* * * Eve vardığımda evden yayılan mis kokular bahçeye kadar geliyordu. Kapıyı çaldım, annem neşeli bir yüzle açtı kapıyı. “Allah Allah,” dedim kendi kendime. Annem sadece Kaan’ı böyle karşılardı. Ben onun gözünde hep hizmetçi ve ikinci insandım. “Hoş geldin kızım, geç hadi. Seni sevdiğin yemeklerden yaptım,” dedi. Bir kere daha şaşırdım. İçeriye girip paltomu astım, çantamdan telefonumu çıkarıp cebime koydum ve salona geçtim. Salondaki masaya yaklaşınca gerçekten de ziyafet olduğunu gördüm. Bütün tavuk fırınlanmıştı ve ben fırınlanmış tavuk, patates ve sebzeye bayılırdım. Sarma bile yapmıştı. Alıp bir tane ısırdım ve etli olduğunu fark edince dönüp anneme baktım. “En son ne zaman etli sarma yapmıştın, hatırlamıyorum bile,” diye mırıldandım ağzım dolu hâlde. “Kızım öyle yeme, hadi

