Bir elinin sürekli kapıda olduğunu unutamayız, Gülşah. Kız, sessizce nefes aldı. Aslan'ın sesi, karanlığın içinde derin bir uğultu halini alarak göğüs boşluğunda yankılanıyordu. Harfler boşluğun avcunda sivrilerek biçim değiştiriyor, keskin uçları etini delip geçiyor, acımasızca kanatıyordu. Teninin kırılmaya yüz tutarak incelmiş beyazlığı, tuzla buz olmak için ufak bir darbeyi bekliyor gibiydi. Gülşah yalnız, yaraları kalabalıktı ya; her nefesinde içinden bir taş sökülüyor, sesi iyiden iyiye ıssızlaşıyordu. Eli, istemsizce göğsündeki yaraya gitti. Adamın söyledikleri kırbaç gibi kulaklarına çarpıyordu. Sen, babasının bile çalışmak istemediği şımarık bir kız çocuğusun! Gözlerini kapatıp sessizliğin gövdesinde çoğalmasını bekledi. Gövdesi kadar bir sessizliği tutup, gölgesinin üzerine koym

