Ela'nın uykusuz geçen geceleri son günlerde sıklaştı. Cem’in içine gömüldüğü sessizlik, evin havasına bir mezar soğukluğu yaymıştı. Herkes rolünü kusursuz oynuyordu; acı çeken bir adam, eski dost gibi görünen Zeynep, sıradan bir kasaba… ama Ela biliyordu, bir şeyler ters gidiyordu. Cem son günlerde sürekli Ali’nin adını anmaya başlamıştı. > "Ali bana oyun oynuyor, biliyorum." "Elif’in arkasında hep o vardı." "O çocuk benden Elif’in intikamını alıyor." Ela bu cümleleri her duyduğunda gözlerini kaçırıyordu. Kalbi hızlanıyor, elleri terliyordu. Cem’in deliliği, öfkeyle beslendikçe daha zekice konuşmalar üretmeye başlamıştı. Bu, Ela’yı tedirgin ediyordu. Ama en çok da Zeynep’in değişimi onu rahatsız ediyordu. Sanki her şeyi kontrol altında tutan biri gibi davranıyordu. Zeynep’in göz

