"CAFER SIÇTIK BEZ GETİR"

2203 Kelimeler
RÜYA +18 Dinçer'im nefessiz kaldığı için nefes olmaya gidiyordum. Dinçer çok güzel seviyordu, ayaklarımı yerden kesiyordu. Onu ilk gördüğümde hiç ilişki adamı demezdim ama insan gerçekten sevince değişiyormuş. Bir alt kata indim. Dinçer'in küçük amcası ailesi ile beraber yurt dışındaydı. İkbal teyzelerin evinin karşı dairesi onlara aitti ama yurt dışında oldukları için biz kolayca girip çıkıyorduk. Evin içi döşeliydi ilk zamanlar çekinsemde alışmıştım artık kendi evim gibi rahattım. Kapıya dokunmuştum ki Dinçer belimden tutup içeri çekti, beni kapıya yaslayıp bir şey söylememe izin vermeden dudaklarıma yumuldu. Bende hiç durmadan karşılık verdim canıma minnetti bende onu özlemiştim hem Dinçer'e karşı koymak imkansızdı. Girdap gibiydi çekiyordu beni kendine, elimi ense diplerinde ki saçlarına attım okşayarak tırnaklarımı bastırdım. Dinçer ağzıma doğru seslice inledi. Dudaklarıma ıslak bir öpücük bırakıp geri çekildi. İkimizde seslice nefes alıp veriyorduk, nefeslerimiz birbirimize karışıyordu. Yüzünde gerçekten nefes aldığını gösteren belirtileri vardı. " Ah yavrum ne hâle getiriyorsun beni bir öpücüğün ile," elimi tutup penisine götürerek " İçine girmeden donuma boşlayacağım kadın!" Elimin altındaki küçük Dinçer'i avucumun içine alıp sıktım. " Ah! Yavrum ben sana ne diyorum sen ne yapıyorsun. " Onu kışkırtaacak bir şekilde yavaşça adem elmasını ağızma alıp emip bıraktım. Dinçer'in gözleri kaymıştı, kahkaha attım. Onun üstündeki etkime bayılıyordum. Onun ile dalga geçtigimi anlayınca omzuna aldı ve popoma bir tane şaplak attı. Küçük bir çığlık koyuverdim. " Sen benimle oyun oynuyorsun demek, şimdi ben seninle çok güzel bir oyun oynayacağım girmeli çıkmalı." Sesi boğuk çıkıyordu etkilendiği için ve bu kadınlığımı ıslanmasını sağlıyordu. Dinçer ne kadar normal hayatta şen şakrak olsada yatakta içinden bir aslan çıkıyordu. Beni her zerremi tüketiyordu. Kalçamı okşaya okşaya yatak odasına getirdi. Birden yatağın üstüne fırlattı yine ve yine çığlık attım. Bu sert hareketleri beni bitiriyordu. Tişörtünü tek eli ile ensesinden tutup çıkarıp bir köşelere fırlattı. Şimdi benim için görsel şölen zamanıydı gerçekten wowluk bir vücudu vardı. Çisel'in zoru ile yaptığı bu vücud bana herşeyi yaptırabilirdi. Ona nasıl baktıysam yandan gülüş atıp dilini dişinin üstünde gezdirdi. Üzerime gelip " Kusura bakma sevgilim ilk benim doyamam lazım bugün yeterince dayandım hemen içinde sıcacık yuvamda olmak istiyorum." Keskin nefesi ile boynumda konuşuyordu, boynumu köprücük kemiğimden, kulağımın altına kadar yaladı. Bu hareketi inlememi sağladı, ellerimi başının etrafına sarıp kendime daha çok çektim. Kulak mememi ağzına alıp emdi. Bu sefer daha sesli inledim. Yüzüme bakıp " Bebeğimin regli zamanı mı yaklaşıyor ne? Çok ateşlisin bebeğim." Sesi beni o kadar çok etkilemişti ki cevap bile veremedim. O da bunun farkındaydı ve tişörtümü ve şortumu çıkardı. Bacaklarımın arasında onun için giydiğim takıma bakınca sesli bir şekilde yutkundu. Siyah rengini çok yakıştıyordu ne yaparsın benim öküzde siyah görünce azıyordu. " Ah Rüyam ah beni bitireceksin!" Elleri ile iki göğsümü tutup sıktı. Belimden tutup bir anda yüzüstü çevirdi bu sefer kalçalarımı tutup yoğurmaya başladı. Ellerini yukarıya doğru sürterek sütyenime getirdi. Kopçamı tutup açtı, ilk sevişceğimiz zaman sütyenimi bile açmamıştı. Hiç flörtü bile olmamıştı hayatını kardeşine adamıştı. Benimde bir kaç sevgilim olmuştu ama ileri gitmemiştim hiçbiri ile, iyi ki de olamamıştı Dinçer ile birbirimizin ilkiydik. Çok özledi bizim için yavaş yavaş her şeyi birbirimizde kaptık. Kendi ellerim ile bir erotik Dinçer yaratmıştım ve bundan çokça memnunundum. İlk sırtımın her bir santimini öptü, kokladı emdi beni kendimden geçirdi. Bunları yaparken de beni övmeyi asla bırakmıyordu. Sırt üstü çevirip dudaklarıma yumuldu, boyunma sonra daha aşağılara. İki göğsümün arasını çeneme kadar yaladı, yüzünde aldığı tatdan memnun olan bir ifade vardı sırıtarak yüzüme bakıyordu. Elimi ensesine attığım gibi göğsüme çektim direk kabul etti ağzını açıp göğsümün tomurcuğunu emeye başladı. Saçları ve seyrek sakalları vücuduma deydikçe daha çok ıslanıyordum. İki göğüsüm ile aynı şekilde ilgilendi yarına her yerimin moraracağına emindim ama şuan anın tadını çıkarmak gibi işlerim vardı. Dili daha aşağılara indi her bir santimimi emip emip bırakıyordu. Çamaşırımın üstünden kadınlığımı kokladı uzunca daha fazla dayanamamış olacak ki bir anda iplerinden tutup çıkardı. Kafasını bacak arama gömüp beni yerle bir etti. Yatağın içinde titriyordum resmen " Dinçer ah Dinçer geliyorum sevgilim! " Daha da hızlandı dilini içime sokup çıkarıyordu. Yüksek bir uçurumdan kendimi aşağı bıraktım ama biliyordum ki Dinçer beni tutardı. Bütün ıslaklığımı yalayıp yuttu, kafasını kaldırıp bana baktı " Ah yavrum her seferinde nasıl bu kadar tatlı olamayı başarıyorsun. Sende başka hiçbir şey tatlı gelmiyor artık bana hep seni içmek isiyorum." O kadar seksi görünmüştü ki omuzlarından tutup onu yatağa düşürdüm üstüne oturduğumda bana hayretler içinde bakıyordu. Farkındaydım toplasanız 5 defa birliktelik yaşamıştık ilk defa bu kadar dorukta yaşıyordum reglin etkileriydi bu her halde. Ona o kadar açtım ki penisini tutup direk kadınlığımı kapısına getirmiştim. Dinçer yatakta yarım doğrulmaya kalkıştı göğsünden itip geri düşmesini sağladım. " Rüya'm yavaş ol canını yakarsın! " Değdiğini hiç dikkatte alamadan pensini sıkıp içime aldım. Bir anda üstüne oturdum belim yay gibi gerilmişti saçlarım onun kasıklarındaydı. İkimzide seslice inlemiştik, kendime gelince üstünde hareket etmeye başladım. " Ah kızım sen beni bitireceksin yeminle! " Oturur vaziyette gelip kollarının arasına sıkıca alıp daha sert girmeye başladı. Yorulmuştum her şeyi ona bıraktım o bana iyi bakardı. Tamı tamına 6 defa orgazm olmuştum ayaklarım yere basmıyordu, beni güzelce temizleyip uyumuştu sevgilim. Birbirmizde dinlemiştik bütün gece. ÇİSEL Sabah yüzümün yalanması ile uyandım Köpük Bey iş başındaydı. Gözlerimi açınca yalamayı kesti akıllı oğlum her sabah koşu yapmak için uyandırmaya gelirdi. Burnunun ucunu öpüp " Günaydın oğlum günaydın koşu saatimiz mi gelmiş hadi kalk bakalım. Diğerlerini de uyandır oğlum!" Anlayıp gitti ama Ayşin dışında kimsenin uyanacağını düşünmüyordum. Kesin Rüya Hanım sevgilisinin yanındaydı. Yataktan kalkıp esnedim mavi spor takımımı giydim aynadan kendime baktım bütün emeğim vücudumdaydı kızların da dediği gibi beni alan net yaşadı. Kendimi izlemeyi bırakıp kızların odasına gittim. Ayşin hazırdı zaten, Dilnur uykulu gözlerle hazırlanıyordu. Nehir hiç piyasada yoktu odasına gittiğimde kollarını ayaklarını açmış bir gözünde göz bandı ağzı açık uyuyordu. Benim geldiğimi hissetmiş gibi götünü çevridi öyle uyumaya devam etti. Yatağın başında durup " Nehir kapıda uzun boylu heybetli bir adam seni soruyor baksana. " Bir kalkışı vardı Uhud Savaşındaki okçulardan daha hızlı yerinden fırlayarak kapıya koştu. İki saniye sonra geri döndü " Çisel yeter ya! Duygularımla oynama her sabah rica ediyorum!" " Sende kalk alışmadın bir türlü her sabah o koşu yapılacak nokta. Hazırlan gel çabuk." Arkamdan oflamaya başladı hiç de umrumda değildi. Sonucunu biliyordu ya gelecek ya gelecek başka yolu yoktu. Onun için faydalıydı dizlerindeki kaslar hiç güçlü değildi canı yanıyordu günlük bacak kası eğitimi yapıyorduk istemiyordu ama iyi geliyordu kendisine. Lavabonun yolunu tuttu. Koltuklarda oturmuş Nehir'i bekliyorduk hanımefendi kendine gelmiş olacak ki lavabodan çıktı. Yanımıza gelip " Hadi gidelim!" dedi " Nehir aşkım muzlu pijama takımın ile mi geleceksin? " diye sordu Ayşin " Evet benimde spor kıyafetlerim bunlar hadi gidelim! " diyerek önden yürümeye başladı " Nehir en azından göz bandını çıkar! " diye sızlandı Dilnur " Hayır canım benim o benim kombinim en önemli parçası." Ayakkabılarını giyip aşağı indi. Dilnur ve Ayşin bana baktı omzumu silkip " Bana bakmayın koşuya gelsinde nasıl geliyorsa gelsin " RÜYA Sevdiğimin koynunda uyanmıştım. Kızların sesi geliyordu, koşuya gidiyor olmalıydılar. Çisel, Dinçer'in yanından hiç çekip almazdı beni zaten çok sık beraber yatmazdık. Eve girer film filan izlerdik öyle zaman geçirirdik, işte arada birde birbirimize karışırdık. Yavaşça üstünden kalktım dirseğimi göğsüne yaslayarak onu seyretmeye başladım. Dinçer sanki bir ressamın kaleminden çıkmış gibiydi özenle yapılmış. Annesine benzediğini söylemişti bir keresinde, Dilnur'u kıskandırmak için hep "Annemizin güzelliği bana geçmiş ya sen, çirkinsin" der kardeşini deli ederdi. Ama Dilnur'un da ondan kalır yanı yoktu o da güzeldi. Parmağının ucu ile yüzünde tur attım, yani sadece su ile yüzünü yıkayan biri için bu yumuşaklık bu pürüzsüzlük hak değil. Ben bakım ürünleri kullanmaktan beter olmuştu. Bunları düşünürken Dinçer uyanmış parmağını ağzının içine almış emeye başladı, aşağıya baktığımda tek başına uyanmamıştı yoldaşını da getirmişti. " Günaydın bebeğim uyanmışsınız." İlk ne demek istediğimi anlamadı gözlerim ile aşağı gösterince kafasını kaldırıp baktı, gülerek kafasını geri yastığa bıraktı. " Tabi yavrum biz size hep hazırız. Hadi bir tur daha!" " Ya sevgilim dur kızlar koşuya gitti, onlar gelmeden kahvaltıyı hazırlayalım." Benim zorlamam ile yataktan çıktık. Aşağı inip kahvaltı için İkbal teyzeye yardımcı olduk. Pastaneye üç tane baya iri adam girdi ağzım o şeklinde açıldı. Dinçer yanıma gelip ağzımı kapattı ve ters ters baktı. Boşluğuma gelmişti yoksa bakar mıyım ondan başkasına hemen Dilnur'dan öğrendiğim yavru kedi bakışlarını attım zaafı vardı. İkbal teyze ön tarafa gelip " Yavrularım geldiniz sonunda kahvaltı hazır siz geldiniz de bu kızlar bugün niye geç geldi ki? " " Ne olacak babaanne Nehir saçmalıyordur. Hem bu beyefendiler kim? " dedi sevgilim büyük bir düzgün üslubuyla " Dün dedim ya kızların karşı dairesine taşımak isteyenler var diye onlar. Ama biriniz eksik gibi?" Mavi gözlü adam konuştu " Onun işi vardı teyzem bizi yolladı tek. Kahvaltıya da gerek yoktu niye zahmet ettiniz ki." " Olur mu oğlum kahvaltı yapıp evinizi taşırız." Bu defa yeşil gözlü olan konuştu " Yok teyzem siz rahatsız olmayın biz hallederiz." İkbal teyze susturucu bakışlarını attı. Dinçer ve beni eli ile göstererek " Dinçer torunum, Rüya gelinim " mavi gözlüsünı gösterip "Polat oğlum" kafasını eğerek selam verdi yeşil gözlüsüne "Baran oğlum " elimizi sıktı sürekli yerinde hareket edeni gösterip "Eyüb oğlum " gülümseyerek yanımıza gelip elimizi tutup sıktı. Adam resmen ben yaramaz biriyim diye bağırıyordu. Diğer ikili sakindi, etrafı gözetliyorlardı. " Hadi oturalım kızlarda birazdan gelir. " ÇİSEL Hep beraber tempolu şekilde koşuyorduk. Nehir saçma sapan hareketler yapıp koşuyordu, Dilnur Ayşin'in koluna girmiş nefes nefese koşuyordu. Ayşin her daim uyum sağlardı, kızın vücudu her türlü duruma ayak uyduruyordu. Nehir ise ilk istemese sonra en çok eğlenen oydu. Çoşkulu sesi yükseldi. Ayyıldızın ışığını görünce Ayyıldızın ışığını görünce Arsız otlar çürüyecek Bozkurtum Tanrı Türk′ü koruyacak Bozkurtum Arsız otlar çürüyecek Bozkurtum Tanrı Türk'ü koruyacak Bozkurtum Dilnur hemen kendine gelip eşlik etti. Evin önüne gelene kadar söylediler Ayşin de katılıyordu. Tam evin önüne gelince Nehir önümüze geçip bize döndü orkestra şefi gibi kollarını iki yana açıp. "Hep beraber!" diyip kollarını havaya kaldırdı dediğini yapmazsak eve girmemize izin vermeyeceğini hepimiz biliyorduk. Hep bir ağızdan " Tanrı Türk'ü koruyacak Bozkurtum! " Sonra kendine kendine alkış tuttu. Pastanenin içinden üç tane izbandut gibi adam çıktı. Bir tanesi kollarını göğsünde birleştirirek. " Muzlu bir bozkurtçuk varmış burda. " diyip Nehir'e takılmıştı. Büyük hataydı hemde çok büyük. NEHİR Arkamdan gelen sesten şöyle bir cümle çıkmıştı " Muzlu bir bozkurtçuk varmış burda" üstüme baktım muz, bozkurt kim? Ben yani bana demiş oluyordu. Sese doğru bir dönüş yaptım, baştan aşağı konuşan lavuğu süzdüm yetmedi yanına gidip etrafında tur atıp süzdüm. Benim hareketlerim ile dik konuma geçti ses adam. " Ne oluyor lan? Rötgen mi çekiyorsun sen? " Kızlar sandalye çekip oturdu Dilnur bir koşu çekirdek getirmişti. Hazır ve nazır bir şekilde beni bekliyorlardı. Adamın dibine kadar girdim uzundu benden ama ona yapacaklarıma engel değildi. Yüzüne bakıp ayağımın ucu ile onun ayağının ucuna vurup ritim tuttum her bir kelimem de bir vuruş " Sen.Bana.Muzlu.Bozkurtçuk.Mu.Dedin?! " Kafasını sallayarak onay verdi " Bozkurtçuk öyle mi? " sessizce söyledim sonra yükseldim " Lan sen kimsinde benim Bozkurtumu küçültme eki getiriyorsun benim Bozkurtçuk seni yer oğlum. Dümbelek sen kimsin he sen kimsin Bozkurt gibi anlı şanlı bir isime küçültme eki getiriyorsun düzerim lan seni hödük!" Dizimi kaldırıp geçirdim bacak arasına " Sen misin lan bana Bozkurtçuk diyen?! " Koskoca adam iki büklüm oldu. Vallahi sağlam geçirmiştim hak etmişti oh olsundu. İki büklüm olduğu için ellerimi kafasının iki yanına koyup başını ısırmaya başladım. Canı yanmış olacak ki beni itmeye başladı üzgünüm bay ses kimse seni elimden alamaz. " Lan bıraksana kızım. Baran, Polat yardım edin oğlum kuduz gibi bu Aaaaa!! " Durdum Çisel'e baktım " Çisel bana kızım dedi? " Çisel ise sahne senin kardeşim işareti yaptı bir yandan çekirdek yiyerek. Arkadaşlarından biri elimden almaya çalıyordu ama ben asılmıştım adama bırakmazdım. Dilnur ayağa kalkıp diğer adama çekirdek uzattı adam hiç istifini bozmadan çekirdek alıp kızların yanında oturdu. Ben ağzımı daha büyük açıp ısıracakken Kemal amcanın kulakları kanatacak sesi yükseldi. " NE OLUYOR BURDA? Nehir yavrum in çocuğun tepesinden! " Hemen dediğini yaptım asla sözünü çiğnemezdik onu ne dese bizim için emir gibiydi. İkbal teyze hemen adamın yanına koşup başını eğip başına bakıyordu. Gördüğünden memnunun kalmamış olacak ki söverek bana baktı. Kemal amcaya dönerek. Rüya ve Dinçer hayretle bana bakıyordu, Dinçer koluma girip sen bittin bakışları attıp " Kız sen ne yaptığının farkında mısın? " " Hak etti vallahi hak etti! Bana Bozkurtçuk dedi bana!" " Niye yavrum doğru demiş Bozkurtçuksun sen işte." adam da kafası ile Kemal amcayı gösterdi ben dedim der gibi. Bir kere daha dövesim geldi pislik " Yaa Kemal amcaa!" " Yaa Nehir, " bu dediğine herkes güldü ben hariç " Yavrum sen Bozkurtçuk onlar gerçek Bozkurt ha kızım benim çocuk sevgisinden demiştir ne diye tepesine biniyorsun ki?" " Bir dakika bir dakika sessizlik kapıyı kapatır mısınız lütfen?! " repliği anlamayanlar saf saf bana baktı. Ayşin bilgilendirme yaptı " Telefonu elinden alamıyoruz ki hayatı t****k oldu kuzumun. " " Ayşin bir dur Kemal amca sen onlara Bozkurt mu dedin? " " Evet kızım karşı dairenize oturacak aslanlar bunlar " Dilnur dedesine anlamaz gözlerle bakıp " Dede karar ver aslan mı Bozkurt mu ona göre tepki verecek kız." Benim kafasını ısırdığım adam ağzını açıp benim kafam sıkacağım o cümleleri kurdu " Ben Polis Memuru Eyüb Arslan " Dinçer " Ya ben sana dedim, merak etme beyaz donlar benden. Ama babana ben söylemem döver beni. Hadi kanka kolay gelsin. " diyerek sevgilisinin yanına uçtu. Sıçmıştım harbinden sıçmıştım ben bir polise şiddet uyguladım şikayeti olursa dört duvar arasında çürüyecektim. Eyüb denen adamın yüzünde vatan gülüşü vardı. Cafer sıçtık bez getir oğlum.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE