Dün gece, Çağrı ile olan konuşmalarımızdan sonra Kuzey'i de alıp eve geçmiştik. Zaten Kuzey yeteri kadar dertliydi bu yüzden eve geçmemiz çok mantıklı olmuştu. Çağrı, Kuzey'in beline kolunu sarmış ve yatağına götürmüştü. Kuzey ise Çağrı'ya 'teşekkürler öpücüğü' vermek için yakarmıştı. Sonuç olarak o istediği öpücüğü Çağrı'nın alnının ortasına bırakabilmişti. Bu hikayede yanan ben olmuştum yani. Çağrı gittiğinde ben de odama geçip uyumuştum ve yeni güne Kuzey'in bok gibi yüz ifadesiyle başlamıştım. Hayaller, hayatlar. "Kafamla taşaklarım yer değiştirdi sanırım. Ne içirdin bana?" Kendini yatağıma yüz üstü attığında gözlerimi ovuşturarak odamdaki pembe Winx'li saatime baktım. Çoktan öğleni geçmişti ve okula yine gitmemiştik. "Onu sana sormak lazım," diye mırıldandım dağılmış saçlarımı yüz

