Şikayet

349 Kelimeler
Hastaneye gelmemiz ile arabadan indim. "Bundan sonrasını ben hallederim. Bıraktığın için teşekkürler." dedim. Telefonumun çalması ile arayana baktım. Kolejin müdürü arıyordu. Telefonu açıp kulağıma götürdüm. "Efendim hocam?" dedim. "Birisi sanırım çocuk esirgemeye sahte ihbarda bulunmuş. Şimdi burada Alya ile Alican'ı götürmek hakkında konuşuyorlar." demesi ile ne yapacağımı bilemedim. Öyle donakalmış ki Merttuğ "Ne oldu?" diye sordu. "Hocam oraya geliyorum." dedim ve telefonu kapattım. Hızla arabaya bindim ve "Arabayı çabuk okula sür." dedim. Merttuğ arabayı sürmeye başlarken "Ne oldu Asya?" diye sordu. "Birisi şikayette mi ne bulunmuş çocuk esirgemeden gelmişler. Alya ve Alican'ı götürmekten bahsediyorlar." dedim korkuyla. İstemsizce gözlerim dolmuştu. "Kemerini bağla." diyen Merttuğ ile kemerimi bağladım. Bir anda gazı köklemesi ile yüreğim ağzıma geldi. "Onları alamazlar değil mi?" diye sordum endişeyle. "Kolejde okuyacak kadar iyi bakılan iki çocuktan bahsediyoruz. Çocuk esirgeme kurumu anlar bunu." dedi. "Ya onları benden alırlarsa? Ben onlarsız yaşayamam." dedim. "Kimse onları senden alamaz." diyen Merttuğ ile "Umarım öyle olur." dedim. Koleje vardığımızda hızla arabadan çıktım. Okul bahçesinde Alya ve Alican'ın yanında birkaç adam vardı. Koşarak yanlarına gittim. Kardeşlerimi kendime çektim ve "Onları hiçbir yere götüremezsiniz." dedim. "Şiddet gördüklerine dair ihbar aldık." diyen adam ile "Ben kardeşlerime asla zarar vermem! Zaten görüyorsunuz hiçbir yara izleri bile yok." dedim. "Alican'ın karnında morluklar gördük." diyen adam ile "Saçmalamayın." dedim. Alican'a baktığımda benden gözlerini kaçırıyordu. Kahretsin bir şey olmuş ve bana dememiş. Alican anca böyle zamanlarda göz kaçırırdı. "Ne zaman oldu ablacım onlar?" diye sordum. "Dün kavgada oldu." diye mırıldanan Alican ile "Bana niye demiyorsun! Sana bir şey oldu mu diye sormuştum." dedim. "Artık gitmeliyiz." diyen adam ile Alya ve Alican'ı arkama aldım. "Onlar hiçbir yere gitmiyor!" dedim sertçe. Ağlamamak için kendimi sıkıyordum. "Onlarla daha fazla temasta bulunamazsınız." diyen adam ile "Sizde onları götüremezsiniz! Onlar benim kardeşim!" diye bağırdım. "Üzgünüm hanımefendi." diyerek onları zorla arabaya götüren adam ile peşlerinden koşmaya başladım. Araba hareket etmesine rağmen koşuyordum. Onları bırakamazdım. Beni onlar var ediyordu. Araba köşeden sola dönünce yolun ortasında dizlerimin önünde çöktüm. Ellerimden yerden destek alırken sol gözümden bir yaş aktı. Merttuğ beni yerden kaldırmaya çalışırken köşede sırıtarak bana bakan bugün kavga ettiğim şu boksör herifi görmem ile kaşlarımı çattım.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE