Giriş Bölümü.
Çağla Ekinci babasının kumar borcu yüzünden bir adama satıldığını öğrenir ve bu adam Yeraltı dünyasının en büyük mafyalarından olan Akgün Akın’dır.
Akgün Akın onu satın aldıktan sonra yüzüne eğilerek; “Artık benimsin ve şimdi soyun.”
“Yapma.”
“Sen bundan sonra bana satıldın. Bedenin bana ait, kalbin de umurumda değil. Şimdi üzerini çıkar ve seninle sevişmeme izin ver.”
“Canımı yakma.”
“Canın umurumda değil Çağla Ekinci, sen soyadımı bile alamayacak zavallı olacaksın zira ben seni sadece bedenin için kullanacağım.”
O geceden sonra Çağla, kendisinden bu denli nefret eden bir adama aşık olacağını bilmiyordu.
Üstelik Akgün Akın’ın kalbi yıllardır buz tutuyordu. Onun kalbini elde etmek hiç de kolay olmayacaktı.
&&
Akgün’ün ağzından:
Eski ahşap merdivenler gıcırdarken ayak seslerim tüm evi dolduruyordu. Elimde buruşturulmuş bir kâğıt vardı. Sinirle sıkmıştım, parmaklarımın arasındaki ince kağıt parçası her an parçalanacak gibiydi. Eski, köhne bir ev… Bu kadar basit bir yerde işim neydi, hâlâ kendime soruyordum. Ama cevap belliydi.
Kapıya vardığımda, kolumu kaldırıp sertçe açmaya niyetlenmiştim ki, tam o an göz göze geldik.
Yeşil gözler… Dikkat çekici, canlı ama bir o kadar da korkuyla büyümüş. Karşımda kahverengi saçları omuzlarından dökülen bir kız duruyordu. Güzel… Hem de fazlasıyla. Ama bunun benim için bir anlamı yoktu.
Kaşlarımı çattım, sinirle elimdeki kağıdı önüne fırlattım.
“Siz kimsiniz?” diye sert bir sesle sordu.
Sabrım tükeniyordu. Cevap vermeyince dişlerimi sıktım ve gözlerimi kıstım. “Seni satın aldım.”
Sessizlik… O sadece baktı. Ne bir tepki, ne bir itiraz… Boş gözlerle bana bakıyordu.
Öfkeyle bir adım daha yaklaştım, sesimi alçaltıp ama daha da tehditkâr bir tona büründüm. “En kısa zamanda eşyalarını topla,” dedim. “Birlikte buradan çıkıyoruz. Ve hemen benim tohumlarımdan bir çocuk yapacaksın.”
Kızın yüzündeki ifade değişti ama hâlâ tek kelime etmiyordu.
Güzel. Sessiz olması işimi kolaylaştırırdı.