Bodrum odanın lambası sönmüştü. Erkan bunu fark ettiğinde merdivende durdu. Kudret Bey her gece geç söndürürdü o lambayı — bu binanın içinde herkesin bildiği bir gerçekti. Ama bu gece erken sönmüştü. Ya da Erkan geç kalmıştı — ikisini ayırt edemiyordu. Malikanenin içi sessizdi. Merdivenleri çıktı. Kendi odasına gitmedi. Neden gitmediğini tam bilmiyordu — sadece gitmiyor, yürüyordu. Koridorda. O ağır, o yüksek tavanlı, o her adımın yankılandığı koridorda. Ceyda'nın çalışma odasının kapısından ışık sızıyordu. Her gece sızırdı. Ceyda geç saatlere kadar çalışırdı — dosyalar, rakamlar, o dolmakalemi. Bu da bu binanın bilinen gerçeklerindendi. Erkan bu ışığı yıllardır görmüştü. Her gece. Hiç tıklamamıştı. Bu gece tıkladı. "Gir." Ceyda masasının başındaydı. Üzerinde sabah kıyafeti değil,

