Şiir

849 Kelimeler
Akar Aklımı kaçıracaktım resmen! Ya benim yüzümden bir şey olduysa Ünen'e! Ya o çoktan.... Yok canım, ölmemiştir. O kadar da kolay değil. Tamam böyle talihsiz bir bela geldi lakin sonuç olarak beni kurtaran yine Ünen oldu. Bundan dolayı Han Ünen'e hiçbir şey edemez. Etmez yani... Etmemeli! Otağı içinde endişeyle dört köşe dolanırken arkamdan gelen sesle olduğum yerde donakalmıştım resmen. "Demek yaptığın hatayı, başkasıyla ödetirsem ben, Ben ile sen arasında ne fark kalır? Öyle midir obamın çiçeği Akar Katun'um?" Bir hızla arkamı dönüp ellerimi gergince önümde birleştirdim ve başımı yere eğdim. Yani dediklerim doğruydu ama biraz aşırı mı kaçtım iğnelerken, işte orası meçhul... Başımın yere eğik olmasından onu görmüyordum belki ama bana yaklaşan adım seslerini rahatlıkla işitebiliyordum. Bu sesler beni daha fazla gererken bu sefer görüş açıma bir çift ayak girdi. Ellerimle kıyafetimin kenarlarını oynaştım usulca. Ardından bir eliyle çenemin altından tutup yere eğdiğim başımı kaldırdı. Gözlerinin içine baktığımdan emin olmak istiyordu sanki. "Benimleyken başını eğmeyesin Hüreyre'm. Şayet ben senden gelen laflara gücenmem." şefkatle alnıma tatlı bir öpücük kondurdu. "Ben senin başına bir hal gelmesinden korkarım o kadar." "Affet..." dedim sesim kısık çıkarken. Şayet biliyordum ki böyle bir şey yapmam yanlıştı. Elbet bir bildiği vardı ki çıkma diyor bana, ne diye laf dinlemem anlamam! Asık suratımı neşelendirmek için olsa gerek Han'ım karşımda kısa bir kıkırtıyla konuştu. "Kim benim yasamı çiğnemedi ki? Senin beyan ettiğin de doğrudur hem. 'Günahsız bir ömrün tadı ne ki?'. " onun bu neşeli tavrına ben de eşlik edip önünde tatlı tatlı gülümsedim. Bildiğim bir şey vardı ki o da, benim bu cilvelerim onun hoşuna gidiyordu. Böyle gülümsemem, yanaşmam, konuşmam... Kollarımı sıkıca ona doladım ve öylece sarıldım bir süre. O da karşılık olarak kollarını belime sarıp öylece durdu. Lakin daha sonra aklıma buhar motoru düştü. Başımı gömdüğüm göğsünden hızlıca kaldırıp heyecanlı bakışlarla yüzüne baktım. Er'im ise bu heyecanıma anlam verememiş olacak sessizce diyeceklerimi beklemeye koyulmuştu. "Alimlerin ile yeni bir şey etmeye başladım. Belki işitmişsindir." "İşittim elbet. Neydi?.." Bir süre düşünür gibi yaptı ardından lafına devam etti. "Buhar motoru?" Olumlu anlamında sevinçle başımı aşağı yukarı salladım. "Kağnı ve iplik makineleri artık kendi kendine iş görecek. Hele bir çalışsın. Büyük Han Mengü Han'ın obasına da yollarız. Hafza Hatun'un yanına da." "İşe yararsa göktekiler gibi mi olur dersin her bir şey?" Göktekiler lafıyla dudaklarımı gergince birbirine bastırdım. Bu laf artık garip kaçıyordu bana. Yani gökten geldiğim doğru ama bir şeyleri yanlış anlıyordu. Demeye kalksam beni bırakır diye öyle korkuyorum ki... Benim endişeli halimi sezmiş olacak tam bir şey diyecekti ki bunu yapmasına müsaade etmeden bir elimi nazikçe dudaklarına götürdüm. "Bir şey deme, beni dinle yeter er'im..." Dudaklarına götürdüğüm elime yumuşak bir öpücük kondururken tamam anlamında başını sallayıp sessizce beni dinlemeye koyuldu Han'ım. "Gökten geldiğim doğrudur. Yani, daha doğrusu kendimi atıp, düştüğüm... Gök dediğin şey de gelecekten başka şey değildir Han'ım." Gerginlikten kaçırdığım bakışlarımı ona çevirdim tekrardan. "Ben gelecekten geliyorum. Başka bir yerden değil..." Laflarımla ilk başta kaşları çatılsa da bu hali kısa sürmüş bu sefer yüzünde şaşkın bir ifade oluşmuştu. "Yani dersin ki Gök dediğim yer gelecek midir?" "Bunu beyan etmesi çok zordur Han'ım bilirim. Lakin sadece bilmeni istedim. Onca ettiklerim de gelecekten bildiğim şeylerden ibarettir." diyerek yaptığım ve ileride de yapacağım şeyleri tek tek ona anlattım. Şuan fakir gördüğü ve sefer düzenlemenin vakit kaybı olacağını düşündüğü Avrupa'nın ileride nasıl güçlü hale geleceklerini, Türklerin ve Moğolların münasebetini daha da önemlisi bu iki ırkın birleşmesinin önemini ve daha nice şeyi tam detay veremesem de tek tek izah ettim. Han'ım da beni pür dikkat dinliyor ve dediklerimi bazen şüpheyle bazen de düşünce haliyle değerlendiriyordu. Biz bu konuşmayı bitirdiğimizde ise vakit de baya ilerlemiş, neredeyse sabah yaklaşmıştı. Er'im, "Bu beyan ettiklerinin hepsine aklım ermiyor Akar Katun'um. Lakin şimdi biraz da olsun bu ettiklerinin mantığını oturtmaya başladım..." Kendimi o kadar rahatlamış hissediyordum ki şuan, bir kaç saat önceki gerginliğimden eser yoktu şimdi. Şayet bana kızmamıştı, sinirlenmemişti ya da yanlış kişi olduğumu düşünmemişti. Onun yerine tam da karakterine uygun bir davranış sergileyerek benden işittiği bilgilerin ehemmiyetini farkına varıp bunları bilmenin kendisi için yararını düşünmeye başlamıştı. Düşünceli bakışları beni buldu bu sefer. "Beyan ettiklerin aramızdadır Akar'ım. Başkası bilmesin şayet tehlikeli bir hal alabilir." Ardından yüzünde anlamadığım bir gurur oluştu. "Hele de bakayım Gök'tekiler... Yani gelecektekiler Hülagü Han'dan nasıl bahsederler?" Boşluğuma denk gelmişti bu soru öyle ki bir anda dürüstlük modum açılmış ağzıma geleni saymıştım. "Zalim, barbar, Müslüman düşmanı ve..." fakat daha sonradan yaptığım mallığı fark edip sessizliğe büründüm, Han'ın suratına usulca baktım. Kaşları çatılmıştı, sesi de son derece tekdüze bir şekilde lafımın devamını öğrenmek için beni tekrar ediyordu. "Ve?.." Ben de aynı şekilde onu tekrar ederken bu vaziyeti kurtarmanın bir yolunu düşündüm. "Ve... Zeki bir Moğol Han'ı. Herkesi dize getiren güçlü bir nöker." eliyle anladığını işaret ederek durmamı söylediğinde masumane bakışlarla ona bakmaya başladım. Daha sonra gönlünü almak için ona yanaşıp kollarımı boynuna doladım ve dudaklarına tatlı bir öpücük kondurdum. "Onlar seni sadece kitaplardan bilir Er'im. Lakin bu yazıları değiştirmek de bizim elimizdedir. Sen beri'ne güvenmez misin yoksa?" Bu lafımla dayanamayıp o da benim gibi yüzüne hafif bir tebessüm yerleştirmişti. Kolları beni kendine sıkıca çekerken dudaklarıma aynı şekilde öpücük kondurmayı ihmal etmemişti. " Güvenmez olur muyum? Hatta dilerim Tengri'mden seni bana iki cihanda da verir... "
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE