"Bedel ne?" diye sordu Ela. Sesi artık bağırmıyordu ama soğuk bir cam parçası kadar keskinleşmişti. Dudaklarında hâlâ Cem’in tadı, ruhunda ise Emir’e yaptığı ihanetin ağırlığı vardı. Kendinden iğreniyordu ama şu an önceliği bu iğrenme hissiyle başa çıkmak değil, Emir’i o hücreden çıkarmaktı. Cem, Ela’nın sorusunu duymazdan gelerek şöminenin üzerindeki raftan bir sigara paketi aldı. Sakince bir dal çıkardı, yaktı. Dumanı havaya üflerken gözlerini Ela’nın üzerine dikti. O bakışta, az önceki tutkulu adamdan eser yoktu; şimdi karşısında yine o hesapçı, acımasız Cem duruyordu. "Bedel sensin, Elif," dedi dumanın arasından. "Emir’in özgürlüğünü istiyorsan, kendi özgürlüğünü vereceksin." Ela bir adım geriledi. "Ne saçmalıyorsun? Seninle gelmemi mi istiyorsun? Asla! Benim bir hayatım var, bi

