Aradan bir ay geçmiş, Arslansoy konağında hummalı bir düğün telaşı başlamıştı. Merdan yıllardır hayalini kurduğu, imkansız sevdasına kavuşacaktı. Heyecanla giyinip, indi merdivenlerden aşağıya. Avluda kendisini bekleyen ailesinin yanında aldı yerini. Zümrüt hanım her zaman ki huysuzluğuyla somurtarak baktı oğluna; -“Düşmanımızın kızını aldığımız yetmezmiş gibi birde düğün dernek kurduk he! Oda yetmedi gidip davul zurna ile çıkaracağız o evden!” -“Ana ! Bak son kez söylüyorum Elif artık benim karım olacak, senin gelinin, Arslansoyların gelini olacak. Gözünü seveyim etme, şu günü bana zehir etme.” -“Ben kime ne günah ettim Allahım, oğlumun biri ne olduğu belli olmayan bi kızı getirdi, diğeri gidip düşmanımızın kızını getirdi. Ben çok yaşamam bu kahırla, sizde kına yakarsınız hep beraber.

