Ceza

883 Kelimeler
Uykuya doymanın getirdiği rahatlıkla yattığı yerde vücudunu esneten Güneş gözlerini açtı. Odanın tavanı tanıdık değildi. Gözlerini anlamak istercesine etrafta gezdirdiğinde gece Gönül teyzesinin odasında kaldığını hatırladı. Yatakta doğrulup Gönül teyzesinin yatağına bakınca toplanmış yataktan çoktan kalktığını anladı. Kendisi yattığı koltuktan kalkıp örtüleri katladı ve koltuğun geniş yastıklarını yerleştirdi. Bu kadar rahat uyuyabileceğini düşünmemişti. Sabahlığını üzerine geçirse de oldukça kısaydı ve birilerine görünmeden odasına çıkmak istiyordu. Kapıdan önce başını uzatıp kolaçan etti ve kimsenin etrafta olmadığını görünce odadan çıkarak kapıyı yavaşça kapattı. Merdivenlerden çıktığında Gönül teyzesinin Güven’in odasının önünde olduğunu gördü ve içeri girecek olan kadını durdurdu. “Gönül teyze!” diyerek fısıldadı. Gönül hanım elinde kahve fincanıyla arkasına dönüp bakınca Güneş yanına geldi. “Ah uyandın mı? İnşallah rahat uyumuşsundur.” Diye sordu gülümseyerek. Güneş sarı, kıvırcık saçlarını dans ettiren başını sallarken “Çok rahattım, güzel uyumuşum.” Dedi. “İyi.” Dedi Gönül hanım. “Esat bey bahçeye inmişken bende Güven’i kaldırayım dedim.” Diyerek kahveyi gösterip yapmak olduğu şeyi açıklayınca Güneş “Gönül teyze,” dedi. “sakıncası yoksa Güven’i ben uyandırmak istiyorum.” Gözleri hiçte masum olmayan bir uyandırışı planladığını gösterir şekilde kurnaz kurnaz parıldıyordu. Gönül hanım biraz düşünüp bunun iyi olmayacağını söyleyecekken aksi bir davranışın daha iyi sonuç vereceğine karar verdi. Zaten bu katta kimse kalmamış herkes bahçeye inmişti. Kahve fincanını Güneş’e uzatıp “Hadi bakalım,” dedi muzipçe gülerek “bizim haytanın aklını başına getir.” Güneş fincanı aldı ve geçmesi için kendine yol veren Gönül hanıma gülümsedi. Odaya girip kapıyı kapattığında Gönül hanım aşağı indi. Güneş ilk olarak Güven’e nasıl ceza vereceğini düşündü. Ne yapacağına karar verince kahveyi çalışma masasının üzerine bıraktı. Güven kendinden geçmiş uyuyordu. Sırt üstü yatarken başı sola dönüktü. Elinin biri kafasının yanında diğeri ise karnının üzerindeydi. Güneş onun yanına gidip yatağın boş kısmına oturdu. Sabahlığının omuzlarını düşürüp zaten karmaşık görünen saçlarını biraz daha dağıttı. Hatırladığı zaman ağlamasına neden olan çok sevdiği filmin sahnesini tekrar tekrar anımsayıp sonunda gözlerinden yaş akıttırdı ve sesli olarak ağlamaya başladı. “Ühhüü ühüh.” Nemli tutmaya çalıştığı gözleriyle alttan Güven’in uyanıp uyanmadığını kontrol ediyordu. Güven onun ağlayışından habersiz uyumaya devam ederken Güneş böyle uyanmayacağını anladı ve sesini daha da yükseltip Güven’in omuzuna art arda acıtmayacak şekilde vurmaya başladı. “Sen lanet herifin tekisin! Senden nefret ediyorum. Ühü ühhüü.” Güven duymayı kaldıramadığı seslerle ağırca gözlerini açmaya çalıştı. Başının ağrıması bir yana yükselip alçalan sesler başına balyoz yemiş gibi vuruyordu. “Sana diyorum alçak adam!” deyip yeniden omuzuna darbe aldığında Güven doğrulmaya çalıştı. Artık tamamen açtığı gözleriyle sesin kaynağını arıyordu. Sağ tarafa döndüğünde Güneş’i gördü. Adını hatırlamakta güçlük çekince “Neler oluyor?” diye sordu. Kelimeler ağzından zar zor çıkıyordu. Güneş ellerini yüzünden çekip Güven’e “Ne demek ne oluyor? Bir de utanmadan soruyor musun?”diye çekişip yeniden elleriyle yüzünü kapatıp sahte ağlamasına devam etti. Güneş’in sesleri Güven’in kulağında çınlarken bu duruma maruz kalmaktan ve ne olduğunu anlayamamaktan oldukça zor durumun içine çekiliyordu. Güneş parmaklarının arasından kaçamak bakışlar atıp “Beni düşürdüğün halin bedelini ödeyeceksin!” dediğinde öfkeli ve kırgın kızı oynamaya devam ediyordu. “Tüm hayallerimi çaldın!” Güven anlamadığı için daha fazla dayanamayıp “Allah aşkına ne yaptım anlat da bileyim!” dedi isyan ederek. Neden bunu yaşıyordu öğrenmeli ve çözüme kavuşturmalıydı. Güneş ellerini yüzünden çekip “Bak yine aynısını yapıyorsun! Dün geceyi hatırlamıyor musun?” diye sorduğunda Güven uzun uzun düşündü. Abisiyle içmişti, taksiyle eve gelmişti, odasına gelip uyumuştu. Hatırladıkları bu kadardı. Güneş’in bu odada kaldığını fark edince  “Kusura bakma, ben sarhoş olunca odaları karıştırmışım.” Dedi duruma yeni ayarak. Güneş bir damla yaşı gözlerinden serbest bırakıp yanağından akmasına izin verirken “Kusura bakmayayım, öyle mi?” dedi sesini titreterek. Sonra dayanamıyormuş gibi ayağa kalktı. Güven’i suçlayarak onu gösterdi. “Dün gece bana kusura bakacağım öyle şeyler yaptın ki!” deyip arkasına döndü. İnandırıcılığını kaybetmemeyi umarak. Güven onun ne demek istediğini anladığında şöyle bir düşündü ve başını sağa sola salladı. “Hayır!” dedi kesin bir dille. “Ben sana bir şey yapmadım!” Güneş başını hayır dercesine sallayıp Güven’e döndü. “Sarhoştun! Hatırlamanı beklemek ahmaklık olur!” dedi sesini alçaltıp kendini küçülmüş hissederek. “Hatırlasan bile söylemezsin ki!” deyip yeniden ağlamaya başladı. “Ühühü hüü.” Güven sinirlenmeye başlamıştı çünkü Güneş’in kast ettiği şeyi imkanı yok yapmazdı. Gece sarhoştu ama o kafada değildi. Üstelik gündüzünde Aydan’a yaptığı ziyaret amacına ulaşmıştı. Kesinlikle olamazdı. “Beni yanlış anlama ama öyle bir yapmadığımıza eminim!” dedi Güneş’e inanmadığını belirterek. “Ben yapmadım zaten!” diye onun için olayı anlaşılır kılmaya çalıştı Güneş. “Uyuyordum ve yanıma geldin, çok sarhoştun! Sonra beni” deyip devamını getirmeye dayanamayarak yeniden ağlamaya başladı. “Ühühhü ühü.” Güven onun ağlamasına dayanamıyor kafası kızın sesini hiç kaldırmıyordu. İyice sinirlenerek “Kızım bak! Yapmadım diyorum!” dedi bastıra bastıra. Güneş elinin tersiyle gözlerini silip “Ben niye uğraşıyorum ki seninle?” dedi kendi kendine konuşur gibi. “En iyisi olanları Esat amcaya anlatmak!” deyip kapıya yürüdüğünde Güven panikle hızlı bir şekilde ayağa kalktı. Kapıyı açacak olan kızın kolunu tutarak “Saçmalama! N’apıyorsun?” diyerek onu uyardı. Güneş omuzunu silkip “Yapmadım deyip öylece bu işin içinden sıyrılamazsın!” dedi Güven’e. Genç adam burnundan solurken “Esat amca!” diye bağıran kızın ağzını kapatmak için çok geç kalmıştı. Güneş gitmek için onun elini bıraktırmaya çalışırken Güven ise mani olmak için çabalarken kapının açılmasıyla her ikisi de gelen kişiye baka kaldı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE