Çabuk güvenme, çabuk sevme, çabuk bağlanma sözünü birçok insanın hayat felsefesiydi. Hiç bir zaman bu kişilerden olmamıştım. Çabuk, göreceli bir kavramdı. Kimisi için birkaç hafta kimisi için ise birkaç yıl. Benim için birkaç haftaydı. Birkaç haftada, çabuk güvenmiştim. Normalde kimseye kolay kolayına güvenmeyen ben, bir buçuk haftada birine fazlasıyla güvenmiştim. Ve bunun cezası olarak sırtımdan vurulmuştum. Milas'ın son sözüyle hızla oradan ayrılmıştım. İnanmıyordum. Güvenmiyordum. İçimden bir ses kendini affettirmek için söylediğini, başka bir sesde mümkün olabileceğini söylüyordu. Ama umrumda dahi değildi. Benim önceliğim kardeşlerimdi. Ne pişmanlığı ne de son söylediği kardeşlerime yaptıkları gerçeğini değiştirmiyordu. Hastaneye geri geldiğimde Asel yeni uyanmış, Lila'da Gökçen'le

