SELİM'İN MASASI

1218 Kelimeler

Meyhanenin adı Huzur'du. Erkan bunu her gelişinde düşünürdü — o tabelaya, o yarısı sönen harflere bakardı ve içinden gülerdi. Acı, kısa. Bu şehirde hiçbir şeyin adı içeriğiyle örtüşmezdi. Ama bu yerin adı özellikle ironikti. Çünkü bu meyhaneye gelen adamlar huzur bulmaya gelmiyordu. Huzuru kaybettikleri şeyleri bir köşeye bırakmaya geliyordu. Erkan da öyle geliyordu. Kapıyı itti. O tanıdık ses — o ağır ahşap kapının sesi, içerinin o sigara ve limon kokusu, o loş ışıklar. Rıfkı tezgâhın arkasındaydı. Bardak siliyordu. Erkan'ı görünce durdu. Bir şey söylemedi. Erkan da söylemedi. Bu yerin dili böyleydi — söylenmesi gerekeni söylerdin, söylenmemesi gerekeni bırakırdın. Rıfkı yıllar içinde bu dili öğrenmişti. Müşterilerinden öğrenmişti. Bu masalarda, bu loş ışıklarda, bu sigara dumanının

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE