Baran’ın gözlerini üzerimde hissetmek, bir yanımı tedirgin etse de diğer yanımı ateşe veriyordu. Altı ekranın parlak ışığı yüzümü aydınlatırken, sistemi baştan sona kontrol etmek için klavyeye uzandım. Parmağımı hafifçe tuşlara bastırarak yeni oluşturduğum "Cerberus" sistemini açtım. Baran sessizdi ama varlığını iliklerimde hissedebiliyordum. “Öncelikle, sistemi üç ana katmana böldüm,” diyerek başlamıştım. “Birinci katman, hedef kişilerin dijital izlerini topluyor. Sosyal medya hesaplarından konumlarına kadar her şeye ulaşabiliriz. Sadece isimlerini veya telefon numaralarını girmem yeterli.” Baran, arkamda durup sandalye kolçaklarına dayanmıştı. Nefesi, çıplak omzumun hemen yanında hissediliyordu. O kadar yakındı ki, başımı hafifçe çevirsem yüzünü görebilirdim. Ama yapmadım. Konsantrasyo

