"Sebebi ziyaretimiz bellidir." diye derin bir soluk eşliğinde, sanki hayırlı bir iş suretiyle gelmişçesine konuya girdi Şayeste. Oysa gelme sebebinde bir hayır olduğu şüpheliydi. Artık şer ortaklarının kesişim noktasında olduğunu biliyordu. O yüzden bu saatten sonraki hiçbir konuşmada, hiçbir olayda hayır beklemiyordu. Başını salon kapısına doğru çevirerek, girişte hazır kıta durmuş gözlerini hanım ağa üzerinden ayırmayan Rüştü'ye çevirerek sakin bir işaret etti. Bu küçük işaret sonrası güvenebildiği sayılı kişilerin nedense başında gelmeye başlamış olan Rüştü harekete geçmiş, ceketinin iç cebinden çıkardığı orta boy büyüklükteki kutuyu salonun tam ortasında duran ahşap, kalın ayaklı sehpaya bıraktı. Salondaki her bir göz kutuya yönelirken Şayeste'nin sonraki hareketiyle masanın yanında du

