Mahzen: Duvarların Dili Zaman, penceresiz bir odada akışkanlığını yitirir. Mina için saatler, tavandaki o kör edici beyaz ışığın altında eriyip giden birer buz kütlesi gibiydi. Kaç gün geçmişti? Bir mi? İki mi? Yoksa sadece birkaç saat mi? Bilmiyordu. Bildiği tek şey, Emir’in getirdiği soğuk çorbayı son damlasına kadar içtiğiydi. Midesi bulanıyordu ama içti. Gururu ayaklar altındaydı ama içti. Çünkü aç bir asker, savaşamazdı. Ve Mina, henüz savaşını kaybetmemişti. Yatağın kenarına oturdu. Dosyayı tekrar eline aldı. Kendi hayatının kâğıt üzerindeki dökümü... Ailesinin ölüm raporundaki o soğuk "Karbonmonoksit zehirlenmesi" ibaresi gözüne çarptı. Cem, onları uykularında öldürmüştü. Acısız, demişti. Mina’nın gözlerinden bir damla yaş düştü, kâğıdın üzerine damladı. O damla, mürekkebi

