babam trafik kazasında ölünce artık hiç görüsememiştik sonra ben okulum bitince Mardin'e hastane açmak istedim tekrar görüştük"
Kadın bu sefer üzgünce " sende benim gibisin desene yaralı kuzum bende ailemi küçükken kaybettim amcam büyüttü taki Celil'e sevdalanana kadar sonra kaçtık"
Nazlı " ne güzel severek evlenmişsiniz ,kaç yıl oldu?"
"30 yıl oldu şükür"
Kahvaltı bitince tarladaki domates hasadına başladılar Asil ne kadar dirensede gezelim diye Nazlı onlara yardım edelim diye diretince onun dediği olmuştu. Birlikte tarlaya girildi sepetlerle toplanıp ilerdeki kasalara dolduruluyordu. Nazlı hemen sepetini alıp tarlaya girdi herkesten önce. Domatesi koparıp önce kokladı ardından sepetine koydu. Asil'de mecburen gitti ilk defa böyle bir iş yapıyordu o yüzden herkes şaşkındı. Celil "Mardin kapı şen olur dibi değirmen olur.
buralarda yar seven vallahi verem olur Lele Lele Lele le le hanım" diyerek şarkı söylüyor ve karısına bakıyordu. Nazlı gülerek ikisine bakıyor bir yandan da domates topluyordu. Asil onun bu haline hayrandı sadece onu izliyordu ve sepetinde en fazla on domates vardı. Nazlı artık sepetini taşıyamadıgini farkedince boşaltmaya gitti.
Hanım" ağam bu beyaz melek gökten zembille mi indi" Asil şaşkınca kadına baktı onun gibi o da Nazlı'ya beyaz melek demişti. Gülümseyerek "Hanım abla ben de aynen öyle düşünüyorum sanırım gökten zembille benim için indi"
Kadın "hadi gidin siz gelin ağam Asil ağa böyle işler yapamaz gidip gezin biraz etrafı çok güzeldir buralar"
Nazlı Asil'e bakti cidden beceriksiz domatesleri ezmis yürürken ve sepeti nerdeyse boş " cidden sen ne beceriksizmişsin diyerek" güldü. Asil sahte bir sinirle sepeti onun koluna takarak "sen benim yerime de yaparsın ben gidiyorum güzelim"
Nazlı şaşkınca bakınca kadın elindeki sepeti alıp "git sevdiceğine "dedi. Tarladan çıkıp ona yetişti.
"gerçekten kızdın mı?"
Asil"sen elimi tutarsan geçer kızgınlığım" Nazlı gülerek "hadi ordan beceriksiz ağa"
Asil "bir insan herşeyi başaramaz de mi eskiden ne kadar becerikli bir adam olduğunu söylerdin ve hayran hayran bakardın "
Nazlı durup o anları düşündü "haklısın seni üzmek istemezdim kırıldın mi?"
Asil " insan sevdasına kırılır mı?"
Nazlı onun siyah gözlerinde kaybolmayalı çok zaman olmuştu baktığında yine kaybolacağını biliyordu bir süre öyle bakıştılar sonra Asil yaklaşıp elini tuttu ve kulağına eğilip" benim gibi sende sevdalısı"
Nazlı yine sessizdi. Asil bunun ne demek olduğunu çok iyi biliyordu. Ormana doğru yürüdüler arada bakışarak ama elleri hiç kopmadı ve hiç konuşmadılar. Bir süre sonra telefon çaldı ve Asil uzaklaşarak konuştu Nazlı ilerden akan berrak suyun yanında çömeldi ellerini suya daldırdı.
Asil " gidelim mi?"
Nazlı "yarın bu suyun kaynağını bulalım mı?çok berrak "
Asil "olur yarın daha erken çıkarız"
Yine elele ormandan çıkıp eve gittiler akşama kadar hiç eve girmemişlerdi ve artık yorgunluk bastırmıştı. Asil iyi geceler dileyerek kalktı ve Nazlı'yı da kaldırdı. Eve gelince Nazlı'ya odasının kapısına kadar eşlik etti ve eliyle yüzünü tutup anlından derin nefes çekerek öptü " Nazlım senle hayat çok güzel"
Nazlı sadece" iyi geceler" diyerek odasına geçmek istedi ama Asil güçlü kollarını sıkıca sarmıştı istese bile hareket edemiyordu. "bıraksana"
" sen benim istediğimi vermeden olmaz"
"ne istiyorsun"
yanağını göstererek "eskisi gibi sev " diyip elini alıp kendi yanağına koydu. Nazlı yine anılara daldı hep onun yanağını okşar benden başkasına gülme der gamzesini öperdi. Farkında bile olmadan yine okşuyordu ve gözünü kapatıp parmak ucuna kalkıp derin nefes alarak öptü ama kopamadı kokusunu içine çektiğinde Asil de ona sarıldı ve artık ikiside eski çekime kavuşmuştu.
Asil " geçmişi mi hatırladın"
Nazlı " biliyor musun sanırım duyguların da bir hafızası var ben yok olduğunu düşündüğüm şeylerin biranda ortaya çıkmasına şaşırıyorum. Normalde bana dokunulmasından hoşlanmam ilk sen oldun ve şimdi yine sen "
Asil " tüm yolların bana çıkıyor değil mi? Aynı benimki gibi. Ben uyuduğumda hep senin beni bırakıp gittiğin günü tekrar tekrar rüyamda yaşardım ve gece olmasını hiç istemezdim çok az uyurdum"
Nazlı gözünden akan yaşları kontrol edemeden tekrar sarıldı "özür dilerim "
Asil " lütfen özür dileme bir daha yaşatma bana bunu yeter"
Nazlı ben diye söze girdiğinde Asil onun ne diyeceğini bildiği için susturdu " bu sefer herşeyi ben kontrol edeceğim sen sadece anı yaşa . Şimdi iyi geceler sevgilim diyip tekrar öptü ve Nazlı'nın önüne doğru eğilip yanağını uzattı Nazlı gülerek öptü ve iyi geceler diyerek odasına geçip kapıyı kapattı.