44. BÖLÜM

1447 Kelimeler

Gece, köyün üzerine ağır bir battaniye gibi çökmüştü. Ama bu seferki karanlık, korkunun değil, derin bir yorgunluğun karanlığıydı. Kütüphanenin yüksek pencerelerinden sızan ay ışığı, toz zerreciklerini gümüş ipliklere çeviriyordu. Raflardaki eski ciltler, yılların birikmiş kokusunu salıyordu: deri, mürekkep, küf ve çok eski kanın hafif, metalik izi. Viktor’un deri kaplı defteri hâlâ masanın üzerindeydi. Son yazılan satırlar, tüy kalemin mürekkebiyle hâlâ ıslak gibi parlıyordu. Aurora, Viktor’un göğsüne yaslanmıştı. Kızıl saçları onun siyah gömleğine yayılmış, kan ve tozla karışmış teller, ay ışığında bakır ve kehribar tonlarında yanıyordu. Kalp yaprağı artık altmışın altına düşmüştü; yavaş, düzenli, neredeyse insan gibi. Ama içinde hâlâ o tuhaf, canlı titreşim vardı. Sanki göğsünün içinde

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE