Sefer Yolu
Sonunda sefer için hazırlıklar tamamlanmış beklenen gün gelmişti.
Töreler gereği sefere katılan Hülagü Han, Katun'una ve komutanlarına ihdalar verir başarı yolunda şans dilerdi. Nökerler ise kazanılan savaş sonrası sawkatları(ganimet) bölüşür, memnun bir şekilde diğer seferi beklerlerdi.
Hülagü Han, savaşı kazanacaklarından emindi. Şayet bu fetih başarılarının sırrı iyi bir komutan ve lider olmasının yanı sıra işlerini büyük bir kurnazlıkla yürütüyor olmasındandır. Çok gelişmiş bir ajan teşkilatına sahip olan Han, hem sefer yapacağı yeri detaylıca haritalandırıyor hem de oradaki iç çekişmeleri, varsa eğer, alevlendiriyordu. Tabii bunlar yanında belki de en önemli silahı korku salmaktı. Öyle ki pek çok şehir, Hülagü Han daha saldırmadan teslim oldu. Örneğin Bağdat'ın alınması sonrasında Arap bölgesindeki diğer küçük şehirler Han'a bağlılıklarını savaşmadan bildirmiş bu sayede Han'ın merhametine nail olmuşlardı.
Öte yandan Han sadece direnişle karşılaştığında şehirlere girip, oranın yerli halkıyla birlikte büyük bir yağma ve katliam yapıyordu. Eğer savaşmadan teslim olma durumu varsa da halkın canı bağışlanıyor, şehrin gelirlerinin belirtildiği kadarı vergi olarak alınıyordu.
Gün ortasını biraz vakit geçe yola koyuldular.
Bin kişilik çıkarttığı küçük bir ordunun yarısı kemankeşlerden diğer yarısı da atlı birliklerden oluşuyordu. Hülagü Han en önde, dokuz adım kadar gerisinde de onu Ünen ve diğer komutanlar izliyordu. Otacılar ve erzaklar ise sıranın en arkasında bulunuyordu. Akar ise kemankeşlerin önünde onlara liderlik ederek orduyu takip yolunda ilerlemekteydi.
Lakin yol sırasında beklenmedik güzel bir gelişme oldu. Yol üzerindeki Oyrat şehrinden Han'a destek vermek isteyenler yaklaşık beş yüz yeni asker toplayıp Han'ın ordusuna katmışlardı. Daha da iyisi neredeyse gittikleri her oba ve şehirden kendilerine destek nöker ve kemankeşler katılmıştı.
Bin kişiliyle çıkan Han'ın ordusu Sülek'e vardıklarında yaklaşık altı binlik sayısı ile azımsanmayacak iyi bir sayıya ulaşmıştı.
Bu yeni gelen atlı nökerlere de dallar bağlanmış ve ordunun daha caydırıcı bir etkiye sahip olmasını sağlamıştı.