16. BU GİZEM NİYE?

2262 Kelimeler
BÖLÜM ŞARKISI : ELİF TÜRKYILMAZ - ÖMRÜM " Öğle yemeği yiyelim mi ? " diye söylenen adama kafamı yaptığım çizimlerin üzerinden kaldırıp sağ elimdeki kalemi bir anda yere düşürdüm. Bir an içim titredi sanki. " Korkutmak istememiştim. " dedi tekrar yanıma doğru yaklaşırken. " Aslında kapıya vurdum ama duymadın. " Düşen kalemi yerden almaya eğilirken " Duymamışım evet. " dedim boğuk çıkan sesimle. Dalgınım evet son bir kaç gündür. Çünkü haftada bir gelen o kutular artık haftada üç kez gelmeye başladı ve ben hala kimin gönderdiğini bulamadım. B. Kişisinden daha önce şüphelendiğimizi size söylemiştim ama o değil bundan eminim. Çünkü bir kaç kez ima ettim. Açık açık sormadım tabiki ama onu az çok tanıyorum artık. Gözlerinden belli ediyordu bazı şeyleri. " Sen niye gelmiştin ? " dedim kafamdaki düşüncelerden soyutlarken ruhumu. " Öğle yemeği yiyelim mi diye geldim ama ondan önce şu projelere göz gezdirelim istemiştim. Sen pek havanda değilsin. Sonra bakarız." diyerek ortadaki masaya koydu laptopunu. " Senin neyin var Leyla ? Son bir kaç gündür ruh gibisin. Canını sıkan bir şeyler var belli. " diyen B. Kişisi ne diktim gözlerimi. Kafamıza takıyoruz diye her önümüze gelen kişiye de içimizi açacak değiliz aslanım sakin ol. Kaldı ki ben sana hâlâ güvenmiyorum B. Kişisi. Üzgünüm.. " Bir şey yok. Sağ olun. Çalışmam gerek şimdi çıkar mısınız ? " sen az önce patronunu mu kovdun aşkım yoksa bana mı öyle geldi ? Alayla gözlerini üzerimde gezdirip " Pardon ? " dedi bir anda. Bense hâlâ kafamı önümdeki kağıtlardan kaldıramıyordum. Yok ya. Önce söylen sonra pişman ol. Kaldır kafanı çabuk. " İzin verirseniz diyorum, Jale Hanıma göstermem gereken çalışmalar var. " diyerek yerimden ayaklandım. Kapıdan çıkarken bilin bakalım ne oldu ? Kolumda hissettiğim B. Kişisinin ellerine şaşkın dolu bakışlarımı atarken " Bir şeyin var senin Leyla ? Niye bana cephe alıyorsun ? Sana yardımcı olmaya çalışıyorum sadece ? " dediği an kolumu çektirdim ellerinden. " Sizi ilgilendiren bir durum yok Barlas Bey. Şimdi izninizle. " deyip çıktım odadan. İnanın niye böyle davranıyorum bende bilmiyorum. Son bir kaç gündür benden herkes nasibini alıyor ayrıca. Burcu, Berrak, Kemal, hatta Lale bile.. Çok gerginim bu konuda. Kızlara da hissettirmemeye çalışıyorum ama kaç yıldır birlikte yaşadığın insanları kandırmak hiçte kolay değil maalesef. " Jale Hanım size göstermem gereken bir kaç bir şey var. " derken aynı zamanda kapısını tıklattım. Kapısı açıktı. " Sonra Leyla. Şu an müsait değilim. " diyerek elindeki telefona tekrar gömüldü. Allahın çakma sarışını sanki çok büyük işler kuruyorsun o telefonla değil mi ? Süs köpeği seni. Niye sinirlendiysem bu kadar ? Cevap vermeden çıktım odasından. Sonro Loylo so on mosoit doğolom. Ben bunları mırıldanıp koridorlardan ilerlerken bir anda arkamdan gülme sesi geldi. Dönüp baktığımda bir çift kahverengi hareyle göz göze geldim. " Dışardan şu an nasıl göründüğünü tahmin bile edemezsin. " diyerek gülmelerini sonlandırıp yanıma geldi. " İnanın hiç umrumda değil. Bırakın deli bilsinler. " diyerek önüme dönüp yürümeye başladım. Kaçan kovalanıra mı dönüyor olay yoksa ben mi öyle düşünmeye başladım ? Aramızdaki farkı kapatıp yanıma geldiğinde yan yana yürüyorduk. Ben gözlerimi devirip baktığımda oda yere bakarak sırıtıyordu. " Anlaşılan Jale pek yardımcı olmadı. Ama istersen ben sana yardım edebilirim. " dediğinde bir an göz göze geldik. " Önemli değildi. Yarın halledebiliriz. " dediğimde bir anda mantığımı devre dışı bırakıp orayı terk etmek istedim. " Öğle yemeği teklifin hala geçerli mi ? " bakmayın bende şu an çok şaşkınım. Bir anda niye böyle bir şey dedim bende bilmiyorum. Tek isteğim o ortamdan ayrılıp, kendimi sakin bir yere atmak. Ama neden yanında B. Kişisinide istedim bilmiyorum. İç sesimin bile bu konuda sesi çıkmıyor. Siz düşünün gerisini.. Hep böyle oluyor ya. Ondan ne kadar uzaklaşmaya çalışsam çalışayım bir anda kendimi onun yörüngesinde buluyorum. Nasıl oluyor, niye oluyor sorgulayamıyorum. Sanırım beni dengesiz biri olarak görüyor şu an ama inanın bu da umrumda değil. " Tabi ki. " diyerek bana bakan gözleri bir anda parıldadı. Bunu göremeyen kör olur ayol. *** Ayy kız Leyla bu adam şimdi seni şık bir yere götürür. Ne vardı sanki sabah evden çıkarken Berrakın giy dediklerini giyseydin. Kız hissetmiş meğer. Sussana sen bi. İç sesim böyle konuşurken bir anda arabadan kafamı çevirdiğimde çok hoş, deniz kıyısında, salaş bir yere geldiğimizi gördüm. Nasılda anladın ancak böyle bir yerin bana iyi gelebileceğini. Hanene bir artı daha. " İnebiliriz. " dediğinde arabadan indim. Belimde hissettiğim ellerle biraz irkilsem de rahatsız olmadım. Neden ? Bize doğru yaklaşan garsonla, oturacağımız yeri eliyle işaret ederek bizi oraya yönlendirdi. Ben çantamı çıkartıp sandalyenin kenarına asarken " Ne yemek istersin ? " dediğinde bir anda bütün dikkatimi ona verdim. " Bana fark etmez. Çokta aç değilim aslında. Sen önerebilirsin. " " Peki o halde. " diyerek garsona doğru kafasını kaldırıp " Sizin o meşhur soslu makarnanızdan alalım. Yanında da mevsim salata." derken bir anda yüzüme bakıp " alkol kullanıyor musun ? " dediğinde bende yüzüne bakıp " Mesai saatleri içinde içmiyorum. Malum şirkete geri döneceğiz. " dedim muzip bir tavırla. " Gitmeyebiliriz. " dediği an bir anda gözlerim parladı zaten gitsem de içimden bir şey yapmak gelmiyor. Kafamı gülümseyerek hafifçe salladım. Oda yüzüme sırıtarak baktı. " Rakı alalım yanında. " diyerek menüleri garsona uzattı. Garson yanımızdan uzaklaşırken bende ortama baktım dikkatle. Hoş bir havası vardı. Deniz kenarında restoran mı değil mi karar veremiyorum. Çok büyük değil ama aynı zamanda dışarda oturulacak ayrı yerleri var ve yerlerde yuvarlak geniş yastıklar var. Çok farklı olmuş dizaynı. Bakınız mimar yönüm devreye girdi. Güzel gözlemlerim. " Eee anlat bakalım Leyla. " dediğinde suratına çevirdim yüzümü. Ne anlatabilirim ki sana ? Senden kurtulamıyorum, kurtulamadığım gibi başka biri daha mı tebelleş oldu başıma diyeyim ? " Ne anlatayım ? " dedim merakla. " Bilmem. Bu durgunluğundan bahsedebilirsin mesela. Üç gün önceki Leyla'yla şimdiki Leyla arasında dağlar kadar fark var. Arkadaşlarınla aranda bir sorun mu var ? " nasılda sevecen yaklaşıyorsun ama sen böyle. " Alakası bile yok. Bizim aramızda en ufak sorun çıkmaz. Beş dakikadan fazla küs kalamayız çünkü birbirimize biz. " dedim kendimi açıklama hissi oluştu içimde birden. Bakışlarını masaya çekip ellerini kenetleyip tekrar sordu " Erkek arkadaşınla mı bir problem var ? " dedi. Niye yüzüme bakmıyorsun ki şimdi sen ? " Erkek arkadaşımın olduğunu sana düşündürten ne ? " diye bir anda çıkışta bulundum. Adamın gözleri parladı adeta. Sanki sen benim biyografimi bilmiyorsun B. Kişisi. Hiç. " Bilmem güzel kızsın sonuçta. Olabilir diye düşündüm. " dediğinde bir anda göz göze geldik. " Olamaz. Ben yıllardır almıyorum hayatıma kimseyi. Böyle de çok mutluyum. " dedim kollarımı bağlayıp. Yüzünde saf bir gülüş takınıp " Sakin ol şampiyon. Seni kızdırmak istemedim." dedi. Evet Leyla niye tersliyorsun adamı ? Görmüyor musun seninle sohbet etmeye çalışıyor. Yemeklerimiz masaya geldiğinde ancak acıktığımı hissettim. Önüme konulan tabaktan bir çatal aldığımda mideme bakıp gülümsedim. Hadi gene iyisin. Niye böyle dedim ? Çünkü kaç gündür doğru düzgün bir şey yiyemiyorum. Canım istemiyor. " Beğendin mi ? " diyen B. Kişisine baktım " Evet. Güzelmiş." diyerek sırıttım. Yemekleri rakı eşliğinde yedikten sonra hafiften kafamın bulandığını hissettim. Bunu anladığıma göre hâlâ ayıktım belli ki. " Senin gözlerinde bir şey var. " dedim bir anda. Tamamen içimden geçenler şu an. Elimdeki bardağın dibinde kalan rakıyı kafama diktim sonra. Bir kaç bardak içtik aslında ama ben yavaştan gidiyordum fakat karşımdaki adam duvar gibi duruyordu. Hiç mi çarpmaz be adam ? " Nasıl yani ? " dedi yüzüme gülerek. " Sende bir şeyler var. Özellikle gözlerinde. Bir şeyler anlatıyor ama anlayamıyorum. " dediğimde gözlerini benden kaçırdı. " Her şeyi haykırıyor ama kimse duymuyor gibi. Bende duyamıyorum ama görebiliyorum. " sen neler diyorsun aşkım bir dur! Ellerini şakaklarına götürüp yere bakan bakışlarına aldırmadan devam ettim. " O bakışlar kaçtı yine B. Kişisi hop. Haklıyım demi ? " dediğimde B. Kişisi elimdeki bardağı çekip aldı. Saatlerdir burdayız ama ben saatin kaç olduğunu bilmiyorum. Oturduğumuz yerden hiç kalkmadık. " Yeter Leyla. İçme daha fazla." dediğinde cıklayıp karşı çıktım. " Neden ya ? Yeni başlamıştık halbuki. " deyip elindeki bardağı sertçe aldım. " Seni bu kadar hırpalayan ne Leyla ? Niye gözlerinde keder var ? " Keder değildir ya o katarakt var bende. Ne diyorsun gerizekalı? " Bilmem ne hırpalıyor beni ? " ooo tamam saçmalamaya başladığıma göre ben gidiyorum. Hadi eyvallah.. " Annenin babanın olmayışı mı seni böyle hayal kırıklığına uğratıyor ? " bir dakka ya sen nerd- Sus aptal sus. " Senin benim geçmişimi bu denli bilmen hiç hoşuma gitmiyor B. Kişisi haberin olsun. " derken elimdeki bardağı sertçe çaptım masaya. Etrafımızdaki insanlar bize doğru bakışlarını savururken B. Kişisi yüzüme hiç bir şey olmamış gibi bakmaya devam ediyordu. Taş mısın be adam ? Bir kız bağır bir şey söyle! " Hadi kalkalım Leyla. " deyip ayaklanmaya başlamıştı ki havada kalan elini tutup " Otur şuraya. Daha Söyleyeceklerim bitmedi. " dedim. Niye makarnaya yürek muamelesi yapıyorsun aşkım ? Derdin ne ? Elindekileri bırakıp deminki oturduğu yere tekrar oturdu. Elimi çekmiştim ama hala o suratıma bakıyordu. " Dinliyorum. " dedi kendinden emin bir sesle. " İçimi yakan bir şey var Barlas. Adını bilmiyorum. Başlarda önemsemedim ama son zamanlarda çok sık gelmeye başladı. " dediğim an karşıdan bir ses geldi " Ne ? Ne sık gelmeye başladı ? " Ben kuruyan dudaklarımı yalayıp lafa girmek istedim. ilk defa belkide, yabancı birine içimi açacaktım. Sebepsizce. " Kutular geliyor bana aylardır. İçinde saçma sapan parça parça yazılı kağıtlar. Kimden geliyor bilmiyorum. Ama içimin yangınına da engel olamıyorum. Sebebi ne olabilir sence. " deyip bileğimi gözlerime yasladım. Artık kapanmaya ramak kalmıştı. Ama ben hala diretiyordum kapanmayın diye. Karşımda elleriyle sakallarını karıştıran huzursuz adama bakışlarımı çevirip " Senin de bir tahminin yok değil mi ? Bende öyle düşünmüştüm. " dedim yılgın bir sesle. Bir anda dişlerini birbirine bastırıp " Bulacağım. " dedi kesin bir ses tonuyla. Ben o an ne dediğini anlayamadan gözlerimi kapattım. *** Sabah başımdaki keskin ağrıyla açılmak istemeyen gözlerimi aralamaya çalıştım. Bir an nerde olduğumu anlayamasam da yatağımda ki sağ tarafta duran Sezen Aksu portresini görünce derin bir nefes aldım. Odamdaydım. Bir anda üzerimden çekilen pikeyle irkildim. Başımda duran iki tane zebani. Allahım öldüm de ceza olarak sorguma bu ikisi mi girecek diye düşünürken Berrak var gücüyle bağırdı. " Kalk hemen uyandığını biliyoruz. Hortumu çektirme bana tuvaletten şimdi. " dedi. Ben gözlerimi ovuştururken " Sabah sabah ayıltma yöntemlerine hayran kaldım. Nazi kampında filan mı çalıştın aşkım ? " dediğim an çimdik yedim koluma. " Nefesini boş konuşarak tüketme bence. Vereceğin hesabı düşün. O zaman daha lazım olacak sana. " bunu diyen Burcuya yüzümü dönüp " Sende mi brütüs ? " diyerek alay dolu bakışlarımı attım. " Kalk hemen Leyla. Dün gece buraya nasıl geldin, Kim tarafından getirildin hatırlıyor musun ? " dediğinde bir anda beynimde şimşekler çaktı. En son yemeğe gitmişlerdi B. Kişisiyle. Makarna yemişlerdi. Bir iki kadeh bir şey içmişlerdi. Ama sonra ? Ben çok konuştum çok şey söyledim ama hatırlamıyorum. " Aptal yeni anladın demi ? " dedi yanıma geçip otururken Berrak. " Seni dün eve Barlas getirdi. Gece geç vakitlere kadar gelmediğini haber vermeyince seni aradık. Telefonu Barlas açtı. Çok kötü olduğunu, yolda olup hastaneye gidebileceğinizi söyledi. Bizde senin bu hallerine alışkın olduğunu bildiğimiz için, seni eve getirmesini söyledik." dedi Burcu kafama vurarak. " Eee sonra ? " dedim utanarak. " Sonra seni eve getirdi. Baygın haldeydin. Odana girip yatağına yatırdı seni. Sonra seni bize emanet ederek gitti. " dedi Berrak hışımla. Çok ince bir davranış. Bravo. Koluma yediğim bir tane daha çimdikle beynimdeki düşüncelerden soyutlandım. Ah diye bir inilti dökülse de dudaklarımdan bir şey diyemedim. Çünkü haklılardı. Cenkten sonra ilk defa eve bir adamla geldim ben. Cenk mi ? der gibi soru dolu gözlerle bana baktığınızdan eminim. Merak etmeyin müsait bir vakitte anlatacağı size. Neyse şu an konumuz o değil. " Ya öğle yemeğine çıktık biz dün. " dediğimde Berrak yüzüme " yaa." diyerek ima dolu baktı. Bende ona aldırmadan devam ettim lafıma. " Sonra beni hoş bir yere götürdü. Yemeğin yanında Rakı içelim diye karar verdik. " dediğim an kafama sert bir bilek yedim. Kızım vurmasana zaten durdu. Eee dolu bakışlara aldırmadan devam ettim " Ben bir ikiden bir şey olmaz derken tekliyi devirmişim. Çok sonra anladım zaten. " " Niye Leyla? Niye bizsiz bu işlere kalkışıyorsun ? Sana yasak etmedik mi biz ? Bir aradayken tüm saçmalıklara varız ama ayrıyken nefesini bile değdirmeyeceksin demedik mi ?" dediğinde Burcu, benim gözlerim doldu. " Aşkım yüzüme bak. Ne kadar çok korktuk biliyor musun ? Aynı şeyleri yaşayacağız, yaşayacaksın diye ? Bizi de mi düşünmedin ömür törpüsü. " ama ben ağlayacağım şimdi. Burcu bunları sevecen bir tavırla söylediğinde boynuna atladım. " Özür dilerim ben düşünemedim. Özür dilerim. Çok özür dilerim. " derken gözyaşlarım hıçkırıklara bıraktı yerini. Şu an üçümüz de ağlıyorduk. Berrak da gelip yanımıza oturduğunda eliyle omzuma dokunup " Yer cücesi seni. Hesap soralım dedik, burnumuzdan getirdin. " derken burnunu çekiyordu. Tamamen mecazi kullanmamıştı o deyimi. " Bir daha sakın Leyla sakın dışarda bizsiz içmek yok sakın. " diyerek çekiştirdi beni Burcu. Yanağına sulu bir öpücük kondurup " Yok Serçem. " dedim. Berrakta başını bana çevirip, yanağını işaret ederek " Ama burası üşür Kuşum. " diyerek güldüğünde " Gel buraya. " diyerek üzerime düşürdüm. Burcu yanımızdan doğrulup " Şapşallar. " diyerek dışarıya çıktı. Berrakta akan göz yaşlarımı silip " Çok tatlıydın ama Barlas'ın kucağında aşkım. " deyip kahkaha attığında yanımda gördüğüm yastığı kafasına bastım. Gülmekten boğuluyordu salak. Ama gülmekten. " Kötekle hakkından geleceğim senin. " diyerek yastığı daha sert bastırdım. Sesi bir anda kesildi. " Berrak. " diyerek yastığı kaldırdığımda suratıma tükürerek içinde kalan o kahkahayı patlattı. " Seni küçük şeytan. " diyerek gıdıklamaya başladım ve ellerimden bir anda kurtuldu. Dil çıkartıp odadan çıkarken bende tekrar yastığa gömdüm kafamı. O sırada telefonuma mesaj geldi. Kafamı kaldırıp, ekranı yukarıya doğru kaldırdığımda B. Kişisinin mesajıyla doğruldum. Akşam kaçta alayım seni? BÖLÜM SONU. Kız sen naptın Leyla hsjsjs ne diyor bu adam sndjdkd
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE