BÖLÜM ŞARKISI : ARAS AYDIN - GECELER DÜŞMAN
BARLAS'IN AĞZINDAN
Ne yapıp edip onun çevresinde olup, bana yaklaşmasını sağlamam lazımdı. Bunu nasıl yapabileceğimizi Can la uzun uzadıya konuştuk. Bana verdiği fikri devreye sokmam gerek artık. Ve bunları yaparken de asla anlamaması gerekti çünkü sandığımdan, sandığımızdan daha zeki bir kadın Revan.
" Selin odama gelir misin ? " deyip telefonu kapattıktan yirmi saniye sonra Selin kapıyı çaldı.
" Buyurun Barlas Bey. " dedi.
" Can la taslakları göndermiştim. Yeni açılacak alışveriş merkezi için daha önceki restore olmuş mekanlara bakmıştık. Uygun olanın fotoğrafını göndermiştim. Doğru mudur ? "
" Evet Barlas Bey. Mekan sahibiyle bizzat görüşüp, verdiği miktarı Can Beye ilettim oda onayladı efendim. Hatta dört gün sonra da büyük bir toplantı düzenlememiz gerek. şu an tek eksiğimiz mimar da anlaşamamamız. İstediğiniz Mühendisle de yarın yemekte görüşecekmişsiniz. Buraya öyle not almışım. " dedi elindeki kağıtlara bakarak.
" Mimar konusunda henüz net bir şey yok. Sana haber veririm bir kaç gün sonra. Şimdi çıkabilirsin. Ban ada bir kahve gönderir misin Selin ?" tabi ki diyerek çıktı odadan.
Eğer planıma göre ilerlersem her şey lehime olacak. Revanla sık sık karşılaşma imkanım olacak. Hatta kimliğimi açığa bile çıkartabilirim.
1 haftadır bununla uğraşıyoruz. Bu plan elimde kalmayacak.
" Can neredesin kardeşim ? "
" Tamam yarın ki yemeği organize ettin değil mi? Ömer le Kemal birlikte gelecekler ?"
Her şeyi ince ince işlemem gerek çünkü karşımda algıları da sezgileri de çok net bir insan var. Kandırmak demeyelim biz ona. Yanlış anlaşılmasın.
" Tamam kardeşim görüşürüz. " deyip kapattım telefonu.
Her şey bir bir yerine oturuyor.
***
" Tamam Can. Ben restorana geldim. İçeride görüşelim. " deyip bize ayrılan masaya garsonun yardımıyla ilerledim. Zaten faaliyete geçireceğimiz merkezin teknikerleri, sorumluları gelmiş. Beni görünce hepsi ayağa kalkıp el sıkıştık.
On dakika sonra Can da geldi. Şimdi olay Ömer'e ayarladığımız cümleleri Kemal'e söyleyip bizi tanıştırmasına kaldı.
Eğer planladığımız gibi giderse bugün Kemal'le resmi olarak tanışacak, ona iş teklifi edeceğim.
Evet 1 saat kadar sonra Kemal ile Ömer göründüler. Karşımıza denk gelen masaya oturdular. Sohbet etmeye başladılar. Ve bir anda bizim masaya doğru baktıklarını gördüm.
Ve bingo.
Ömer bu tarafa geliyor. ayağa kalkıp ortada buluştuk. Daha sonra masalarına doğru adım atıp elimi uzattım. Evet resmi olarak tanışmamız gerçekleşti. Daha sonra onları bizim masaya davet ettim. Ve işinden konuştuk. Disiplinli ve iş ahlakına sahip birine benziyor. Bir taşla iki kuş vurduğumu hissediyorum.
Numaralarımızı alıp görüşebileceğimizi söyledim. zaten gerisi de çorap söküğü gibi geldi.
Ertesi günü öğleden sonra Kemal'le buluşup iş teklifini yapacaktım. Revanların kafeyi önerdiğinde bir an tedirgin olsam da kabul ettim.
Ondan önce tabi ki başka bir işim var. Sanırım en zor kısımda bu. Revani bu plana ortak etmek. Ama nasıl?
O çiçekleri göndermeseydim belki bir şansım olabilirdi. Ama şimdi emin olamıyorum.
Okula gidip dekanla görüştüm. Ve Revani ikna etmesi için rica ettim. Kırmadı beni sağ olsun. Sonuçta bir yerden destek almak şart değil mi ?
Odanın kapısı açıldığında beni görüp şok oldu ama zaten bu da benim beklediğim bir şeydi.
Nasıl bu kadar güzel olabiliyorsun ?
Kalbim şimdi yerinden çıkacak sanırım.
Çok üzgünüm ama aşığım ..
o içeriye girerken aramızdaki sessizliği Orhan bey bozdu.
" Gel Leyla, okulda olduğunu bilmiyordum. İyi oldu geç Barlas ' la tanışın. " Orhan beyin sözleri Revan ' da o kadar etki etmiyordu ki şu an, olduğu yerden kıpırdayamıyordu bile. O kadar şaşkındı ki..
Saniyelerin ardından sanırım daha fazla dikkat çekmemek adına karşımdaki koltuğa doğru adımladı.. Ben ise ayağa kalkıp ceketimi ilikledim.
Zaten önünde ceket iliklenecek tek kadındı Revan benim için..
Yüzünde ki şaşkınklığa daha da şaşkınlık katmak adına onu tanımamazlıktan gelerek " Merhaba ben Barlas ," dedim elimi uzatırken.. O kadar şaşırmıştı ki ama hemen toparladı.
Elini uzattı ve avuçlarımın içinde hapsoldu. O an tüm dünya benim için durmuştu sanki. Çünkü hayatımda ilk kez ona dokunuyordum. bana bu kadar iyi hissetirebileceğini nereden bilebilirdim ki ?,
Sıcacık elini saniyeler içinde çektiğinde artık yaşamıyor gibiydim sanki. Hırçın bakışlarını bana doğru fırlata fırlata karşımda ki koltuğa oturdu ve bana bakışlarını değdirmeden Orhan beyi dinlemeye başladı.
Orhan bey konuştu konuştu konuştu. Ben ise gözlerimi ondan bir saniye çekemiyordum. O kadar inanılmaz geliyordu ki bana şu an bu durum. Neredeyse imkansız olan bu şey şu an karşımda oturuyor , konuşuyordu. Az önce elini tutmuştum mesela..
" İki hocam , " dedi Revan sinirle. Dİşlerinin arasından konuştuğuna bakarsak öfkelenmişti. O yüzden dikkatimi ona değil söylediklerine çevirdim. " iki puanla birinci Ozan benden. " bir de nasıl zeki bir kadındı böyle. Zaten küçüklükten belliydi Revan ' ın akıllı ve zeki biri olacağı.. Yanılmamıştım..
Orhan bey onu tasdikleyerek " evet Leylacığım, Ozan ' la görüştüm ama mezun olduktan sonra yurt dışına çıkacağını ve temelli kalacağını söyledi. " dediğinde Revan ' ın yüzüne baktım. Zaten akabinde onun bakışları da bana döndü. Tabi bir de Ozan meselesi vardı. Sürekli birilerine bir şeyler söylemekten sıkılmıştım ama bu sondu. Ozan benim işlediğim son günahtı.
Orhan bey devam etti asıl konuya gelerek.
" O yüzden sen ve senin takım kurabileceğin en az senin kadar başarılı öğrencilere ihtiyacı var Barlas ' ın. " Cümlesinin bitimiyle Revan hemen red etmeye yöneldi. Ama bana değil Orhan beye konuşuyordu. Beni yok sayıyordu.
" Bakın hocam benim zaten bir işim var . İki yıldır aynı zaman da bir kafe işletiyorum ortaklarımla . Bu işe vakit ayırabileceğimi düşünmüyorum. Hem.. " konuşmaya devam edecekken esefle kestim sözünü.,
" Leyla hanım size taş taşıtacağımızı söylemedim . Mimarlık kısımlarıyla özellikle iç dizaynla ilgilenseniz bize kafi . zaten çok genel ve bu işin ehli insanlarla çalışıyoruz . Vakit kaybetmek istemiyoruz. Her şey usulunce olması için geldim buraya . " cümlelerimi dinlemiyormuş gibi görünmeye çalışsa da benim söylediklerimle ilgilenşiordu işte. O yüzden devam etti hızla. " Başarılarınızı duydum. Cv nize ihtiyaç bile duymadan size bu işi güvenerek teslim etmek istiyorum . "
" Sizi anlıyorum ama -.. "
Yeniden kestim sözünü.
" Ben de sizi anlıyorum. Kafe işletmenize mani olacak bir durum yok ortada . İnanın sizin boş vakitlerinizi değerlendirebileceğiniz bir aktivite gibi gelecek . " o kadar kızgın bir ifade vardı ki yüzünde. O sıra tam bir şey söyleyecekken bizi dinleyen Orhan beyin telefonu çaldı ve anında dışarıya çıktı. İşte istediğim gibi gidiyordu her şey. onunla baş başa kalmıştık sonunda.
Zaten kalır kalmaz da Revan tırnaklarını çıkartmaya başladı.
" Banan bak sen ya ! Kimsin arkadaşım sen ! her şeyimi nereden öğrendin ! bu cesareti kendinde nasıl buluyorsun !? "
söylediklerini dinledim gülmemek için kendimi zor tutarak. Yerimde daha da kurularak " Leyla hanım size iş teklifi ediyorum . Bunun nesi kötü ? " diye sorduğumda yeniden çıkıştı.
" Ne işi be adam ! Şu an konumuz sadece iş mi ? niye araştırıp duruyorsun beni ? niye hakkımda her şeyi öğreniyorsun ? ne istiyorsun sen benden ? "
Haklıydı.. Hayatından damdan düşer gibi giri vermiştim. buna kimse hoş görüyle bakmazdı elbette. Ama bunun tam aksini yapmak zorundaydım tabi ki..
" Ne isteyebilirim ki ? Yatırım amaçlı bir işe girmek için mimarlarımı kendim seçmek istiyorum . Ne var bunda ? "
" istemiyorum anladın mı ? Git benden uzağa kimle istersen onunla çalış. Yatırımlarını onunla yürüt. Uzak dur benden ! "
Tam arkasını dönüp gidecekti ki durdurdum onu son kozumu da işin içine katarak . "Yavuz kadayıfçıoğlu . " dedim parmaklarımı masa da gezdirirken.. Bunu yaptığıma inanamıyordum ama başka yapacak bir şeyim yoktu. Zaten o isim dudaklarımın arasından dökülür dökülmez yüzünü bana döndü. " Ona fazla güvenme. Davalarına ortak olamk , huzurunu bozmak istemiyorum. " Tabi ki de böyle bir şey yapmayacaktım. sonuçta Revan ' ın hayatında değer verdiği sayılı insanlardandı Yavuz.. Üstelik her ne kadae despot biri gibi görünse de iyi bir adamdı. O gün şirketime geldiğinde görüştüğümüzde anlamıştım.
" Sen beni tehdit mi ediyorsun ? " böyle bir çıkışmayı elbette bekliyordum.
" Tehdit değil. Bu işte beraber çalışmak istiyorum. Hatamı telafi etmek istiyorum. sadece bu. " asla söylediklerimde yalan yoktu. Tam da böyleydi. " Başka hiç bir amacım yok, ciddiyim. "
Saniyeler geçti. Sanırım biraz yumuşamıştı.
" Biraz düşünmeme izin ver ," dedi . İstediği kadar düşünebilrdi. " Seni tanımıyorum bile. Ne malum beni kandırmadığın ? " gülmek istedim. Onu kandırmak mı ? ben yıllarca onu aramıştım ..
Doğal karşılayarak " Beni tanımadığın için böyle şeyler düşünmen normal. " işibiraz daha mizaha aldım. " Ama ben anladım, senin damarına basmamam gerektiğini o gün o çiçekle bir bütün olduğum gün anladım. emin olabilirsin. " dediğimde sanki gülümser gibi oldu.
o sırada Orhan bey içeriye girdi. Yine bir şeyler söyledi. Kulaklarım Revan dışında herkese sağırdı neredeyse.
" Ee Leyla anlaşabildiniz mi ? Kararın ne ? "
" Bilemiy -.. "
o konuşamadan tekrar girdim söze. Bu iş bugün hallolacaktı başka lamı cimi yoktu.
" Biz aslında anlaşabiliriz Orhan Bey, Numaralarımızı aldık zaten birbirimizin . Detayları kendi aramızda halledebileceğimize inanıyorum ben . "
Ben ayağa kalktığımda diğer ikisi de ayağa kalktı . Orhan be güzel dileklerde bulunurken ben çoktan el sıkışıp odadan çıkmıştım. Arkamdan gelen kızın hala Revan olduğuna inanamıyor olsam da gerçekti. O vardı.. Benim yanımdaydı. Onun kokusunu duyabilecek kadar yakınımdaydı. Sanki bir hayal gibiydi ama hayal olamayacak kadar da çok güzeldi. Eğer bir rüyaysa bile asla uyanmak istemeyeceğim bir türdendi.
o iyi ki vardı.
BÖLÜM SONU