19. Bolüm: Azra & Gülse

2477 Kelimeler
Yorucu bir kaç ayın ardından bir haftalık tatil ilaç gibi gelmişti. Hayatımdaki tüm ilkleri yaşadığım adam yanımdaydı. Onun bitmek tükenmek bilmeyen arzusu ise hep bizimleydi. Biz evden çıktığımızda kirlileri yıkamayı unuttuğum için Güneş teyze yıkamış ve gördüğü nevresimden dolayı beni aramıştı. Annem de yanındaydı üstelik. Bu da yetmezmiş gibi bilmem kimin gelini de doktormus sormuşlar bu kadar fazla kanın olması bir problem olduğuyla ilgili olabilir demiş. Bizim ilk gecemizin böyle ulu orta konuşulması beni rahatsız etsede mecbur sorularını cevapladım. Ağrımın ,kanamamın olmadığını Bora'nın da oldukça anlayışlı olduğunu söylesem de doktor enaz üç gün ara dediği için ısrarla bizi kontrol ediyorlardı. Bora ise bu durumdan rahatsız olmuştu. Ailelerimizim bizim evimize, yatak odamıza kadar karışmasına. Allah'tan aynı yerde yaşamayacaktık. Sadece tatil dönemlerinde Ankara da bulunacaktık. Şimdilik bu konuyu rafa kaldırmıştık tatilimizi etkilesin istemiyorduk. Her zaman bana aşkla bakan Bora artık daha yoğun bakıyordu. Bir jnsan nasıl bu kadar sever , sevilir bunun en büyük örneği bizdik. Uyurken bir anda uyanıp eğer temasımız yoksa hemen kollarına alıp uyumasına devam ediyordu. Yemek yerken karşımda değil hemen yanımda oturup bir bana bir kendine yediriyor ve bunu da ikimizde olağan kabul ediyorduk. Artık bana da onsuz yemek yemek zor gelir olmuştu. Bir haftadır tek başıma duş bile alamamıştım. Hele balayındaki son gecemiz diye kaç posta seviştiğimizi bile bilmiyorum. Yorgunluktan uyuyamadığımız için İstanbul'a giden uçağı da kaçırmış bir sonraki güne kalmıştık. Şimdi ise evimizde ayaklarımızı uzatıp belgesel izliyorduk. Yarın akşam Mahir ve kız kardeşi bize akşam yemeğine gelecekti. Mert son sınavlarını verip artık mezuniyete adım adım yaklaşıyordu. Şimdilik okuduğu üniversitede kalıcı olacak gibiydi. Gülse olayı sanırım tamamen kapanmış artık imasınıbile yapılmıyordu. Biz bir yandan çekirdek çitlerken bir yandan belgesele odaklanmıştık. " ooo çifte kumrular belgesel olayına hızlı geçmişsiniz." gerçekten çok sürükleyici bir belgeseldi ve kapının sesini hiç duymamıştık. "hoşgeldin kıvırcığım hadi gel " diyerek koltuğa elimi vurdum . Güzel tebessümü ile yanıma gelip kolunu omuzuma atıp televizyona baktı. Sanırım onunda ilgisini çekince oturuşunu düzeltip kucağımdaki kaseden çekirdek alıp yemeye başladı. Belgeselin bitmesiyle hepimiz kalkıp odalarımıza çekildik.. Bora'nın yarın sabah fizik tedaviye gitmesi gerekiyordu benimde işe. Odamdan çıkıp Mert'in kapısını çaldım. " gel" Yatağına uzanmış kitap okuyordu. " ooo en sevdiğim yengem hayırdır inşallah. Abim yaşlı adam tabi uykusu geldi sende tek sıkıldın gidip taze körpecik kaynımla takılayım dedin değil mi?" Dediği saçmalığa göz devirdim " hayır küçük serseri. Benim kocam yaşlı değil bu bir . İkincisi ise yarın benim işe gitmem lazım ama abin tek gitsin istemiyorum. Aslında tek gitmek istiyor ama benim içim rahat etmez sen mi gitsen acaba?" Hızlı hızlı söylediklerimi tebessümle dinleyip onaylarcasına kafasını salladı. "benim işim yok tabiki ben giderim.." Tamam deyip tam odadan çıkacakken geri döndüm. " Bu arada Mert akşam misafirimiz olacak biliyorsun. Ama abin tutturdu evin alışverişini ben yapacağım diye . Taşıma işini sen hallet enazından. Zaten Nuran abla ne yapacağını bilir ona anlatmıştım. Kadın listeyi yazıp bıraktı bugün" " abime bak be hemen evin babası rolüne girmiş ha. " "zevzekleşme dediğimi yap lütfen . " "merak etme yengem bu iş bende" Uzaktan öpücük atıp odadan çıktım. Mutfaktan su alıp odamıza gittim. Bora yatakta oturup sırtını yatak başlığına dayamış tüm şirinliği ile beni bekliyordu. " neredesin karıcım? İnsan kocasını bu kadar bekletir mi?" Yatağa doğru gittim ve ayağımdaki terlikleri çıkarıp yatağa geçtim.Onun dizlerine başımı koyup saçlarımı okşamasını bekledim.Tabiki bu şaşmaz bir durumdu bizim için . Babam bizi küçüklüğümüzden beri hep böyle uyuttuğu için bizde alışkanlık yapmıştı. Ben de Gülse de bu şekilde uzanmaya bayılırdık. " çok mu yoruldun bugün.?" Başımı dizinden kaldırıp onun gibi sırtımı yatak başlıklığına dayayıp başımı omuzuna koymamla kolunu açıp göğsüne doğru çekti.Bende gülerek kollarımı beline sardım. " aslında hiç yorgun değilim temizliğin büyük bir kısmını Nuran abla yaptı ben sadece bizim odayı ve banyoyu yaptım." "dolabımı da katlanmışsın. Orda bana ait bişey vardı bulamadım." Ve ben bunu nasıl unuttum diye kendime hayret ediyordum. Bora'ya ait bir ajanda bulmuş ve okumak üzere kaldırmıştım ama okuyamadan yakalandım. " hım şey aşkım ben onu silmek için şey ettim." "hım defter hani kağıttan yapıldığı için pek silinebilen birşey olduğunu düşünmemiştim. Yine de sağol güzel karım. Sildiysen Verde koyayim yerine . " Yerimden doğrulup gözlerimi kısarak yüzüne baktım "yalan mı söylüyorum . İki kağıt parçasını ne yapayım be . Dur dur vereyim de kıymetli defterini aman mazallah çaldı falan dersin." Şaşkın şaşkın bana bakıyordu. İnanamiyor gibiydi valla çok inanarak tartışıyordum şuan . " hem ne var bu defterede böyle önemli . Hım söylesene benden gizlediğin ne var?" Ah Azra iyice abarttın olayı. Ama bir kere girdik o topa töbe billah çıkmazdım. Birde elimi belime koydum mu tamamdı. " Azra'm şaka mı yapıyorsun? " " Bora cidden ne var da böyle uyumayacak hesap soracak kadar kıymetli ki beni gecenin bu saati bunun için uyutmuyorsun?" "yavrum saçmalama gözünü seveyim ben sadece nerde merak ettim. Asker adamım ben düzen intizam içindedir hayatım ...... " biraz durduktan sonra yüz ifadesi değişti. " öyleydim yani ondan kalma bir davranış özür dilerim. Senden önemli birşey yok yani gizli birşeyde değil." Al işte aptal kafam adam zaten bu olayı unutmaya çalışırken yeniden hatırlattım. "Bora ben öyle demek istemedim valla durumu kurtarayım derken ucu kaçtı." Dudak büküp ona baktığımda yüzünde küçükte olsa bir tebessüm belirdi. Hemen kollarımı boynuna sarıp kucağına kıvrıldım. " benim artık birşeyler yapmam lazım . Boş boş oturmak koyuyor be güzelim." " Bora sen boş boş oturmuyorsun. Sağlığına kavuşmak için sabırla bekliyor ve uğraşıyorsun bu uğurda. Daha yeni evlendik lütfen böyle gereksiz konulari sokma aramıza" Saçlarımı öpüp "merak etme bebeğim. Hem ajandami ver bakalım." " aaa adama bak be ne ajandaymış arkadaş dur bekle dur" deyip kalkıp çekmeceden çıkarıp eline verdim. Dizine vurup oturmamı istedi.Bende yeni gelin olarak nazlı nazlı yaklaştım tabi dizine oturmak yerine bacaklarının arasına geçip sırtım göğsüne gelecek şekilde oturdum. "bakalım bu kadar önemli neymiş sakladığım." çıt çıtını açtı ve ilk sayfalari çevirdi hep boştu. Arkalara doğru ikimizin ve benim boy boy resimlerim vardı. Özenle yapıştırmış hemde hepsini. Hemen ona dönüp kocaman öptüm. " senden daha özel neyim olur çiçeğim. " Kahkaha atıp yüzünde öpülmedik yer bırakmadım. "afferin kocama hep böyle ol olur mu yiğidim?" Kollarını daha sıkı bağlayıp beni göğsüne hapsetti. " olur güzel karım hep böyle olurum. Ama şimdi kocana bırak kendini olur mu?" Cilveli cilveli bakışlar atıp " nasıl olmaz derin beyim ne isterse o" "kızım adamı deli edersin sen " deyip dudaklarımı sömürürcesine öpmeye başladı. Evet bu gece de sevişmek için bir sebep bulmuştuk. Sebepsiz ve senaryosuz asla sevişme olmaz bizde . Buyrun efendim herkes kendi özeline biz Boram ile hasret gidermeye... . . . Öğlene kadar şirketten çıkamamış yeni sezon kreasyonu için ekibimle beyin fırtınası yapıyorduk. En son aşamada her kes bir dosya hazırlayacaktı ve bunun için bir hafta süremiz vardı. Tüm tasarım ekibi olarak emek veriyorduk. Saat iki gibi çıkıp taksiyle eve doğru yola çıktım.Bora ile Mert alışverişteyken hiç değilse bende hazırlıkları yapayım dedim. Eve gelince Nuran abla kapıyı açtı. " hoşgeldin kızım günün nasıl geçti?" Hoşbuldum abla. İyi şükür sen nasılsın?" "bende şükür iyim . kızım ben bugün erken çıksam olur mu? Komşunun torununun mevlidi var. Ben dediğin gibi sarma börek çorba yaptım. istediğin başka birşey varsa yapayım." " çok teşekkür ederim ablacım daha ne yapcaksın gerisini de ben hallederim sen çık. Hakkını da helal et ablam. " "ay kızım helal olsun . Ne yapıyorum sanki" Çantasını alıp çıkınca bende direkt odama çıktım rahat birşeyler giyip mutfağa indim. Evli olarak ilk misafirlerimi bugün ağırlayacaktım . O yüzden herşey güzel olsun istiyordum. İlk olarak bonfileleri soslayıp dolaba kaldırdım. Ardından yeşillikleri sirkeli suya bastırıp tatlıyı yaptım ve soğuması için köşeye koydum. Buharda pişmesi içinde sebzeleri delikli süzgece koyup kaynayan suyun üzerine yerleştirdim. Kapı sesi ile benimkilerin geldiğini anladım. "hoşgeldiniz" diye bağırdım mutfaktan Mert eli kolu dolu girdi içeri. Henüz sevdiğim görünürde yoktu. " nasıl geçti tedavi?" " valla kocanla bundan sonra sen git adam hiç birşeyden memnun olmuyor." Bora mutfak kapısında belirince ona döndüm. " ne yapmış canım benim kocam. Ah canım kocam ne yaptıysa ne dediyse haklıdır." diyerek göz kırptım. Mert midesi bulanmış gibi hareket ederek bana bakıyordu. "iyyyy sende mi o kadınlardan oldun. " "iyyy sensin kıvırcık serseri . Kocam o benim canım kocam." diyerek gidip şapur şupur öptüm. "hoşgeldin canım kocam evimin direği " Bora kahkahası ile bana eşlik edip aynı şekilde sesli ve ıslak öpücüklerle bildiğin yanaklarımı ısıra ısıra öptü. "hoş buldum benim güzel karım, çocuklarımın anası." Bende gülerken Mert " peh midem kalktı gidiyorum ben çekilin " diyerek yanımızdan yüzünü ekşitip geçti. Bora benim ruh ikizimdi. " yardım edeyim mi hatunuma?" Hayır dersem üzüleceğini bildiğim için " sen ellerini yıka otur aşkım ben sebzeleri yıkadım vereyim salata yap." İçeri geçip mutfakta ellerini yıkarken bende sezeleri duruladım ve süzgece koyup masa götürdüm. Zaten işim bitmek üzereydi salatayı da yapıp dolaba koyduktan sonra birlikte dinlenmeye geçebilirdik. " güzelim yormasaydın çok kendini." "yorumladım hayatım bitti sayılır sen salata yaparken bende bonfileleri mühürleyip fırına koyucam . " Yarım saat sonra işimizi bitirip odamıza dinlenmeye geçtik. . . Mahir ve kız kardeşi gelmiş birlikte sofraya geçmiştik. Kız kardeşi Cemre Gülfem' in öğrencisiymiş. Oldukça sıcak kanlı bir kızdı. Mahir içmek ister diye şarap alan Bora Mahir'in bıraktım demesi ile şaşkına dönmüştü. Cidden nasıl bir adam olduğunu bende merak etmiştim. Hele Gülfem'e olan bakışları ve Gülfem'in kaçması beni şüphelendirmişti. Bakalım altından nasıl bir hikaye çıkacaktı. Ne zormuş sevmek , kavuşmak bizimki şükür kavuşma ile sonuçlanmıştı. Tabi birde bunun sonu kötü bitenleri vardı.Umarım gerçek sevgi her zaman kavuşma ile biterdi. Gülfem zaten aşka sevdaya inan biri değildi. Babasından darbe yiyen kızlar hep yarım oluyor. Babamın vermediği sevgiyi dışardaki adam neden versin. Babamın bıraktığı eli bir yabancı adam neden tutsun. Oysa teyzem gerçekten aşık olup ailesini yok sayıp 17 yaşında evlenmişti.Daha rüştünü kazanmadan anne olmuş ve 25 yaşında da iki çocuğu ile kendini sokakta bulmuştu. Üzerinden çok zaman geçmesine rağmen hala teyzem için o yarası kapanmaz. Ailesi ile arası düzelse de dedem son nefesine kadar onu affemedi. Bunun azabı ile teyzem günden güne erdi ve Allah'a sığındı. Kimsesizlerin kimsesi olan yüce yaradana sığınmak en güvenli limandı. . . . " Azra seninle özel konuşmak istiyorum mümkün mü?" Mahir'in sorusu ile Bora'ya döndüm ve gençleri işaret edip Mahir ile bahçeye çıktık. Bahçedeki mini oturma grubuna doğru giderken sıkıntılı olduğu her halinden belliydi. " benim bunu istemeye hakkım yok ama elimde değil inan çok denedim vazgeçmek mümkün olmadı." "Mahir açık olmak gerekirse ben hiç birşey anlamadım. Şimdi bana daha açık olursan benden ne istediğini daha iyi anlarım." Eliyle yüzünü sıvazlayarak derin nefes alıp verdi. " ben bildiğin pislik gibi davrandım ve zaten güven problemi olan kızı daha da uzaklaştırdım. Şimdi toplamak istiyorum ama olmuyor. Nerden tutsam elimde kalıyor. Sadece kendimi ona anlatabilecek fırsatlarım olsun istiyorum. Eğer ikna olmazsa çekip giderim yemin ederim adımı bile duymaz." Ne gibi bir pislik yaptı bilmek istiyordum ama muhattabım burda o değil kuzenimdi. " arkadaşında bana pislik yapmıştı . Gördüğün üzere bugün evliyiz. Umarım seninki de affedilecek bir şeydir. Ve en önemlisi ben ve Gülfem'in hayata bakışı çok farklı. Umarım onun sınırlarını zorlayan şeyler yapmamışsındır. " yaptım Azra tüm sınırlarını yok etmek istedim." "ne diyeceğimi bilmiyorum ama onunla da konuşmam lazım . Sana bu fırsatı vermeyeceğini biliyorum ve olurda biraz da olsun ben ikna olursam elimden geleni yaparım. Ama onunla konuşmadan olmaz. " Ellerini dizine koyup güç alırmışcasına bastırıp ayağa kalktı. " haklısın . senden haber bekleyeceğim. " . . . Öyle böyle derken evliliğimizin üzerinden 3 ay geçmişti. Bora'nın tedavisi sonlanmis ve doktorun önerisi ile sadece haftada iki gün yüzmeye gidiyordu. Bugün annem babam Gülse Güneş teyze ve Haluk amca bize gelmiş ve yol yoğunluğu olduğu için hepsini odalarına yerleştirmiştim. Evimde Mert'in odası ile birlikte iki misafir odası vardı. Erkekler Mert'in odasında kadınlar diğer odada uyumak üzere ayrıldılar. Sonbaharın gelişi ile minik bahçemde kuracağım sofrayı mecburen içerde kuracaktım. Bugün benim için önemli olan herkes burda olacaktı. İş yerinden Oğuz abi ve Çiğdem Mahir ve Cemre ,teyzem ve Gülfem . Ben tatlı meze ve salata yaparken Bora ve Mert etleri soslamis ve pişirmeye hazır hale getirmişlerdi. Annemlerin odasının kapısına geldiğimde içerden seslerin geldiğini duyunca bende içeri girdim. " dinlenebildiniz mi?" Hepsi güler yüzle bana bakıyordu. " evet ablacım dinlendik ." " kızım sen bı git bak bakalım Bora abinlerin yardıma ihtiyacı var mı?" diyerek Gülse 'yi yollayınca annem beni yine ne bekliyor diye hazır ola geçtim. Gülse'nin çıkması ile oturmamı işret etti annem. " kızım biliyorum kızıyorsun bize ama bizde seni düşündüğümüz için karışıyoruz valla yoksa bilirsin böyle şeyler benlik değil." annemin çekine çekine konuşması ile yine özelimizin döküleceğini anladım. Bu sefer Güneş teyze söze girdi. " güzel kızım o doktor vardı ya işte o demişti ki doktora görünsün gebelik düşünüyorsa. Eğer olurda olumsuz bir durum varsa düşükle sonuçlanır. Siz korunuyor musunuz bilmiyorum ama eğer bebek düşünceniz varsa bı kontrole git emi kızım. Bak ben çok çektim sen çekme istiyorum." Bu hiç bizim aklımıza gelmemişti ki . Biz bir arada olalım Bora sağlığına kavuşsun herşey tamam diye düşündük. " anlıyorum endişenizi tamam bı ara giderim ." Deyip olayı kapatmak istedim. Ama artık bu ısrarları beni de tedirgin etmişti. Gercekten en kısa zamanda bende doktora gidecektim. " bı de kızım bana ve Haluk amcana artık anne baba desen olur mu? Valla en büyük hayalim be ." öyle içten sormuştu ki gözlerinde her zaman olan samimiyetini hissetmiştim. Kalkıp yerimden sımsıkı sarıldım tontonuma. " benim zaten ailemsiniz siz . Sadece insan alışınca zor oluyor. Ama dikkat edeceğim olur mu annecim." " kızım " Allah'ım bu nasıl içten bir kızım deyisti . Gözleri dolu dolu bana sarıldı. Birlikte güle eğlene odadan çıktığımızda annelerim Mert ve Gülse'yi göz hapsine almıştı. Anlaşılan ikiside bu durumdan haberdardı. Onları bir arada bırakıp bahçeye kocama bakmaya gittim. Mangalı yakmaya çalısan evimin erkeği. Kafasını kaldırıp beni görünce kollarını açtı. Kömür isinden kararan ellerini bana sürmemeye çalışarak sarıldı.Başımı kaldırıp çenesinden öptüm. "oh özledim nerelerdeydin. " "annemlerle lafladık." Kapının çalması ile ikimizde içeri geçtik. Teyzemler ve Cemre hariç herkes gelmişti. Mahir oldukça sabırsız duruyordu. Bir süre sonra teyzemlerde gelmişti ve evimizin ilk büyük davetini de vermiş bulunuyorduk. " Gülse gözleri dolu dolu ve mutsuz bir şekilde etrafta dolanıyor ve tamamen herkesten soyutlamıştı kendini. Gülfem desen annesinin yanından bir dakika kalkmadı ve doğal olarak Mahir istediği fırsatı yakalayamadı. İkisi dışında oldukça eğlenceli bir yemek olmuş ve herkes memnun bir şekilde evine doğru yol almıştı. Sabah kahvaltısında annemler teyzeme gidecek ve bizde gençler yalnız kalacaktık. Akşam bulamadığım fırsatı bulup kız kardeşimle konuşmak istiyordum. Kahvaltı sofrasına oturduğumuzda Gülse'nin halı Bora'nın da dikkatini çekmişti. " Gülse iyi misin abicim?" Başını bile kaldırmadan kafasını sallayıp "iyim teşekkür ederim abi." Mert'e baktığımda üzüldüğünü gördüm.Ne oldu da bu haldeydiler. " Gülse biraz konuşalım mı?" dediğimde buz gibi bakışlarını bana çevirdi. " gerek yok . Gelmem hataydı zaten ." Elimde çatalım dondum kaldım.Ne yani kardeşimi üzen ben mıydın? "bitanem bilmeden bişey mi yaptım?" " size afiyet olsun ben arkadaşlarımla buluşacaktım. " diyerek sofradan kalktı. Bora elimi tutup teselli etse de içim rahat değildi. Peşinden bende kalktım. Odasına girdiğimde yatağın yanına oturup dizlerini yüzüne doğru kapatmış ağlıyordu. Hemen yanina gittim.Diz çöküp sarıldım. "Gülsem neyin var?" Başını kaldırıp yüzüne baktı. Umutsuzca başını sallayıp " çok geç kaldın abla bunu sormak için " dediğinde yüreğimden birşey kopmuş gibi hissettim.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE