* * * Silüet içeri adım attığında Barış hızla ayağa kalktı, elini belindeki silaha götürdü. Fakat karanlıktan çıkan kişi beklenmedik bir şekilde gülümsemeye başladı. “Barış, seni bulacağımı biliyordum,” dedi alaycı bir tonla. Karanlık figür, Barış’ın eskiden iş yaptığı ama sonrasında ona ihanet eden, rakiplerinden biri olan Demir Öner’di. “Demir...” diye fısıldadı Barış, kaşlarını çatarak. “Burada ne işin var?” Demir, etrafına alaycı bir bakış attı. “Beni küçümsedin, Barış. Beni yok edebileceğini düşündün, ama yanıldın. Şimdi hem senin hem de dostlarının peşindeyim.” Renat ve ben gözlerimizi Barış’a diktik. İkimiz de ne yapacağımızı bilmiyorduk. Demir, güvenliğimizin son parçasıydı; düşman artık kapıdaydı ve kaçacak hiçbir yerimiz kalmamıştı. Barış’ın gözlerindeki öfke, geçmişteki tü

